Fotoğraflar, yeni anayasa ve ittifaklar…
Erdoğan’ın konuşma yapacağı TBMM açılışına ana muhalefet CHP, EMEP ve TİP ile birlikte katılmayınca Saray’dan karşı hamleyle fotoğraflar geldi.
Tabii ki, Trump’ın sağlayacağını söylediği ama “Önce Erdoğan’ın yapacakları var” diyerek şarta bağladığı meşruiyet, hele her itiraz eden saldırıya uğrarken, artık halka hiçbir hayrı olmadığını geniş kitlelerin anladığı “Yaptık ettik” içerikli propagandalarıyla muhalefete yönelik suçlamalarını dinlemek üzere önünde ayağa kalkarak Erdoğan’a sunulamazdı. Tabii ki, Anayasa ve yasa tanımaz zor Erdoğan’a selam çakılarak onaylanamazdı. Kendisine ve “ne kadar iyi yönettiği”yle ilgili nutkuna “makama saygı” gereği saygı göstermek artık ücret ve maaşları açlık sınırının altına düşen asgari ücretlilerle milyonlarca işçi ve emekliye saygısızlık etmek olurdu. CHP, EMEP ve TİP Meclis açılışını boykot etmekle doğru yaptı.
Ama bir de madalyonun diğer yüzü var. Çoğu CHP’yi desteklemekte olan genişçe bir çevre TBMM açılışına katılıp Erdoğan’ı dinleyen ve arasından verilen resepsiyona katılan geri kalan muhalefet parti ve liderlerini hiç zaman kaybetmeden linç etmeye girişti.
Evet, açılışa ve resepsiyona katılmakla doğru yapmadılar, ama herkesin bir hesabı vardır ve linç edilmeleri gerekmez.
“Linç”in başlıca malzemesi “devlet fotoğrafçısı”nın çektiği fotoğraflar. “Nasıl da Erdoğan’a gülümsüyor”, “Nasıl da gözlerine bakıp onu huşu içinde dinliyorlardı”! Yorumlar, net yargılar olarak sökün etti: “Fotoğraflar iktidarın yeni Anayasa yapmak için gereken 400 oyu bulduğunun fotoğrafı” idi. “Yeni müttefiklerle Erdoğan ittifaklarını yeniliyordu”, hatta “yenilemişti”! “Bunlar nasıl muhaliflerdi”? “Çoğu CHP oylarıyla seçilmiş, ama Erdoğan’ın yanına koşmuşlardı”!
Yorum ya da yargılarda, doğal ki, sıkışınca CHP’den AKP’ye transfer olan “Topuklu Efe” gibi belediye başkanlarıyla Beykoz belediye başkan vekili gibilerine kızgınlığın payı var. Ama yine de dilin kemiği olmalı.
Böyle paldır küldür suçlamacılık nezaket bir yana asıl politik olarak olacak şey değil. Kocaman insanlarca yapılmış olsa da “çocukça” bir davranış. Gerçi sağ tandanslı bazıları da öyle davrandı, ama yine de “solculuk hastalığı”dır.
Hatırlansın, 30 PKK’linin silah yakma töreninin ardından 12 Temmuz’da Erdoğan “Biz AK Parti, MHP ve DEM Parti olarak bu yolu beraber yürümeye karar verdik” demiş ve DEM eş başkanları yalanlasa da, hemen bir bildiri organize eden TKP DEM’in Cumhur İttifakına katıldığını ileri sürüp taarruza geçmişti. Sonra DEM muhalefetle birlikte davranmış, örneğin maden yasasına ya da zeytin ağaçlarının katledilmesine karşı düzenlenen mitinge katılmıştı, ama TKP bir kez Kürt ulusal hareketinin AKP ve MHP ile birleştiğine karar vermişti! Bu açıkça Kürt ulusal hareketini faşist saldırganlığın yanına itmek anlamındadır, ama TKP’nin sırtında yumurta küfesi yoktur!
Aynı hesap. Biraz derlenip toparlanılsa da, CHP’ye yakın TV kanallarında Ö. Özel açıkça karşı çıktıktan sonra bile sürdürüldü linç tutumu. Anket şirketleri anketler yaptı. Birisinin bir sorusu “Öcalan Erdoğan’a oy verin derse DEM tabanı nasıl davranır?” şeklindeydi ve kanallarda yayımlanıp tartışıldı. Haydi, yıllardır muhalefet eden Davutoğlu eski başbakanı, Babacan eski bakanıydı Erdoğan’ın, ama ya tüm iktidarı boyunca Erdoğan’ın hışmına uğrayan Kürt hareketi?
DEM yöneticilerinin Meclis açılışına katılıp açılış resepsiyonunda özenle oluşturulmuş fotoğraf karelerinde yer almaları nedeniyle haklarında hiç sektirilmeden hüküm kesildi. Tamamdı, zaten Demirtaş tahliye edilip Kürt sorunuyla ilgili bir-iki uygulanmayacak madde kondu mu DEM yeni anayasayı onaylayacaktı!
Demirel’in ünlü lafıdır, “Doğmayan çocuğa don biçilmez”; ama ekabirler bırakın “Don biçmeyi” gelinlikleri bile dikip DEM’i el çabukluğuyla Cumhurculara “Baş göz etti”!
Birçok Kürt ilinde hâlâ kazık gibi duran kayyım genelleşmiş, Kürtlere eşit ulusal hak konusunda bırakalım icraatı henüz tek laf bile edilmemiş, üstelik ne kadar kalmışsa demokratik hak namına her şey saldırı altındayken muhalifliğine nokta koyup DEM’i iktidara armağan etmek ne yaman bir hızdır!
Bu, sözde muhaliflik adına yapılıyor. İstenen muhalefetin zayıflayıp iktidarın güç toplaması mıdır?
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et