13 Aralık 2025 06:26

Korkut Boratav Hoca’ya saygıyla

Korkut Boratav Hoca’mızın 90 yaşını idrak ettiği günlerde meslektaşları büyük bir vefa örneği göstererek, Hoca’nın adına sanırım iki günlük bir konferans dizisi tertip ettiler. Belki zaman içinde tebliğler basılı olarak yayınlanarak hepimizin yararlanmasına sunulacaktır. Henüz metinler hakkında bir fikrimin olmamasına rağmen, meslektaşlarımın Korkut Hoca’nın adına yaraşır, hepimizin ufkunu zorlayacak tebliğler sunmuş olduğunu düşünerek, büyük bir heyecanla beklediğim yayınların bilim yaşamımıza önemli katkı yapacağına inancım tamdır. 

Farklı şehirlerde olmamız nedeniyle Korkut Hoca ile çok sık temasım olamadı, fakat akademik yaşamımda Hoca’nın üzerimdeki etkisi büyük olmuştur. Hoca ile en sık temasım özelleştirmelerin başladığı dönemlerde gerçekleşmiştir. Bu dönemde birçok sendikanın özelleştirmelere karşı tertip ettiği oturum ve konferanslara Hoca ile beraber defalarca katıldık, konuşmalar yaptık, tebliğler sunduk. Özelleştirmelere karşı ve kamuculuğun yanında duruşu ile Hoca, bana her zaman çok etkili bir yol gösterici olmuştur. O dönemde, Harb-İş Sendikası Korkut Hoca’nın gözetiminde bir seri çalışma tertiplemişti. O çalışmada ben de bazı meslektaşlarımla hazırladığımız bir etütle çalışmaya katkı koymuştum. 

Dönemin özelleştirme politikalarını fevkalade ateşle savunanların en önemli gerekçesi Kamu İktisadi Teşebbüslerinin aşırı istihdama gittiği ve verimsizliklerinden dolayı bütçeye yük yıktığı konularında şekilleniyordu. Tam da bu ortamda Korkut Hoca harika bir çalışma ile, özel sektörün cömertçe aldığı kamu desteklerinden mahrum olmalarına rağmen, bazı KİT’lerin zarar etmediğini ortaya koydu. Dönemin histerik duygularına bürünmüş taraftarlarına bu çalışmanın ruhu nasıl anlatılabilirdi ki; emperyalist ve sömürücü sermayeye destek hırsı ile yanıp tutuşan neoliberal kafalı kıt düşünceli yandaşa KİT’ler muhasebe kârı etmek için değil, çok farklı sosyal yararlar amaçlanarak kurulmuştur diye anlatmak olanaklı olur muydu! Emperyalizmin zaman ruhunu içselleştirmiş neoliberal düşüncelilere KİT’lerin amacının piyasa oluşturmak, ülkenin ücra köşelerine ekonomik faaliyetleri taşımak ya da temel ağır sanayi kurarak geliştirmek gibi özel kesimin aklından dahi geçiremediği amaçlar olmayıp, sosyal amaçlar güttüğü sağır kulaklara bir türlü anlatılamadı. Korkut Hoca, kafasındaki ulvi düşünceleri topluma yaymak için maddi manevi hiçbir külfetten çekinmeden bu yolda emeğini ve zamanını harcadı. Evet, ülkesi ve toplum için böylesi çaba sarf eden Hoca, maalesef karşılığında bir süre üniversite dışında kalmak zorunda bırakılabildi! Bu da toplumsal-siyasal vefa örneği olsa gerek!

