5 Eylül 2025 06:07

CHP, çöktürme siyaseti, emekçilerin kurtuluş umudu

CHP’yi kendi iç sorunlarında debelenen bir parti haline getirmek için her çekici kullanan cumhur iktidarı, rakibinin toparlanmasına imkân vermeden bir sonraki darbeyi indiriyor. Bir CHP’liye karşı ötekinin, genel başkana karşı eskisinin, küskünlerle barışıkların, az nemalananla çok nemalananın arasındaki rekabeti tutuşturan mayın, partinin içinde patlamaya hazır bekliyor.

Partinin içinin karıştırılması için sokulan nifak, eski kadrolarda birikmiş öfkenin azıcık harlanması ve çelişkilerin körüğüyle dökülen kılıç partinin içini karıştırmayı amaçlıyor.

İstanbul il başkanlığına, daha önce partiden istifa etmiş olan Gürsel Tekin ve ekibinin 45. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Özgür Çelik ekibinin yerine kayyum olarak atanması, CHP’nin kongre süreçlerinin sil baştan yapılma durumuyla karşı karşıya kalması idari bir işgüzarlığın repertuvarının nasıl çeşitlenebileceğini gösteriyor. Partinin yerel örgütlerini yık, yeniden kurmaya zorla, belediye başkanlarını hapse at, son olarak Özgür Özel’in yerine Kılıçdaroğlu’nun getirileceği kulislerini yay… böylece rakibinin bir kısır döngü içinde boğulmasını izle.

Kendisi de iktidara bağlı bir kurum olan YSK’nın da sessiz bir rezerv olarak geride tutulduğu; Asliye Hukuk Mahkemesinin, üstüne vazife olmayan bir hamleye yönlendirildiği bu sürecin siyasi ve ahlaki kapsamı hukuki defosundan daha ağır.

Süreç içinde, seçim ve siyasetle ilgili her şeyin ve her şerrin kendisinden beklenebileceği iklimini yerleştiren ve bu esnada kendisini sınıflar üstü, siyaset dışı, sureti haktan bir yere koymaya çalışan iktidarın her hamlesi, aynı zamanda halkın üzerinde bir güç gösterisi yapmak anlamına geliyor. Hileyle kazanılan seçim ve referandumlar, YSK’nın yakından kumandalı bir kurum olduğu izleniminin yerleşmesi, rakip partilere uygulanan şiddet ve komploların oluşturduğu birikime eklenen her yeni saldırıyla halkın daha iyi bir gelecek umut etme hakkını ortadan kaldırmaya girişiyor. Mevcut rejimden; şiddetten, baskıdan, yağmadan ve yoksulluktan kurtulabilmek için elindeki tek gücün, sandığın bile artık olmayabileceği bir umutsuzluğun yayılması, kitlelerin tamamen siyaset dışına çekilmesi iktidarın bekleyebileceği en iyi sonuç.

Kitlelerin siyaset sahnesinden çekildiği, hakları için mücadele etmekten vazgeçmesine yol açan moralsizlik ve korku halinin keyfi hale dönüşmüş bir hukuki tehdit ve fiziki şiddetle kalıcılaştırıldığı yönetim biçimi eninde sonunda diktatörlüktür.

Bugün görünürde demokratik olan mekanizmalar kullanılarak CHP üzerinde denenen yöntem geçmişte de olduğu gibi bir kez daha, faşizmin liberal demokrasinin kanallarından aktığını, bu kanallardaki tıkaçların ne kadar iğreti olduğunu kanıtlıyor. Parlamenter düzen kalsa bile içinden çıkan sesin hep aynı ses olduğu, ayrıksı seslerin de düzeni bozamayacak kadar cılızlaştığı sistem, mevcut koşullarda küresel bir ideal haline de gelmiştir. Ama hiçbir yerde bu ideal Türkiye’deki gibi pervasız değildir henüz.

Ana muhalefet partisine yapılanlar sadece bir rakip partinin zayıflatılması ve seçimi kazanma arzusundan ibaret değil. Tek adam iktidarı, toplumu önünde hizaya sokabileceği baskıcı rejimi son noktasına kadar ilerletme kavgası veriyor. Tek adam iktidarı tek adamın yönetimi demek değildir malum, bir siyasi koalisyon olarak işlediği de açık. Ancak koalisyonun parçalarını tek bir irade de birleştiren mevzu, içerde ve dışarıda devlet destekli yağma ile beslenen Türkiye sermayesinin ‘dava’sıdır.

Bu dava, ikna olmayanları, çıkıntılık yapanları, örgütlü itirazları çöktürme davasıdır aynı zamanda. O yüzden siyasi ve medeni hakları ellerinden peyderpey alınan, açlık ve yoksulluk işkencesi altında kalan, ezilen, sömürülen, ölmeyecek kadar yaşayan milyonlarca emekçinin sessiz kalması, iyisi biat etmesi karşılığında sürdürülebilir. Ezilenlerin kurtuluş umudu için verecekleri her mücadele ise bu dava sahiplerinin korkusudur.

Bugün CHP, yarın başka partiler, örgütler herkes hedeftedir; önemli olan yine bir sarı öküzün verilip verilmeyeceğidir.

Nuray Sancar

CHP, çöktürme siyaseti, emekçilerin kurtuluş umudu
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et