30 Kasım 2025 06:06

İfade özgürlüğü torbaya kapatılıyor

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Öncesinde birkaç kez sızdırılan ve kamuoyunda tartıştırılan 11. yargı paketi adı verilen yasa teklifi, geçtiğimiz hafta AKP grubu tarafından Meclise sunuldu. Sızdırılan paketlerde yer alan LGBTİ’lere yönelik temel insan haklarına aykırı düzenlemelerle, çocuk ceza sisteminin dinamiti niteliğindeki değişiklikleri içeren maddelerin pakette yer almadığı, tepkiler nedeniyle şimdilik çıkartıldığı anlaşıldı.

Yasa teklifi, adına yargı paket denilmesine rağmen tam bir torba kanun niteliğinde. İcra İflas Kanunu’ndan Avukatlık Kanunu’na, Kamu İhale Kanunu’ndan Türk Ceza Kanunu’na, mahkemelerin kuruluşunu düzenleyen yasadan Ceza Muhakemesi Kanunu’na, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’dan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na ve hatta Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’na kadar birçoğu tamamen farklı konulardaki düzenlemeler aynı torbaya konulmuş durumda.

Torba pakette yer alan düzenlemelerden Avukatlık Kanunu, Kamu İhale Kanunu ve İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikler, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları nedeniyle oluşan yasal boşluktan kaynaklanan düzenlemelerden oluşuyor.

Ceza Kanunu’ndaki düzenlemeler ise genel olarak ceza miktarlarını artırmayı öneriyor. Bataklığı kurutmak yerine yaptırımlarla sonuç almayı amaçlayan, tarihsel olarak doğrulanmayan nafile bir çaba boşuna tekrarlanıyor.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’a eklenmesi önerilen geçici maddeyle de ceza artırımıyla çelişen, kısmi af olarak nitelenebilecek bir düzenleme getiriliyor. Geçici maddenin yasalaşması durumunda 31 Temmuz 2023 tarihinden önce işlenmiş suçlar nedeniyle hükümlü olanlar, üç yıl daha erken açık ceza infaz kurumuna geçebilecek ve denetimli serbestliğe ayrılarak tahliye olabilecek. Önceki düzenlemede ise sadece 31 Temmuz 2023 tarihinden önce cezası kesinleşmiş olan kişiler bu haktan yararlanabiliyordu. Ancak elbette siyasi mahpuslar bu düzenlemenin dışında bırakılırken, cinayet, yaralama, gasp, hırsızlık, uyuşturucu ticareti suçlarını işleyenler affedilmiş olacak.

Bu değişikliklerin ve Ceza Muhakemesi Kanunu değiştirilerek savcılara el koyma yetkisi veren düzenlemenin sakıncaları iki gündür gazetemizde ele alındı. Bu nedenle üzerinde detaylıca durmayacağız.

Ancak İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da yapılan düzenlemeler dikkatle irdelenmek durumunda. Çünkü dijital yayıncılık, dijital gazeteler gelişiyor, hakim iletişim aracı durumuna geldi bile. Bu kanun, ifade özgürlüğü, iletişim ve haberleşme özgürlüğü, basın özgürlüğü gibi temel hak ve özgürlüklerin çerçevesini belirleyen kanuna dönüştü, dönüşüyor. Bu nedenle eğer hukuk devleti iddiasından şekli olarak da vazgeçilmediyse, erişimin engellenmesi ve içeriğin çıkarılmasına ilişkin düzenlemelerin “hukuki güvenlik” ve “belirlilik” ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalarak yapılması zorunludur.

Bu zorunluluğa dikkat çeken Anayasa Mahkemesi, 11 Ekim 2023 tarihli kararıyla yasanın 9. maddesini iptal etmişti. AYM’nin iptal kararında “9. maddeyle ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın kapsamı, amacı, sınırları ve sınırlama aracının hukuki niteliği, müdahalenin kanuniliği yönünden hukuki güvenlik ve belirlilik ölçütleri bağlamında birtakım tereddütlere yol açmaktadır” denilmiş ve “9. maddenin kapsamı ve sınırlarının belirli olmamasının yargı makamlarına geniş bir takdir alanı yarattığı ve Anayasa Mahkemesine yapılan başvurulara ilişkin somut olaylara bakıldığında 9. madde kapsamında verilen kararlara karşı itirazlardan sonuç almanın imkansız olmasa da zor olduğunun görüldüğü değerlendirilmiştir” vurgusu yapılmıştı.

Ancak iptal edilen düzenleme yerine yine belirsiz, hakime geniş takdir yetkisi veren bir düzenleme getirilmek isteniyor. Buna göre, kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler tarafından içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi amacıyla sulh ceza hakimliğine başvurulduğunda, sulh ceza hakimliği, “Ayrıntılı bir inceleme yapmadan”, ihlalin ilk bakışta anlaşılabildiği hallerde yirmi dört saat içinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verebilecek.

Yasa teklifi, AYM’nin iptal ettiği maddedeki iptal gerekçelerini hiç dikkate almadan, aklımızla alay edercesine yine özü itibarıyla iptal edilen maddeyi yeniden yasa normu haline getirmeyi amaçlıyor. Hakime ayrıntılı bir inceleme dahi yapmadan erişimin engellenmesi kararı verecek kadar takdir hakkı tanıyor. Teklif bu haliyle yasalaşırsa, dijital yayıncılıkta ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü önemli bir darbe yiyecek.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et