28 Kasım 2025 06:09

Milyarderlerin vergisi silinirken Şimşek hangi hedefi tutturdu?

Ford işçileri, 2023 yılına ABD’de grevdeyken Ford CEO’su “Birleşik Otomobil İşçileri’nin taleplerini karşılamanın şirketi iflasa sürükleyeceğini” iddia ediyor ve dünyanın en büyük sermaye yayını Wall Street Journal bu iddiayı destekliyordu. Grev bitti, işçiler grevle kısmi kazanım elde etti. Yıllık maaşı 21 milyon dolar olan CEO’nun yalanı kısa sürede faş oldu. “Grev iflasa sürüklüyor” dediği şirket o yıl 4.3 milyar dolar net kâr elde etti.

Aslında Türkiye’deki küresel otomobil şirketlerinin ücret politikasını belirleyenler Koç Holding başta olmak üzere yerli büyük sermaye ve küresel milyarderlerdir. Otomobil işçilerinin reel ücretleri küresel düzeyde dibe doğru gidiyor.

Eğer ABD’li otomobil işçileri 2023-2027 yılları arasında toplam yüzde 46’lık bir ücret zammı elde edebilseydi, saatlik reel ücretleri 2003 yılında aldıkları ücretten yüzde 5 düşük (Yıllık yüzde 2 enflasyon oranında) olacaktı. Dolayısıyla birincisi, küresel düzeyde ücretlere ve üretim adetlerine yön veren küresel tekellerden dünya işçilerinin alacağı var.

Bu yüzden Türkiye’deki bir Ford işçisi, Ford işçi bültenine gönderdiği mesajda şunları söylüyor: “Merhaba, 13 bin 645 TL yattı. 8 bin 500 TL kredi ödedim. Eve ufak tefek bir şeyler aldım. Oğlumun anaokulu ve kitap ücretini ödeyemiyorum. 2 bin 650 TL. Ben şimdi gururla mı söylemeliyim Ford Otosan’da çalışıyorum diye? Benden 1 sene önce giren adamla benim aramda 18 bin TL fark var. Benden 1 sene sonra giren elemanla aramdaki fark 3 bin TL. Akıl alır gibi değil.”

İşçiler geçinemiyor ve söyledikleri ücretlerin reel olarak düşmeye devam ettiğini gösteriyor. MESS sözleşme süreci devam ediyor. İşçilerin büyük çoğunluğu ortalama ücretin altında ücret alıyor ve gençler. Dolayısıyla evet, anaokulundaki çocuğuna kitap alamıyor, kendisinden önce işe giren ile arasında büyük ücret uçurumu var.

Bu uçurumu kapatmanın yolu ve yöntemleri bellidir. Ancak bir de milyarderlerle ücretli emek arasındaki makası açmaya yemin etmiş ‘sefiller’ var.

Tutanlar ve sapanlar

Öyle ki siyasal iktidar vergiyi ücretli emekten alıyor. Bu yılın başında şirketlerden toplayacağını ilan ettiği 1.6 trilyon TL kurumlar vergisinin yalnızca 868 milyar TL’sini tahsil etti. Yılın ilk 10 ayında halka verdiği taahhüdün yalnızca yüzde 53’ünü gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yıl da aynı bakan 1.2 trilyon TL kurumlar vergisi toplanacağını açıklamış, yalnızca 890 milyar TL kurumlar vergisi toplamıştı. Yani kurumlar vergisinde iktidar hedefi tutmadı, tutmuyor. Bu yılın ilk 10 ayında hedeften yüzde 45.7 sapıldı, geçtiğimiz yıl sapma oranı ise yüzde 25.8.

Bir de pozitif sapılan hedefler var. 2024’te 1.1 trilyon TL gelir vergisi toplamayı hedefleyen iktidar 1.5 trilyon TL gelir vergisi topladı. Gerçekleşme oranı: yüzde 128.5! Bu yıl ise hedef henüz ekim ayında aşıldı. Geçtiğimiz yıl ocak-ekimde yüzde 77 olan gerçekleşme oranı bu yıl yüzde 105.7’ye çıktı. İktidar, yılın bitimine henüz 2 ay varken, gelir vergisi hedefini 121.2 milyar TL aşmış oldu.

İktidarın da Merkez Bankasının da ‘tahminleri’ arasında yanılgıya düşmediği en büyük kalem gelir vergisi olmalı.

Kurumlar vergisinde toplanması gereken 768.6 milyar TL ise toplanamayacak. Buna bir de bu yıl için istisna edilen (yani vazgeçilen) 701 milyar lira kurumlar vergisini ekleyin.

Ford Otosan’a büyük indirim

Şirketlerin vergisizleştirildiği gerçeği tekrar tekrar görülüyor. Örneğin, Ford Otosan’ın yılın ilk 9 ayında ödediği vergi, gelirine oranla yalnızca yüzde 1.17. 582.3 milyar TL geliri olan şirket yalnızca 6.8 milyar TL vergi ödedi.

Şirkete sağlanan (Binbir yolu var) vergi indirimi tutarı da bu 9 ayda 10.6 milyar TL. Yani ödediğinden fazlası zaten şu ya da bu yolla siliniyor.

Şimdi işçilerin gelir vergisi yüzde 15’te sabitlensin talebini düşünün. Mümkün mü? Şimdi karşı karşıya koyun: Küresel ekonominin en büyük şirketleri, dünyanın en çok gelir elde eden ahtapotlarının Türkiye kolları gelirine oranla yüzde 1 vergi veriyor. Çocuklarının anaokulu kitabının bedelini ödeyemez hale getirilmiş işçi “Vergi oranım yüzde 15’e çekilsin” diyor.

Bir yanda milyarlar kazanan ve neredeyse vergi ödemeyen küresel tekeller; diğer yanda reel ücreti eriyen, vergi yükü artan, geçinemeyen işçiler var.

Bu koşullarda işçilerin ücret uçurumlarının kapatılması, vergi yükü kompozisyonunun değişmesi ve kârdan alınan payın artırılması çağrısı yalnızca haklı değil, aynı zamanda ekonomik gerçeklerle tamamen uyumlu bir zorunluluk haline geliyor.

Milyarderlerin vergiden muaf tutulduğu, işçilerin ise en düşük ücretten bile yüksek vergi kesintisiyle ezildiği bu sistem aynı zamanda öfkeyi büyütüyor, termometre ısınıyor.

Uğur Zengin

Milyarderlerin vergisi silinirken Şimşek hangi hedefi tutturdu?
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et