16 Kasım 2025 06:10

Katliamlarda mevzuatın rolü

Sadece son 1.5 yılda iş yerlerinde ve otelde üç ayrı katliam yaşadık. Önce Beşiktaş Gayrettepe’deki bir gece kulübündeki tadilat sırasında çıkan yangında 29 işçi can verdi. Sonra Bolu Kartalkaya’daki otel yangınında 34’ü çocuk 78 kişi yaşamını yitirdi. Son olarak geçtiğimiz cumartesi günü Kocaeli Dilovası’daki parfüm dolum atölyesinde üçü çocuk 6 kadın işçi katledildi. Yaralılardan birisinin de yaşamını yitirmesiyle katliamda kaybettiklerimizin sayısı yediye çıktı.

Bina ve yapılardaki yangından kaynaklanan katliam düzeyindeki kayıplar, uygulama ve denetim meselesinin yanı sıra mevzuatı da irdelemeyi gerekli kılmaktadır.

Binalardaki yangını önlemeye ilişkin temel mevzuat, Sivil Savunma Kanunu’na dayanarak hazırlanan 2007 tarihli Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’tir. Bu yönetmeliğin kimi hükümleri, 2009, 2012, 2015 ve 2021 tarihlerinde değiştirilmiştir. Yürürlükteki yönetmelikten önceki yönetmelik ise 12 Haziran 2002 tarihlidir.

Mevcut yönetmelik, sadece bina içerisindeki yangının çıkışı, söndürülmesi ve kaçışa ilişkin önlem ve yöntemlerin belirlenmesini içermiyor. Bunlarla birlikte binaların inşasından, imar planlarına ve ulaşım yollarına kadar bir dizi kural da yönetmelikte yer alıyor.

Yetki ve sorumluluklar

Yönetmelik, binaların yapımı ve faaliyet konusuna ilişkin izinlerin verilmesi bakımından da sorumluları belirlemiş durumda. Buna göre yapı ruhsatı ve yapı izni bakımından belediyeler yetkili ve sorumludur. İşletme ruhsatı ve çalışma izni bakımından ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı başta olmak üzere faaliyet konusuna bağlı olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve diğer ilgili bakanlıklar ile itfaiye ve belediyelerin sorumluluğu konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.

Yönetmelikte, denetime ilişkin düzenlemeler de var elbette. Denetim görevi, kamu binaları-özel bina ayrımı yapılarak düzenlenmiş ve özel bina, tesis ve işletmelerdeki denetim görevi, mahalli itfaiye teşkilatı ile bunların bağlı veya ilgili olduğu bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşlarının müfettişi, kontrolör veya denetim elemanlarına verilmiş durumda.

Sadece kâr hırsı ve denetimsizlikle açıklanabilir mi?

Kitlesel işçi katliamlarının ve ölümlerin, iş yeri ve otel sahiplerinin daha çok kâr elde etme amacıyla hareket ettikleri için yaşandığı; denetim görevinin yerine getirilmemesinin de en az patronlar ve otel sahipleri kadar sonuca etkili olduğu tartışmasız bir gerçek.

Meseleyi biraz daha derinleştirip yönetmeliği ve mevzuatı ele almadan kitlesel katliamla sonuçlanan faciaların nedenlerini tam olarak tespit edemeyiz. Bu noktada yönetmeliğin yaşanan yangın facialarına somut etkisini anlamamızı sağlayacak birkaç örnek verelim. Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’in “Mevcut yapılara ilişkin uygulamayı” düzenleyen değişik 138/2’inci maddesinde Mevcut yapılardan, 12/6/2002 tarihli ve 2002/4390 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’e uygun yangın tedbirleri alınmış olan yapılarda, bu Yönetmelik hükümlerine göre ilave tedbir alınmaması asıldır. Ancak, yapı sahibi isterse bu Yönetmelik hükümlerine göre ilave tedbirler alabilir” denilebilmiş. Aynı düzenleme 10/8/2009 tarihli ve 2009/15316 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile geçici madde 1’e de eklenerek muafiyet pekiştirilmiş.

Bununla da yetinilmemiş, 14/6/2017 tarihinde yapılan değişiklikle, aynı maddenin dördüncü fıkrasında, 2007 öncesi sadece yapı projeleri onaylanan yapılar da 19/12/2007 tarihinden önce yapı ruhsatı başvuru dilekçesi eki yapı projeleri ilgili idaresince onaylanmış olan yapı, bina, tesis ve işletmeler de bu yönetmeliğin uygulanması açısından mevcut yapı olarak kabul edilir” denilerek yönetmelik kapsamından çıkartılmış.

‘Olursa olsun’ düzeni

Kartalkaya’daki otelin 1990’larda, Gayrettepe’deki gece kulübünün ise 1980’lerde inşa edildiğini hatırladığımızda yönetmeliği çıkartan iktidarın sonuca etkisini görmemek mümkün değil.

İş cinayetleri, iş yeri ve otel yangınları “Olursa olsun”, “Ölürlerse ölsünler” düzeninin bir sonucu. Bu düzenden kâr hırsıyla hareket eden sermayedarlar ve denetim görevini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin yanı sıra yasa ve mevzuat yapıcılarını da sorumlu tutmak zorundayız. Sadece yangınlar özelinde ele aldığımızda dahi özellikle yönetmelik öncesinde inşa edilmiş yapıları kapsam dışı bırakmanın ölümlere ve katliamlara davetiye çıkardığını, bu vurdumduymazlığın patronlara, işletmecilere ve kamusal denetim görevlilerine sirayet ettiğini ve “Ölürlerse ölsünler” düzeninin bu şekilde kurulduğunu görmek gerekiyor.

Ahmet Ergin

Katliamlarda mevzuatın rolü
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et