13 Aralık 2025 06:22

Vahşi hayat fragmanı, bir erginlik töreni olarak staj

Staj nedir? Staj, kapitalizmin erginlik törenidir.

*

Bu yazı yazılırken iki şey oluyor. Aralarında kadın milletvekillerinin, milletvekili danışmanlarının ve meclis çalışanlarının olduğu, çoğu kadın, kalabalık bir grup TBMM önünde polis barikatıyla durduruyorlar. İsyan ettikleri son olay, bir kız lise öğrencisinin staj yaparken doğrudan meclis çatısı altında cinsel istismara uğramış olması. TBMM antetli kağıtlardan yapılan açıklamalar meclis lokantasında yaşananı doğruluyor, sosyal medyadan benzeri vakalara, hatta stajyer tacizinin TBMM'de sistematikleştiğine dair kokular yükseliyor.

Aynı esnada Konya Ereğli'ye bağlı Karapınar Adliyesinde görülen bir duruşmada karar çıktı. 2024'ün Temmuz'unda, Karapınar’da MESEM kapsamında çalıştırılırken elektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiğinde Eren Dağ da 16 yaşında bir lise öğrencisiydi. Zaten tutuksuz yargılanan üç sanık için de ayrı ayrı “pişmanlık hali”, “iyi hal” gibi gerekçelerle ceza indirimine karar verildi. Duruşma öncesi baba Murat Dağ dünyanın en haklı sorusunu soruyordu: “Neden hiç kamu görevlisi yargılanmıyor? Bunu da anlamış değiliz. Bu çocuğu oraya gönderen okuldu.”

*

Üçüncü kattan düşme, altıncı kattan yuvarlanma, elektrik çarpması, makineye sıkışma, trafik kazası, kompresörle işkence. Cinsel istismar. Fiziksel şiddet, yaralama. Psikolojik şiddet, hakaret, küfür, kaba dayak. Kötü iş yeri koşulları, “gerekirse donsun, ne olacak biraz da aç kalsın”a varan bir çalışma düzeni.

Lise öğrencileri “meslek öğreniyor” denecektir. Öğrenmesin mi diye kafa tutan çıkar. Çıraklık kurumunun kültürel köklerine inilir; ustalık ödülüne erişmenin bedeli olarak hiyerarşik bir zincirin ezası geleneklerle de kutsanır. Her nevi şiddetin eseri kırık kolları yen içinde gizlenerek büyümüş kuşaklarla bu düzen aklanır. İş bulmanın ne kadar zor olduğu günümüzde nimet sayılmalıdır.

*

İşçileştirilen ölü çocuklardan kalan fotoğraflara baktıkça, ortada kan revan, kopmuş beden parçaları falan görünmeyen ama sadece daha üç saat önce, iki gün önce canlı olduklarını hatırlatan fotoğraflara baktıkça bir distopyada yaşadığınızı düşünmüşsünüzdür, bir daha. Şunu tekrarlamalıyız: Baş edilmesi gereken hakikatlerin büyüğü bunun aynı topraklarda, aynı gezegende yaşayan başka birilerine ait ütopya olması.

*

Bütün bu sanayiler “meslek öğretilen” çocukların, gençlerin, kadınların, göçmenlerin ucuz iş gücüyle serpildi, organize oldu. 20. yüzyılla birlikte adını koymak gerektiğinde işi öğrenme fırsatı kılıfına sokulmuş, deneme süresi denerek sündürülmüş “staj”, bedelsiz çalıştırmanın aracı haline geldi. İyilik görünümlü, tertemiz bir sömürüydü. 1980'lerden başlayarak 2000'lere kadar, fetişleştirilmiş kariyer planının girizgâhı gibi kullanıldı bu süreç. Asap bozucu bir bekleme odasıydı; keyfilik ve muğlaklık üzerine kurulu çerçevesi yüzünden yorucuydu.

21. yüzyılda kurumsallaşan, normalleşen ve uzayan stajyerlikse, esnek çalışmanın ve güvencesizleşmenin icat ettiği yeni istihdam modellerinden biri haline geldi. 2000'li yıllarda doğan genç kuşaklar için staj, ücretli emeğe geçmeden önce ödenmesi gereken ağır bir ceza demek. Bir tür zorunlu hizmet. İç sıkıcı bir bekleme odası değil, daha karanlık bir oda. Aslına bakılırsa işle, meslekle ilgisi olmayan, sanki ücretli emek ve sömürü üzerine kurulu hayatın vahşiliğini deneyimlemek için hazırlanmış bir simülasyon.

*

İşte etrafınız böyle adamlarla çevrili olacak sevgili kızlar, diyorlar sanki. Erkenden tanışın, siz işinizi yapmaya çalışırken etrafınızda akbabalar gibi dönecek erkekler, bazen/önce sözle taciz edecekler, güzel laflar edecekler, hep siz yanlış anlamış olacaksınız, aman kimseye bahsetmeyeceksiniz. Hayatın gerçekleri, yeri gelecek bunlar yaşanacak, tecavüz olmayacak adı, beş-altı yaşındaki çocukta bile “rıza” görebiliyor bunlar, sonuçta sizde de gereken rızayı bulacaklar. İşte çalışma hayatı böyle, hazırlanın.

Sigortanız tam yatmayacak, maaşınız eksiksiz gösterilmeyecek, çıplak tellere dokunacaksınız, yükseklerden ürpermeyecek, çalışmaklardan yorulmayacaksınız. Hangi sektör, hangi yaka fark etmeyecek; bir-iki staj yetmeyecek. İşin inceliklerini öğrenip öğrenmemeniz kimsenin umurunda değil; borçlanmayı, borçlu yaşamayı erkenden öğrenmeniz beklenecek. Başta saf öfkeniz “Bu ne ya, köle miyiz?” diye köpürmeye elverecek, ama zaten ilk stajda temel ders onu bastırmak olacak, yutacak, yutkunacaksınız. Bu düzende makbul insan olmanın hasletleri gece eve ödev verilecek.

Başınıza ne gelirse gelsin, kimseye bahsetmemeniz gerektiği de öğretilecektir stajda, zaten asla örgütlenmeyeceksinizdir. Hayat yalnızlıkla, yetersizlik ve değersizlik duygusuyla, bu kaygı yumağıyla baş etmektir. Tecrübe dedikleri, böyle yarı ölü, böyle yarı insan yaşamaya hazırlanmak ve bunun kaçınılmazlığına ikna olmaktır. Staj, kapitalizmin erginlik törenidir. Diyeceklerdir ki, evet ne yazık ki kimileriniz geçemeyecek, ölenleriniz de olacaktır, hırpalanacak bazıları, ama yetişkinlik kolay değildir.

*

Er ya da geç, bildiklerinize benzeyerek ya da hiç benzemeyerek, 21. yüzyılın isyan dalgası bu karanlık bekleme odasından yükselecek. Onlardan öğreneceklerimiz olacak.

Pınar Öğünç

Vahşi hayat fragmanı, bir erginlik töreni olarak staj
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et