Türkiye ekonomisinin önemli yara aldığı özelleştirme furyasında ismi zikredilmeden geçilmemesi gereken diğer değerli akademisyen de rahmetli Mümtaz Soysal Hoca idi. Soysal Hoca, liderliğinde kurulmuş olup, başkanlığını da bizzat Mümtaz Hoca’nın yaptığı KİGEM, KİT’leri inceleme alanına alarak, kuruluşlarının amaçları, istihdam durumları ve kârlılık konularında çok önemli çalışmalar yapmıştır. O dönemlerde Mümtaz Hoca marifetiyle çoğu özelleştirme kararları aleyhine Danıştay’da davalar açılmış, bazılarından da olumlu sonuçlar alınmıştır. Fakat, bazı davalarda yargının aldığı karar maalesef hükümet tarafından uygulanmamıştır. Bu davaların açılma sebepleri üzerindeki tartışmalarda Korkut Boratav Hoca da Mümtaz Soysal Hoca ile çok büyük emek vermiştir. 

Yaşamımda büyük onur duyarak aldığım tek ödül Türkiye İktisatçılar Topluluğu’nun bana layık gördüğü plakettir. Bu ödülü Korkut Boratav Hoca’nın elinden almak benim için plaketten de büyük bir armağan olmuştur. Sanırım o gün idi, Korkut Hoca koluma girmiş ve şunu söylemişti: “İzzeddin senin eşin öldü, benim eşim ölmeden öldü”. Bu laf içime öylesine işlemişti ki, Ankara’dan İstanbul’a yol boyunca hüzünle bu ifadeyi düşünmüştüm.

Yanılmıyorsam Korkut Hoca doktora tez konusu olan gelir dağılımı alanında çok emek sarf etmiştir. Gelir dağılımı alanı, yalın ele alındığında, soyut bir konu olarak kalabilir. Fakat konuya deruni yaklaşım yapıldığında, kapitalist ve sosyalist sistemler arasındaki ana dokunun et ve kemiğe büründürüldüğü anlaşılır. O nedenledir ki, Hoca’nın görüntüye taşıyan somut çalışmasının arka plandaki soyut anlamını idrak edebilmek gerekir. Böylesi kamil, gizemli ve zarif anlatımın derinliğine girebilmek epey bir çabayı gerektiriyor olabilir!  

Korkut Boratav Hoca, saygın bir bilim insanı olarak tüm iktisatçılara ışık tutmuş, yol göstermiştir. Türkiye ekonomisi üzerine çalışmaları ve defalarca baskı yapmış olan eseri ile bu konuda çalışanlara yol göstermiş, ışık tutmuştur. Ekonominin dönemleştirilmesi ve her dönemde oluşan gelir dağılımı şekillenmesinin en ince detayına kadar ve sebepleriyle açıklanması örnek alınacak çok ciddi araştırma yöntemidir. Bir ülke ekonomisi üzerine yapılan araştırmada gelir dağılımının öne çıkarılması, ulusal ekonominin çok temel amaçlarından biri olarak, yaratılan refahın toplumun hangi kesimlerine ne kadar yansıdığının anlaşılması açısından fevkalade önemlidir. Emek değer teorisi ve sömürü kavramlarını somut göstergelere yansıtmadan soyut teoriler üzerinden anlatmak hazmedilmemiş skolastik yaklaşımdan başka bir ley değildir. Oysa Proudhon-Marx çekişmesindeki soyut olanın somut görüntüye indirgenmesinde olduğu gibi, Hoca’nın yönteminin ekonomik sistemin sinir uçlarının anlaşılmasını sağlamada en önemli yöntem olduğunu düşünürüm. Korkut Hoca’nın hemen hemen tüm çalışmalarında ve konuşmalarında gelir dağılımına önem vererek iktisat politikasının ideolojik temellerine yönelmesi Hoca’nın bizlere yansıttığı çok önemli bir yöntem yaklaşımıdır. 

Doksan yaşını ikmal etmiş Korkut Boratav Hoca’mızın bizlere ve ekonomi dünyasına yaptığı katkıya minnet ve şükran duygularıyla Hoca’ya sağlıklı güzel günler dilerim!

İzzettin Önder

Korkut Boratav Hoca’ya saygıyla
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et