Silksong: Küçük bir böcek dev endüstriyi nasıl altüst etti?
Hollowknight’ın altı yıldır beklenen devam oyunu Silksong’un perşembe akşamı satışa açılması ile birlikte oyunu satın almaya uğraşan oyuncuların yoğunluğu nedeni ile Steam, Xbox, Playstation ve Nintendo Switch mağazaları ciddi teknik sıkıntılar yaşadı. Steam’de sayfanın açılmaması ya da alışveriş sepetine oyunu ekleyememe gibi sıkıntılar yaşanırken, Nintendo mağazası “bakım” gerekçesiyle bir süre kapalı kaldı. Tüm bu sıkıntılara rağmen satışa açılmasından 45 dakika sonra Silksong’u sadece Steam’de 100 bin oyuncu oynuyordu. Eş zamanlı oynayan oyuncu sayısı saatler içinde hızla yükselerek önce 250 bini ardından 500 bini aştı ve 535 bin oyuncu ile güne noktayı koydu. Bu sayı ile Silksong, Steam’de gelmiş geçmiş en fazla eş zamanlı oyuncunun oynadığı oyun listesinde 18. sıraya oturarak Battlefield 6 betanın hafta sonu rekorunu da geride bıraktı.
Oyun mağazalarının böyle hep birlikte toplu sıkıntı yaşamaları 10 milyonlarca dolarlık bütçeli dev stüdyoların AAA oyunlarında bile yaşanmamıştı. Ne olmuştu da 3 kişilik küçük bağımsız bir stüdyo tarafından geliştirilen, kahramanı kılıç yerine taşıdığı iğnesi ile sevimli bir böcek olan bir oyun; yüzlerce kişiden oluşan ekiplerce üretilen dev bütçeli büyük reklam kampanyalı oyunları ezip geçebilmişti? Bu sorunun yanıtı için birkaç sebepten bahsetmemiz gerek.
Sebeplerden biri serinin ilk oyunu Hollowknight’ın yıllar içinde biriktirdiği hayran kitlesi. Silksong’un yayımlanmasına birkaç gün kala kırdığı 70 bin oyunculuk rekoru bir yana bırakırsak o tarihe kadar 20 bin eş zamanlı oyuncuyu ancak görebilmiş bir oyun Hollowknight. İlk gün Steam eş zamanlı oyuncu zirvesi sadece 812 kişi. Ancak yıllar içinde oynayanların başkalarına tavsiyelerinin de etkisiyle devasa bir oyuncu ve hayran kitlesine ulaşmış bir oyun. Hayran kitlesinin gerek Hollowknight gerekse de Silksong için üretip yayımladıkları irili ufaklı içeriklerin Silksong’un başarısında payı var. Korsan oyun siteleri bile Silksong’u paylaşırken “Paranız varsa geliştiricilere desteğinizi esirgemeyin” mesajları eşliğinde paylaşıyor.
Bir diğer sebep Silksong’un 2019’da duyurulmasının ardından oyunla ilgili uzunca süre hemen hiçbir şey açıklanmaması. Oyunun yayınlanıp yayınlanmayacağının bile mizah konusu haline geldiği bir sessizlik hali. Bu sessizlik hali pratikte beklentiyi fazlasıyla arttıran bir gizem yarattı. Silksong’un bu yüksek beklentiyi karşılayamama olasılığı vardı ama ilk yorumlar ezici bir şekilde oyuncuların yüksek beklentilerini karşılayabildiğine işaret ediyor.
Üçüncü ve belki de kilit noktalardan biri ise oyunun fiyatlandırılmasıydı. Hayran kitlesi ve beklenti göz önünde bulundurulduğunda Silksong, 40 ya da 50 dolarlık bir fiyattan satılsa bu fiyat oyunculardan ciddi bir itiraz görmez satış miktarlarında uzun erimde büyük bir fark yaratmazdı. Buna rağmen Team Cherry pek çok ülkede 20 dolar Türkiye gibi bazı ülkelerde ise 8-10 dolarlık fiyatı tercih etti. Fiyat 40-50 dolar bandında olsa Silksong’u bir mağaza indirimi bekleyecek pek çok kişi koşar adım mağazaya girdi. Büyük oyun şirketlerinin 70-90 dolara AAA oyun satıp üstüne bir de şirket yöneticilerinin “geliştiricilere 10-20 dolar da bahşiş bıraksanız ne güzel olur” diye zırvaladığı bir evrende “yılın oyunu” ünvanının en güçlü adaylarından birinin 20 dolara satılması oyun devlerinin fiyatları artırma teşebbüslerine de vurulmuş şık bir darbe. Yılın oyununun diğer güçlü adayı Clair Obscur: Expedition 33’ün de yine büyük stüdyolardan değil yaklaşık 30 kişilik küçükçe bir ekipten çıkmış bir AA oyun olduğunu da not düşelim.
Daha iyi, daha gerçekçi grafikler arayan bir oyuncu kitlesi hep mevcuttu ve mevcut olmaya da devam edecek elbette. Ancak bir süredir bu, oyuncular arasında baskın eğilim olmaktan giderek uzaklaşıyor. Oynanış, hikaye anlatımı, tasarım ve özgünlük giderek daha fazla değer kazanıyor. Bağımsız geliştiricilerce üretilmiş birçok oyunun son beş on yıldaki başarısı bunun kanıtlarından. Büyük stüdyoların milyonlarca dolarlık yapımlarının eskisi kadar kârlı olmadığı, oya gibi işlenmiş küçük stüdyo oyunlarının hak ettiği değeri görebildiği bir dönem bu.
Evrensel'i Takip Et