19 Ekim 2025 06:07

Ücretin gününde ödenmemesi, angarya yasağı ve direnme hakkı

Tokat’taki Şık Makas işçilerinin haklı direnişi, İş Kanunu’nda işçilere tanınan bir hakkı, işçilerin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma hakkını yeniden hatırlamamıza vesile oldu. İşçilerin bu hakkının temelinde, bir diğer temel hak olan ücret yer alıyor. İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli haklardan birisi, işveren için ise en temel borçtur. İş Kanunu’na göre, sözleşme ile daha kısa bir ödeme süresi kararlaştırılmamışsa, ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır.

Ancak sıkça ücretlerin zamanında ödenmediğine tanık oluruz. Hatta nakit dengesi bozulan, küçük bir nakit krizine giren işverenlerin ilk başvurduğu “tedbir” ücretleri geç ödemek veya kısmi ücret ödemesi yapmak olmaktadır. Kısmi ödemelerle işçilerin ücret alacakları birikmekte, 3-5 aylık ücret alacağı bulunan işçiler, işten çıktıklarında hiç ödeme yapılmayacağından endişe ederek bir süre bu durumu sineye çekmektedir.

Tabii ki bir yere kadar.

Bıçak kemiğe dayandığında işçilerin önünde iki seçenek kalmaktadır. Bu durumdaki işçiler, ücreti ödenmediği için iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek ödenmeyen ücret, kıdem tazminatı ve diğer hakları için dava açabilir. Diğer seçenek ise 20 günü aşan gecikme söz konusuysa iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınmaktır.

Mali sıkıntı hakkı ortadan kaldırmaz

İşçilerin çalışmaktan kaçınma hakkının doğabilmesinin bir koşulu ücretlerin ödenmemesinin mücbir sebebe dayanmamasıdır. Mücbir sebepten anlaşılması gereken, deprem, yangın, sel vb önceden öngörülemeyen hallerdir. İşveren ücretleri iş yerinde yangın çıkması ya da iş­ yerinin sel baskınına uğrayarak işverenin malının zarar görmesi veya deprem gibi zorlayıcı bir nedenle ödeyemiyorsa işin görülmesinden kaçınma hakkı kullanılamaz.

Buna karşılık, işletmenin içinde bulunduğu mali sıkıntı mücbir neden oluşturmadığından işçilerin bu haktan yararlanmasına engel olmaz. Aksi bir yorum, işverenin üzerinde olması gereken işletme rizikosunu işçilere yüklemek anlamına gelecektir ki bu hukuken kabul edilemez.

İş bırakan işçiler işten çıkarılamaz

Ücretleri ödenmeyen, eksik ödenen veya geç ödenen işçilerin sıklıkla başvurduğu yöntem, işten çıkmaktır. İş Kanunu’nun 34. maddesinde tanınan iş görme borcunu yerine getirmeme hakkı pek az kullanılmaktadır. Az kullanılmasının nedenlerinden en önemlisi işçilerin örgütsüz, sendikasız olmasıdır.

Bu hakkını kullanan işçiler, Tokat’taki Şık Makas işçileri örneğinde olduğu gibi işten çıkartılabilmektedir. Halbuki yasa çok açıktır. İşçilerin, ücretleri 20 günden fazla bir süre mücbir sebep dışında ödenmediği için iş bırakması, sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi yasa dışı grev olarak nitelendirilemez. Bu işçiler işten çıkartılamaz ve yerine yeni işçi alınamaz. İş Kanunu’nun 34. maddesine uygun olarak ücretleri 20 günden fazla geciktirildiği için iş bırakan işçilerin işleri başkalarına yaptırılamaz.

Yargıtayın hatası

Ücreti ödenmeyen işçiyi çalışmaya zorlamak, Anayasa ile güvence altına alınan angarya yasağına aykırı olacaktır. İş görmekten kaçınma hakkının temelinde angaryayı önlemek yer almaktadır. Bu nedenle bu hukuki düzenlemeyi, yasada açıklık olmadığı hallerde “angarya yasağı” çerçevesinde değerlendirmek gerekir.

Yasa metninden doğrudan anlaşılamayan konulardan birisi, ücreti ödenmediği için iş görme yükümlülüğünü yerine getirmeyen işçinin, iş bıraktığı dönemdeki ücretinin ödenip ödenmeyeceği sorunudur. Yargıtay, işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçındığı bu sürenin ücretini işverenden isteyemeyeceği yönünde kararlar vermektedir. Bu görüşünü de yasa taslağının TBMM’de değişikliğe uğramasına dayandırmıştır. Ancak Yargıtayın bu yorumu, bu hakkın kullanılma alanını daraltmaktadır. Yasal bir hakka dayanarak çalışmadıkları döneme ilişkin ücretlerinin ödenmemesi riski, işçileri iş bırakmak yerine iş sözleşmelerini haklı nedenle feshetme hakkını kullanmaya itmektedir. Düzenlemenin amacı angarya yasağını önlemektir. Yargıtayın bu hakkı daraltan yorumu, işçilerin iş görme borcunu yerine getirmeme hakkının kullanmayı engellediğinden, ödenmeyen çalıştıkları sürenin ücretinin de ödenmemesine, diğer deyişle angaryanın ortaya çıkmasına katkı sağlamaktadır.

Valilik yasağı, angaryayı teşviktir

İş görmekten kaçınma hakkı, esasen angaryayı önleyici bir hak. Yargıtay, bu hakkı kullanan işçilerin ücret almasını engelleyecek yorumuyla, Tokat Valiliği de yasağıyla anayasal bir yasak olan angaryayı teşvik ediyor. Angaryaya dönüşen çalışma koşullarına karşı artık yeter diyen işçiler anayasal ve yasal haklarını kullanması hukukun uygulandığı bir ülkede korunur. Ama Şık Makas işçilerinin haklarını kullanması Tokat Valiliği tarafından engellenmeye çalışıldı. Devletin bu sınıfsal refleksi de tarihe not olarak düşülmüş oldu.

Ahmet Ergin

Ücretin gününde ödenmemesi, angarya yasağı ve direnme hakkı
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et