Doğrular yanlışlar
2026 Dünya Kupası eleme grubundaki son iki maçını farklı skorlarla kazanan A Milli Futbol Takımı, grubu ikinci sırada bitirme ve playoff oynama yolunda çok önemli bir avantaj elde etti.
Son iki maçtaki rakipler Avrupa futbolunda pek sözü edilen takımlar olmasa da farklı galibiyetler önemliydi. Bu galibiyetlerle İspanya karşısında alınan ağır yenilgi, averaj açısından telafi edilmiş oldu. Farklı galibiyetlerdeki temel etkenin, oyuncuların oyun karakterine uygun doğru bir oyun anlayışıyla mücadele edilmesi olduğu söylenebilir.
Lakin Gürcistan maçında 4-0 öne geçtikten sonra bir türlü topa sahip olamamanın ve oyunun kontrolünün tamamen elden kaçırılmasının sebeplerini de bulmak lazım. Oysaki farklı skorla geriye düştükten sonra mecburen riskli oyunu tercih edecek ve savunmasında geniş boşluklar bırakacak rakip karşısında çok daha rahat gol pozisyonları yakalanabilirdi. Bu yapılamadı. 4-0’dan sonra Gürcistan atak üzerine atak yaparak pek çok pozisyon bulurken, Milli Takım ne topa sahip olabildi, ne de kaptığı topları değerlendirebildi. Canla başla savunma yapıp 1 gol yiyerek maçın sonunu getirebildi.
Yenen gol ise ibretlikti. Merih Demiral’ın şuursuzca kayarak yaptığı ve boşa giden hamlesi sonucunda rakip oyuncu, Uğurcan Çakır ile karşı karşıya kaldı ve golü kaydetti. Ceza sahası içinde böyle kayarak yapılan bir müdahale girişimi, o oyuncunun futbolun temel ilkelerinden habersiz olduğunu gösteriyor. Bu pozisyonda rakip oyuncuya müdahale olması ya da topun kola temas etmesi nedeniyle rakip penaltı kazanabilir, Merih de kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bırakabilirdi. Ve böyle bir hata yüzünden maçın kalan yaklaşık 40 dakikalık bölümü kabusa dönüşebilirdi...
Milli Takım orta sahada ve hücum hattında kaliteli oyunculara sahip. Tabii asıl önemli olan oyuncu kalitesinden, oyun kalitesi yaratabilmek. Şimdilik bu belirli süre dahilinde becerilebiliyor. Bu durum sahaya daha uzun süreli yansıtılabildiği ölçüde başarıda istikrar yakalamak mümkün olacaktır…
Ayrıca, yaş ortalamasının düşüklüğü de Milli Takıma enerjisi ve mücadele gücü yüksek bir takım kimliği kazandırıyor.
Hakan Çalhanoğlu oyun görüşü, pas kalitesi ve oyunun temposunu ayarlayan liderliğiyle, İsmail Yüksek ise enerjisi, inatçı mücadelesi, rakibin oyununu bozma ve top kapma becerisiyle orta sahada sağlam bir hat oluşturuyor. Özellikle Hakan Çalhanoğlu, oyunun hem hücum, hem savunma kısmını üst seviyede oynayabilen, modern futbolun en çok ihtiyaç duyduğu orta saha oyuncu tipi. Milli Takım için büyük şans.
Hücum hattında ise hızları, çabuklukları ve dinamizmleriyle dikkat çeken Kenan Yıldız, Yunus Akgün ve Kerem Aktürkoğlu Milli Takımın en önemli kozları...
Genç oyuncuların hatırı sayılır uluslararası deneyime sahip olması başka bir avantaj. Hem genç, hem deneyimli olmak önemli bir ayrıcalık.
Özellikle Kenan Yıldız genç yaşına karşın yeteneğini doğru kullanmayı bilen bir oyuncu. Çevre kontrolünü geliştirip top ayağındayken kafasını biraz daha yerden kaldırabilse performansını daha da yükseltebilir.
Oyuncuların sahip oldukları özellikleri sahaya hakkıyla yansıtabilmesi doğru bir oyun anlayışıyla mümkün. Doğru kullanıldıklarında iyi kesiciler, iyi pasörler, çabuk hücumcularla işler kolaylaşır...
Milli Takımın en ciddi sorunu ise basit top kayıpları. Bulgaristan ve Gürcistan maçlarındaki top kayıpları tolere edilebildi ancak daha güçlü takımlar karşısında bu sorun can yakıcı sonuçlar doğurabilir.
Arda Güler ve Kerem Aktürkoğlu’nun olur olmaz topuk pası vermeye kalkışması basit top kayıplarının en dikkat çekici örneklerini oluşturuyor. Futbol laubaliliği, şovu kaldırmaz. Ciddiyetten uzaklaşmanın bedelinin ne kadar ağır olduğunu gösteren sürüyle örnek var.
Yetenek doğru yerde, doğru zamanda, doğru şekilde kullanılmadığı zaman takıma zarar verebilir. Top kaybı illaki olur ancak ayağındaki topu gereksizce fantastik hareket yapmak isterken rakibe adeta hediye etmek takımın uyumunu, mücadele ritmini bozar.
Top kayıplarını en aza indirmek, başarı için büyük önem taşıyor.
Ciddiyeti hiç elden bırakmadan topu hem temiz, hem de etkili kullanmak konusunda da yine Hakan Çalhanoğlu ve İsmail Yüksek örnek gösterilebilir...
Galibiyetler güzel ancak gelişim ve istikrar için her zaman bardağın boş tarafına bakıp yapılamayanları görmek gerekir…
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et