İhbarımdır!
Bu yazımın içeriğinde son yıllarda hemen hemen tüm kentlerimizde yapılmakta olan yasa dışı bir uygulamayı ele aldım. Kentin ana ticaret merkezlerinde bulunan caddelerde zemin yapılanmaları ticari olan yerlerde zemin dükkan veya mağazasının ön yola olan cephesinin tamamının kapatılmasına yönelik bir durum. Bu alanlarda arsa ve kullanım değerlerinin olağanüstü yüksek olduğu bilinmektedir. Yapılan bu ön bahçe çıkma yapıları ile bu alanları kullananlara ciddi bir imtiyaz sağlanmaktadır. Belediyeler bu parsel içindeki maliklerden herhangi bir şikayet gelmez ise, olaya göz yummaktadır. (Bu işletmecinin, parseldeki yapı sahiplerinin ve belediyenin de işine gelecek akçeli anlaşmaları ile sağlanmaktadır) Kentleşme ve kent bütünlüğü açısından da bakıldığında her işletmenin kendine has tarzı ile yaptığı yapıların görselliği açısından bakıldığında çok kötü bir uygulama ortaya çıkmaktadır. Ayrıca Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun proje müelliflerine (mimarlarına) tanıdığı bu yasal hak ta onun bilgisi ve onayı olmadan ihlal edilmektedir. Sadece ticari kaygı üzerine oturan bu uygulamalar o kadar doğallaşmıştır ki, uygulama imar planları hiçbir şekilde uygulanamaz hale gelmiştir. Bu yapılaşmanın tüm ülkede büyük kentler başta olmak üzere her alanda yasalara aykırı olarak yaygınlaşması tam bir imar anarşisini de doğurmuştur. Bu sürecin önüne geçilememesi yüzünden bu eklentilere ilave katlar ve yeni düzenlemeler de yapılmaktadır. İşte bu sarmalın içinden örnek olarak ele aldığım Düzce’deki yapılaşmaları aktaracağım.
Bu yazım aynı zamanda Düzce Belediyesi, İmar İşleri ve Estetik Kurulunun verdiği kararlar ve yapılanmakta olan parsel ön cephesinin yola kadar olan kısmına yasal olmayan izinlerin verilmesine ait tüm yapılar için bir ihbardır.
Düzce’de özellikle Mehmet Akif Caddesi üzerinde yer alan yapıların imar uygulama planları ve plan notlarına aykırı olacak şekilde yapılanmasına dair verilen kararlar tamamen hukuka, yasa ve yönetmeliklere aykırıdır. Bu uygulamanın hiçbir gerekçeye dayanamayacağı da açıktır. Düzce’de ticari fonksiyonların gelişmesini arttırmak (yeme içme restoran, kafe vb. fonksiyonlar) için uygulandığı söylenmesine karşın, burada Düzce Belediye Meclisi ve Estetik Kurulunun aldıkları karara göre yapılan uygulamaların hiçbir yasal dayanağı da yoktur. Belediye meclisi “imar plan değişikliği” ve “plan notu” değişikliği ile ilgili bir karar alarak bu uygulamanın yapılmasını sağlayabilir. Burada hiçbir plan ve plan notu değişikliğine ait herhangi bir meclis kararı alınmamıştır. Bu uygulamaya imkan verecek gerekçeler ne olursa olsun, (Kentsel estetik, deprem sonrası yeniden yapılanma imkanı, ekonomik gerekçeler) hiçbir surette bu amaçla yapı izni verilemez. Ayrıca bu yapılanmaların önünü açan estetik kurulunun aldığı karar ile ön bahçe mesafesi yola sıfırlanamaz ve imar planlarına plan notlarına aykırı hiçbir karar alınamaz. Bu uygulama 3194 sayılı Kanun’a ve “Planlı Alanlar Yönetmeliği”ne aykırıdır. Bu uygulama ancak üst ölçek planlara ilave edilecek not ile mümkündür. Meclisin de üst ölçek plan ve plan notları ile ilgili bir kararı bulunmamaktadır. Bu uygulamalarda, bir parsele bu uygulamanın verilmesi diğer parsellere verilememesi de eşitlik ilkelerine aykırıdır. Konunun bu günlerde ele alınışının bir başka manevrası da “kamu yararı” ile uygulanıyor olmasıdır. Burada kamu olarak ele alınan o ticarethanenin işletmesi midir? Ona sağlanan ayrıcalıklı imar uygulaması mıdır? Kira bedelleri olağanüstü çok olan bu yerlerde, hiçbir bedel ödemeksizin ilave alan kazanması mıdır? Bu konuda yargı süreçlerine bakıldığında konunun kamu yararı taşımadığı gerekçesi ile uygun görülmediğine dair birçok karar vardır. Estetik kurulları, kentlerde cephe düzenini, malzeme uyumunu ve kent silüetinin uygunluğunu sağlamak ile ilgili kararlar alırlar veya görevleri de budur. Hiçbir estetik kurul istisnai imar hakkı veremez. Tüm bu gerçekler ışığında yapılanların tamamı yasa ve yönetmeliklere aykırı olup suçtur.
Şimdi yazı başlığımdaki İHBARIMDIR kelimesinin Türkiye’de kaç savcıya ulaşacağını da merak ediyorum.
Evrensel'i Takip Et