15 Ekim 2025 06:07

Mehmet Uçum’un aşamaları…

Mehmet Uçum Saray’ın “baş” danışmanlarından. Pazar yazıları yazıyor. Saray’ın yaklaşımlarını yansıttığına inanılıyor.

AA için kaleme aldığı son “Pazar Yazısı” na, daha yapılacak çok iş olduğunu belirtiği “Terörsüz Türkiye” sürecine övgüyle başlıyor. Sürecin “Türkiye’nin yükseliş çağını hazırlayacağını” ileri sürüyor. Türk-Kürt (ve Arap) ittifakıyla Türkiye’nin Saray’ın kontrolünde Ortadoğu’da ciddi ilerlemeler sağlayacağına inanıyor olmalı! Suriye ve Irak’ta etki sahibi olmayı ve herhalde İsrail –ve belki Suudilerle birlikte– Ortadoğu’nun Saray’dan sorulmasını umuyordur. Tabii ki Amerikan patronajında!

Ancak Uçum’un yazısında önemli olan ABD ve İsrail’le ilişkilerin nasıl geliştirileceğine ilişkin söylemedikleri değil. Başta Kürt ulusal hareketi olmak üzere ülkenin demokratlarıyla alay edercesine Türkiye’yi uçuracak (!) olan dönemi “Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci” ve “Demokrasiyi Geliştirme süreci” olarak iki aşamaya ayırması. Bu iki aşama katiyen birbirine karıştırılmamalı diyor beyimiz.

Demek istiyor ki demeyelim, çünkü açık konuşuyor: Önce ya da hemen “demokratikleşme” yi, demokratik iyileştirmeleri falan unutun, bunlar sonra diyor. Önce “Terörsüz Türkiye’ye” geçilmeliymiş hele! Peki, ne yapılmalıymış?

Bu ilk “aşama” da “hedef”, “terörün kesin ve devamlı surette sona erdirilmesi”ymiş ve dediğine göre bu hedef hem Öcalan hem de PKK tarafından benimsenmiş. Öcalan’ın 27 Şubat açıklaması, PKK’nin kendisini fesih kararı ve 30 silahın yakılması bunun kanıtıymış. Ve beyimiz “gündeme taşınan” demokratik taleplerin “geçiş süreci” kapsamında değerlendirilemeyeceğini, bunun zorlanmasının geçiş süreci ve hukukuna ciddi zarar vereceğini ekliyor ya da tehdit ediyor. Araya “demokratik” talepleri, örneğin kayyımın kaldırılmasını, seçilmişlerin atanmışlarla değiştirilmemesini, eşit ulusal hakları, örneğin ana dilinde eğitimi, delilsiz siyasal gözaltı ve tutuklamalara son verilmesini, engelsiz seçme ve seçilme hakkını vb. sokmayın “süreç” zarar görür diyor. Hangi süreç? “Çözüm süreci”!

Sorun daha takılacak isimde başlamıştı. Sürece “Terörsüz Türkiye Süreci” dedi, Kürt hareketinin murat ettiği az-çok bir demokratikleşme ve hak eşitliği sağlanacak bir “çözüm süreci” idi. Her mantıklı kişinin anlayacağı gibi Öcalan’la PKK “tamam, silah bırakılsın” demişlerdi. Ama Uçum Bey’in dediği gibi şartsız ya da “Kaf dağının ardındaki” bir tarihte ihsan edilecek “demokrasi reformları” karşılığında olabilir miydi? Demirtaş’ın AHİM kararıyla tahliyesine bile itiraz edilen, sözde bir adalet ya da hukuk “reformu” hazırlanırken infaz indirimine bile gidilmeyen, tek bir olumlu adım atılmayan “fesih” ve “silah bırakma”dan ibaret Uçum’un “geçiş” aşamasının en küçük bir inandırıcılığı olamaz. Düzmece yargılama ve cezalandırmalardan bile en küçük bir geri adım atılmıyorsa “kırmızı ayın son çarşambasında demokratikleşeceğiz” lafına kim inanır! Hem de ne “demokratikleşme”! Bu ikinci “aşamada” “kapsamlı hukuk reformları ve yeni anayasa gündemde” olacakmış! Erdoğan’a ömür boyu başkanlık verecek müthiş bir “demokratikleşme aşaması”!

Ve uyarı üstüne uyarı. Yazının başındaki yetmemiş olacak ki, gelişmesi içinde de bir yenisi: “Demokrasiyi geliştirme sürecinin konuları ve talepleri geçiş sürecinin şartına dönüştürülemez”! Yani, “demokrasi” istemeyin! Allem kullem, Kürt Memet nöbete!

Üstelik Uçum’un hedefinde başlıca Kürtler olsa bile yalnızca Kürtler yok. Demokrasi ve hak eşitliği talep eden, yasaklara ve zorbalığa karşı çıkıp itiraz ederek hak arayan herkes var. Uçum sadece ulusal hak eşitliği taleplerini değil, genel siyasal hak eşitliği taleplerini, siyasal demokrasi talebini hedefe koyuyor. Önce hele terör meselesini halledelim, bölgeye yayılmada önümüzde nurlu ufuklar açılsın, sonra demokrasiyi düşünürüz mavalı okuyarak, bir miktar da milliyetçiliği kaşıyarak, herkesi aptal yerine koyuyor. Gelecekte nur topu gibi yeni bir anayasayla memlekete demokrasi getirileceği yalanına inanarak, öncelikle Erdoğan’la Bahçeli’nin peşine takılmalarını istiyor herkesten.

Eski TBKP’li Uçum, SSCB’nin çöküp dağıldığı ta o zamandan ABD iş birlikçiliği ve tekelci kapitalist düzeni savunma yoluna girmişti. Artık en gericisini savunuyor.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Mustafa Yalçıner

Mehmet Uçum’un aşamaları…
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et