30 Kasım 2025 06:04

Eylem, ortam ve ideolojik bütünlük

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Geçtiğimiz günlerde yaşanan iki gelişme bir söz ya da eylemin değerlendirilmesi sırasında ortam ve çevresel faktörlerin dikkate alınmasının önemini, ideolojik netlik ve bütünlüğün değerini bir kez daha gösterdi.

YouTube kanalında yaptığı yorum nedeniyle “cumhurbaşkanını tehdit” iddiasıyla yargılanan Gazeteci Fatih Altaylı, 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, beklentilerin aksine Altaylı’nın tutukluluğunun devamına karar verdi. Altaylı’nın, açıklanmasının ardından elindeki dosyayı ve notları havaya fırlatarak tepki gösterdiği karar, geniş kesimlerce eleştirildi.

Şok etkisi yaratan, saygın hukukçuların konuya ilişkin sorulara “Konunun hukuk çerçevesi içinde değerlendirilecek bir yanı yok” cevabı verdiği hükmün, Altaylı’nın kendisi, ailesi ve yakın çevresi tarafından şaşkınlıkla karşılandığı öğrenildi. Düşünceyi ifade etme özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gereken sözlerden, zorlama bir yorumla ‘cumhurbaşkanını tehdit’ iddiası türetilmiş, iddia mahkeme tarafından benimsenmiş ve cezalandırılmıştı. Ülkede hâlâ işleyen bir hukuk düzeni olduğunu düşünen ve duruşma sonrası Altaylı’nın tahliyesini bekleyenler hayal kırıklığına uğramıştı.

Siyasal ortam ve çevresel faktörlerin önemini gösteren ikinci olay Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye ilişkin değerlendirmesiydi. Uzun süre sonra sessizliğini bozan Kılıçdaroğlu, yayımladığı video ile CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara dikkat çekmiş; “CHP rüşvetlerle, yolsuzluklarla ve rüşvet çarkının müteahhitleriyle anılamaz, bunlarla bir araya gelemez. Üzerinde iftiralar ve yolsuzluk iddialarıyla yol alamaz. Derhal arınmalı ve yoluna devam etmelidir” demişti.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları üzerine CHP’den sert eleştiriler geldi. Kılıçdaroğlu bu eleştirilere şu sözlerle karşılık verdi: “Çektiğim videodan sonra karşı karşıya kaldığım linç kampanyasına bir türlü anlam veremiyorum. Sadece benim değil, CHP’nin kurumsal kimliği de yolsuzluklarla anılamaz. Bu beni çok rahatsız ediyor. CHP’nin yolsuzluklarla anılmaması gerektiğini söylememden daha doğal ne olabilir? Ne deseydim? İddialar, iddianameler ortada.”

Birinci örnekte Altaylı’nın, ailesinin ve yakınlarının eleştirilecek bir yanı yok. Böylesine boş bir dosyadan yargılanan kişinin ve sevenlerinin tahliye beklentisi yerden göğe kadar haklı ve yerinde. Ancak rıza üretemediği için baskıya başvuran ve bundan başka çaresi kalmayan bir rejimin Altaylı düzeyinde etkiye sahip bir gazeteciyi kolayca serbest bırakacağı yönünde yorum yapan uzmanların abartılı iyimserliği eleştirilmeyi gerektiriyor.

İkinci örnekte de Kılıçdaroğlu’nun “doğruları”nı ifade ettiği ortamın Erdoğan rejimi tarafından yaratıldığını ve olağan dışılığını yok sayışı, o sözün söylenmesini mümkün kılan faktörleri gözden ırak tutuşu da benzeri bir sorgulamayı hak ediyor. En azından Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’nun sözlerini hatırlatırken “Sayın Kılıçdaroğlu” diye hitap etmesinin gözden kaçırılmaması gerekiyor.

* * *

Sözün ve eylemin içinde üretildiği siyasal ortamın temel dinamikleri, onu tam olarak anlamak için bilinmesi ve mutlaka dikkate alınması gereken bir veridir. Söz ve eylemin içinde hayat bulduğu sosyal ve siyasal çevrenin dinamikleri dikkate alınmadan yapılan yorum havada kalmaya mahkumdur. Siyasal ortamda ortaya konulan bir irade ancak söz ve eylemin içine kurulduğu tarihsel, kültürel, sosyal ve politik faktörlerin dikkate alınmasıyla anlam ifade eder. Çünkü siyasal bağlam ve ortam söz ve eylemi netleştiren ve hatta tamamlayan kilit bir işleve sahiptir.

Gerçeklik, görünümle aynı şey değildir ve sınıf mücadelesinin iktidarların algı yönetimi ile örselendiği bir düzlemde ‘görünen’ gerçeklik değildir. Bu ilişkiyi fark etmeden, dikkate almadan yapılacak bir yorum, bir kitaptan o kitabın yazarını, yayınevini, tarihsel anlam ve önemini dikkate almadan, kelimelerin ötesine geçmeden yapılan bir okumaya benzer.

* * *

Zalimlerin kameralara gülerek poz verdiği, katliamların, işgallerin kıyımların meşru gösterildiği bir düzlemde, Altaylı’nın cezalandırılmasını, Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye ilişkin sözlerini ve uluslararası arenada yaşanan gelişmeleri değerlendirirken, görünenin/gösterilenin ötesine geçmek gerekiyor. Kimileri sıkıcı ve hatta sıradan bulsa da görünenle sınırlı kalmayan, algı yönetiminin tuzaklarına düşmeyen, bütünlüklü ideolojik bir çerçeve içinde gerçekçi yorumlar yapmak daha doğru bir tavır olsa gerek.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et