24 Ekim 2025 17:50

Süreç, Kıbrıs, Suriye ve Bahçeli

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında söyledikleri önemli ipuçları barındırıyor. Aslında ‘ipucu’ demek de gereksiz. Ama MHP ve Bahçeli’nin kötü ünlü milliyetçi/şoven geçmişten farklı bir rotaya girerek süreci barış yönünde ittiğine inananlar çok ve onları peşinen ‘Bahçeli aklından barış da çözüm de çıkmaz’ gibi total bir önermeyle ikna etmek mümkün görünmüyor. ‘İpucu’ diye aslında olan bitenin gerçek anlamını hafifleten bir ifade kullanmak daha ‘efektif’ sanki! Belki ‘aha çözüm ve süreç karşıtlığı yapmış’ türünden, bir başka peşin hükümlü yaklaşımı ‘ürkütmeden’ küçük de olsa bir şeyler çağrıştırır ve biraz muhakemeyi teşvik edici olur.

Bahçeli’ye dair müsbet yaklaşımı abarttığımızı söyleyecek olanlara, onun son konuşmasını haber yaparken kullanılan başlık örnek verilebilir mesela: “Bahçeli: Süreç güzel ilerliyor.” Evet, Bahçeli’nin yakından ilgilendiği ve adı niyete göre değişebilen ‘Süreç’, Suriye, Kıbrıs seçimi gibi konuları da içine alan bu konuşmada, sürecin güzel ilerlediği mesajına odaklanmak, kontrolsüz bir iyimserlikten başka bir şey olmuyor. Bahçeli’nin Kürtlerin genel geçer taleplerine dönük ‘Türk milleti’ vurguları, Kıbrıs seçimleri ve Suriye’deki durum hakkında söyledikleri, onun süreci nasıl tahayyül ettiğini de gösteriyor aslında. Bütün bu söylediklerini anmadan ‘sürecin güzel gittiği’ sözü, ‘kime göre?’, ‘nasıl?’ sorularını havada bırakıyor.

“Süreçte dilimiz sert olursa iki çizgi arasındaki çizgi eğri olur” diyor Bahçeli. Öcalan’a dair ‘kurucu önder’ ifadesini bu yüzden kullandığını ekliyor. Tamam, ‘terörist başı, bebek katili’ gibi insanları düşmanlık yönünde ajite etmekten başka bir şeye yaramayan apolitik ifadelerle kıyaslandığında ‘sert’ olmayan bir üslup bu. İyidir. Ama şu soruyu ihmal etmeden: Bu apolitik/ilkel etiketlere bol bol başvuran konseptin temelindeki ‘inkâr’ siyaseti korunmuyor mu peki? Bundan bir irtifa kaybı var mı? Bakalım.

“Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Terörsüz Türkiye hedefimiz, bu bütünlüğü korumak, kollamaktır… Milletimiz bellidir, adı Türk milletidir… Anaysa'nın 66. Maddesi'yle ilgili polemik yapmak, zemin yoklamak abesle iştigaldir, sonu hüsrandır… Tamamen kültürel eksende dillendirilen ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ seslenişi müşterek heyecan ve şuurda kenetlenmeyi temsil etmiştir… Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Türk milletinin eşit ve saygın fertleridir… Partimiz ülkemizde yaşayan kardeşlerimizi ‘Türk milleti’ tanımı içinde kucaklamaktadır…”            

Şimdi ana çerçeve böyle konulup vatandaşlık bağı olan herkesi Türk sayan Anayasanın 66. Maddesine dair polemik yapmak bile “abesle iştigal” sayıldıktan sonra, hangi sorunu nasıl çözüyorsun diye sormazlar mı? Sahiplenilmiş bu kadar rijit ve sert bir dokunulmaz doğmanın yanında kullandığın ‘hepimiz kardeşiz’ yumuşak söyleminin ne hükmü kalır? Kürdü, ‘Türk milletinin bir alt kültürel unsuru’ olarak tanımlamak mıdır yeni olan? Vadedilen şey nedir? Sorular çok ve her biri ortada neyin nasıl güzel gittiğini sorgulamayı gerekli kılmakta.

