4 Ekim 2025 06:09

Tek kanatlı kuşlar, tayyare hülyası, egzoz ilimi

Elbette tesir farklıdır ama muhtelif alüminyum ve titanyum alaşımından imal edilmiş, bilmem kaç tonluk kanatlı bir makinenin uçabilmesine hayret etmek için, havada ilk kez uçak görenlerden olmak gerekmiyor. Bugün değişen, avamın kafasına hâlâ tam yatıramadığı fizik kaideleri üzerine düşünmeyi ertelemesi, her nevi metal kuşu normalleştirmesi olabilir. Elverişli edevatın icadı sayesinde uzay kolonileştirilirken abes artık buna şaşırmak.

Bir uçaktan milli gurur vesilesi çıkarabilmek, gökyüzünde uçarken görmeyende dahi üretilmiş olmasından dolayı bir tatmin duygusu yaratabilmekse başka bir mühendislik gerektiriyor. Milliyetçiliğin, militarizmin mühendisliği.

*

AKP Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı ve zaman zaman yükselttiği kartıyla Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan'ın son ABD ziyaretiyle KAAN savaş uçakları etrafında dönen tartışma gökyüzünü sardı.

KAAN'ın ne derece yerli ve milli olduğu, son derece makul şekilde motorunun Türkiye sınırları dahilinde üretilmiş olup olmaması kıstası üzerinden sorgulanıyor. Bir taraftan uluslararası politika semalarındaki kimi uçuşları dolayısıyla hükümet motoru istese dahi Amerika'dan satın alabilecek mi, bu çok daha güncel bir muamma. Ama belki baştan ele alınması gereken, bugün yerli üretimden ne anlaşılacağı olmalı. Gurur peşinde koşmadan yapılacak mantıklı bir akıl yürütme, yerlilik sevdasında olanın örneğin kamu yararı hiçe sayılarak hammaddesini uluslararası sermayeye pazarlamamasını gerektirir. Gökyüzünde uçakların kuyruk dumanıyla “kıskananlar çatlasın” yazdığı gösteriye ağzı açık bakan karnaval kuşağı yontmak yerine, hayali kurulan teknolojiyi üretecek gençler yetiştirmek akılcıdır. Mercimeği Kanada'dan satın alır hale gelmişken savaş uçağına aktarılan kaynağı sorgulamak daha milli sayılmalıdır. Velhasıl KAAN, cıvataların nerede sıkıldığına bakılmaksızın bu tercihlerle, arkasındaki meşruiyet pazarlığıyla, hikâyesindeki tutarsızlıklarla yerli ve millidir; bugün yerlilikten ve millilikten anlaşılanı faş ettiği için önemlidir.

*

“KAAN'ın motoruna inanmayanlar gelip görebilir!”

Motoru Amerikan mı olacak, kongreden izin çıkacak mı, alışveriş Türkiye'ye nasıl bir iş akti dayatacak... Tüm bunları bir kenara sıyırıp koca konuyu “motora inanmayanlara” getirmek milliyetçiğin ve militarizmin mühendisliğine dahil işte.

Geçen hafta gerçekleşen son Teknofest'te TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit bu başlıkla sunulan bir söyleşi vermiş. KAAN'ın motoru TEI-TF6000 ile ilgili merak edilenleri paylaştığı söyleniyor ama kendisi daha çok “motoru eleştirenlere” meydan okuyor. (Motoru eleştirmek yerli bir fiil örneğin.) Gelsinler, görsünler ve (burası kritik) egzozun kokusunu duysunlar, diyor. Egzoz avamın ilimidir. İçindeki kükürt oksitin, hidrokarbonun ve her ne haltın emisyonuysa yüzdesi önemli değildir, KAAN konuyu buraya çekebilmekle yerli ve millidir.

*

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, önceki Bağlantılar'da imrenmeyi aşan bir hisle andığım “dijital vatan şuuru” tamlamasını kullandığı konuşmada manidar bir cümle daha kurmuştu. 22. İmam Hatipliler Kurultayı'nda bugün teknolojinin geldiği yerden, gönüllerindeki Teknofest kuşağından söz ederken “Çift kanatlı olarak yetiştirdiğimiz nesillerden rahatsızlar” demişti.

Çift kanatlı nesiller. Yine pek özlü bir deyiş.

*

Uçmayı sağlayan aerodinamik kaideleri muhtemelen canlılarda tek kanadı mümkün kılmıyor. Her nevi teknolojik aygıt sesini taklit yetenekleriyle aklınızı alabilecek ötücüler mevcutsa da tek kanatlı kuş yok. Tekin'in konuşmasında “eksik kanadını arayan fani” temalı mitolojik bir gönderme yapmadığını öngörmek zor değil. Bu toprakların kadim Doğu-Batı muhasebesine, iki taraftan alınacak ahlak-medeniyet terkibinde güncel bir formüle işaret ediyor kendisi.

*

AKP öncesinde buzdolabı bile olmadığına inandırmaya çalışanların, kendi insanlı/insansız savaş uçaklarını ya da “ahlaklı yapay zekâ” uygulamasını üretme hevesinde tutarsız hiçbir yan yok.

19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başı edebiyatına bakarken bugün hâlâ diri bir Doğu-Batı ikiliği akla geliyor. Fazla Batılılaşma/makineleşme nedeniyle yozlaşan, ahlaksızlaşan, aynı zamanda gülünçleşen, neredeyse içi boşalan ve derken insanlığından çıkan karakterler silsilesinin temsil ettikleri kadar, aynı dönemin Osmanlı bilim kurgusu denebilecek “fennî romanları” da bugün için anlamlı alegoriler sunuyor. Batı'yla yarışmada “tayyare tutkusunun” köklerini, “İslam ilerlemeye engel mi?” tartışmasına kurmaca dünyasıyla verilen karşılıkları, tekno-İslam ütopyasının çekirdeklerini görebileceğiniz metinler bunlar. Sefahat düşkünlüğü ve ahlaktan yoksunluk nedeniyle teknolojik gelişmenin hayrını göremeyen Amerika ve Avrupa imgesi ve o bilginin Türklük ve Müslümanlıkla buluşmasıyla varılan eşsiz terkip... Başka bir dünya. 

Mevzunun güncelliğini yitirmeyişi Bağlantılar'ın uç uca eklenmesine vesile oluyor. Devam edeceğimiz sular buralar.

Pınar Öğünç

Tek kanatlı kuşlar, tayyare hülyası, egzoz ilimi
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et