Ehlileştirilen muhalefet
Ehlileştirilmiş bir muhalefete verilen izinle çok partili bir vitrinin ardında, nefes almakta zorlandığımız muhakkak. Hepimiz dehşetle yaşananları anlamaya, bir sonraki adımımızı düşünmeye, ruhumuzu da bu saldırılardan olabildiğince korumaya çalışıyoruz.
Türkiye İnsan Hakları Vakfının (TİHV) basında yer alan haberlerden derlediği günlük dokümantasyon verilerine şöyle bir göz atmak dahi yeterli ehli muhalefetini de kendisi yaratmakta beis görmeyen, yargıyı hanidir araçsallaştırmış bir iktidarın tüm güçlü varlığını idrak etmeye. İstanbullu yurttaşlarının tamamına eşit mesafede durması gereken ancak durmadığını ömrüm boyunca bizzat yaşadığım İstanbul Valiliği yaptığı açıklama ile Beşiktaş, Beyoğlu, Eyüp Sultan, Kağıthane, Sarıyer ve Şişli ilçelerinde her türlü miting, basın açıklaması, açık hava toplantıları ile gösteri yürüyüşleri, çadır kurma, stant açma, oturma eylemi, imza kampanyası, anma töreni, bildiri dağıtma, pankart/afiş asma ve benzeri eylem ve etkinliklerini 7 Eylül 2025 saat 20.00 itibarıyla 3 gün süreyle yasakladı örneğin bir çırpıda. O arada mahkeme (?) kararı ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul il başkanının görevden alınarak Gürsel Tekin’in il başkanı olarak görevlendirilmesi ile başlayan ve bu durumu protesto etmek için 7 Eylül 2025 tarihinde CHP İstanbul il binası çevresinde toplanan, aralarında milletvekilleri ile parti yöneticilerinin olduğu parti üyelerine polis müdahale etti diyemeyeceğim, açıkça saldırdı.
Ortalık gaza kesmişken, haber alma araçları olarak kullanılan X, Instagram, YouTube, Tiktok, Facebook, WhatsApp, Telegram, Signal uygulamalarına yönelik 7 Eylül 2025 saat 23.45 itibarıyla bant genişliği daraltması hızla hayata geçirildi, 8 Eylül 2025 saat 21.00 itibarıyla sona erse de ne zaman dar alanda paslaşacağımız, hangi araçların ehven olacağını birlikte göreceğiz.
Bu arada CHP il binası çevresinde sosyal medya yayını yapan Avukat Muhammed Mesut Yıldız’ın polis tarafından gözaltına alındığını, polisin göz yaşartıcı kimyasal ajan ve plastik mermi kullanarak alanda bulunanlara hatta il binası içindekilere de saldırdığını, gazetecilerin de bu saldırılardan muaf olmadığını öğrendik. Polisin fiziksel şiddetine maruz kalanlar arasında sevgili meslektaşım ve şimdi CHP milletvekili olan Asu Kaya’nın da olduğunu paylaşılan videolarda da gördük. Sevgili meslektaşımla Osmaniye Tabip Odası başkanı olduğu dönemde bir başka meslektaşımızın bir yargı mensubunun karalama ve yargı eliyle gözdağına maruz kalması üzerine desteğe gittiğimizde tanışmış, sonrasında da milletvekili adaylığı ile sevinip deprem döneminde de varlığını hep meslek örgütümüzün yanında hissetmiştik. Sayın Mahmut Tanal’ın da hastanede tedavi görmek zorunda kaldığı videoları izledik bu saldırılar sonucunda ve toplam kaç kişinin yaralandığı ve gözaltına alındığı TİHV dokümantasyon verilerine de erişemedi henüz. Her zaman sahada ve çok sınırlı olanaklar ama hep en çarpıcı görüntülerle bize erişen Bağımsız Gazeteci Sevgili Fatoş Erdoğan’ın yaralarından biliyoruz kolluğun nasıl pervasızca silah kullandığını.
Bütün bunlar olurken, 9 Eylül 2025 tarihinde basında yer alan haberlerden, mahkeme kararı ile CHP İstanbul il başkanı görevden alınarak Gürsel Tekin’in il başkanı olarak görevlendirilmesinin ardından kendisinin polise 30 kişilik liste verdiği ve bu liste dışındaki parti üye ve yöneticilerinin il binasına girmesine polisin izin vermediğini öğrendik, insan hakları ihlallerini derlediğimiz arşivimize kaydettik. Bizler teker teker nisyan ile malul olsak da arşivler yarına kalacak. Demokrasi için, özgürlüklerimiz için, insan kalabilmek adına mücadele edenler de yüreğimizde yerini çoktan aldı.
Evrensel'i Takip Et