Kuzey Kıbrıs’taki seçimler sonrası Bahçeli’nin tepkisi de biliniyor. Malum, Kıbrıs Türkleri, Türkiye’yi yönetenlerin “Vatan, Millet, Sakarya” hamasetiyle yıllardır dayattığı ırkçı izolasyona bir kez daha itiraz etti. “Anavatan himayesi” ambalajıyla nüfus kaydırma da dahil bin bir numarayla ada bir fuhuş, kumarhane merkezi, mafya cenneti haline getirilmişti. Süleyman Soylu’dan, Cübbeli’den tutun da Yavuz Bingöl’e, Demet Akalın’a kadar uzayan milliyetçi/mukaddesatçı/popçu zevatın (Bahçeli’nin deyimiyle ‘alayı’nın) bizzat Kıbrıs’a giderek ‘yerinden’ desteklediği eski cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın büyük farkla hezimete uğraması, Kıbrıslıların ‘artık yeter, çekin ellerinizi üzerimizden!’ çığlığıydı.

Bu çığlığa yanıt ise yenilmiş Tatar’dan önce Bahçeli’den geldi: "Seçim geçersiz kılınsın, Kıbrıs derhal Türkiye’ye bağlansın!" Bu, seçimleri hiçe sayan bir darbe çağrısıydı aslında. Ne de olsa Türkiye’de halkın iradesini tanımaz pratikten yeterince deneyim vardı. Milliyetçi izolasyon tehlikeye mi girdi, seçim neymiş, halk iradesi kaç yazarmış! Gelinen, izlenen müktesebat bu olunca çözümden ya da barıştan neyin anlaşıldığı da ortaya çıkar. Kıbrıs’ta, Suriye’de neyse, kimsenin kuşkusu olmasın ki Türkiye’de de farklı değildir.  

Nitekim, bahsettiğimiz grup konuşmasında Kıbrıs seçimlerine dair sözlerini Suriye perspektifiyle de ilişkilendirerek boyutlandırıyor: “Kuzey Kıbrıs’ta ortaya çıkabilecek federasyonun Suriye’yi de etkileyebileceğini” ileri süren Bahçeli, “federasyon fikrini savunan bir adayın kazanmasıyla o küçücük federasyon kıvılcımının ateşe dönüşmemesi gerektiğini düşündüğüm için hemen açıklama yaptım. Buradaki bir federasyon Suriye’de federasyon isteyen güçleri de tetikler. Bu da Türkiye açısından kabul edilemez.”

Söylenen çok açık ve Bahçeli’nin Türkiye’de yürütülen süreç ile Suriye ve Kıbrıs’taki yaklaşımının birbiriyle ilişkili ve tutarlı bir içerikte olduğunu gösteriyor. Kıbrıs’ta halkın istediği ve seçimlerle de ortaya koyduğu federasyon tartışmasında bile hemen harekete geçen ‘milliyetçi’ refleks, öyle eklektik, spesifik ve spontane değil. Suriye’de SDG ve Rojava’nın önerdiği özerkliğin çağrıştırdığı federasyon fikrinin Kıbrıs’taki tartışmalardan güç alabileceği riskini dert edinen bir bütünlüklü perspektif var ortada. Bahçeli’nin ve MHP geleneğinin ‘milliyetçi’ fikri ve pratik gerçeğiyle uyumlu ve çelişmeyen bir perspektif bu ve ‘Süreç’, çözüm ve barış konularında da asla elden bırakılmadı. Sorun ve çelişki Bahçeli’de değil, onun “Süreç güzel gidiyor” sözlerini peşin bir iyimserlikle kabul edip selamlamakta…  

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et