1 Eylül 2025 00:04

Venezuela’da savaş ihtimali mi?

Dünyanın her köşesine barış getirmek ile övünen ABD Başkanı Donald Trump artık Nobel Barış ödülünü hak ettiği konusunda tam bir özgüvene sahipken, ülkenin arka bahçesi olarak kabul ettiği Latin Amerika’da aynı barış güvercini rolünden uzak bir politika izliyor. ABD’nin geçtiğimiz temmuz ayından beri Venezuela’ya karşı takındığı sert tutum geçtiğimiz hafta ABD deniz kuvvetlerinin Venezuela kıyılarına 6 adet savaş gemisi göndermesi ile açık bir savaş tehdidi hüviyetine büründü. ABD’nin bu son hamlesine karşı Venezuela 4,5 milyon yedeği askere çağırarak karşılık verdi. Trump idaresinin bu hamlelerinin ne kadarının gerçek ne kadarının gösteri olduğunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Ancak bu hareketlerin Maduro rejimini daha da sıkıştırmaya çalışan ve gerçek bir çatışmadan uzak olduğu iddiasında da bulunulabilir. ABD’nin temel argümanı, Venezuela Başkanı Nicolas Maduro’nun ve rejimin yüksek kademelerinde bulunan İçişleri Bakanı Diosdado Cabello gibi isimlerin ‘Cartel de los Soles’ adlı bir uyuşturucu örgütünü idare ettikleri ve Kolombiya’da üretilen uyuşturucuların bu kartel vasıtasıyla Karayipler üzerinden ABD’ye gönderildiği yönünde. ABD bazı Meksika ve Kolombiya kartellerini uluslararası terör listelerine aldığından beri bu ülkelerde kendisine yönelik faaliyetlere karşı askeri seçenekleri kullanabileceği ihtimali üzerinde duruluyordu. Bugün savaş gemilerinin Venezuela kıyılarına yaklaşması bu tehditlerin aldığı en somutlaşmış hal.

Bununla birlikte ‘Cartel de los Soles’ adlı bir örgütün var olup olmadığına yönelik tartışmalar ABD’nin Maduro’ya yönelik askeri bir harekat gerçekleştirmesinin çok ta ihtimal dahilinde olmadığı görüşünü kuvvetlendiriyor. Venezuela’daki mevcut rejimde her alanda derin ve kurumsallaşmış yolsuzluk pratiklerinin var olduğu kabul edilen bir gerçek. Bu açıdan ülkedeki kolluk kuvvetlerinin uluslararası uyuşturucu trafiğine göz yumuyor olmaları da çok büyük bir olasılık. Ancak Devlet Başkanının lideri konumunda olduğu, aşağı doğru hiyerarşik ve ideolojik bir yapıya sahip olan bir örgüt iddiası ise gerçekten uzak nitelikte.

ABD yönetimi, Başkan Maduro’nun yakalanmasına yardımcı olacak ya da rol oynayacak bir bilgi sağlayacaklara 50 milyon dolar, içişleri bakanı için ise 25 milyon dolar ödül koyarak Venezuela rejimini aslında var olmayan bir örgütü yönetmekle itham etti. Şimdi ise bu konuda somut adımlar atarak bölgede daha önce örneği görülmemiş bir müdahale biçimini benimseyebileceğini gösterdi. Bu tarz bir müdahaleciliğin örnek teşkil edebileceğini sezen Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro ise sosyal medya hesabından ABD yönetiminin iddialarının gerçekliğini sorgulayan paylaşımlarda bulundu. Meksika ise ABD’nin kendi topraklarına askeri bir müdahale gerçekleştirebileceği ihtimalini kategorik olarak reddetmeye devam ediyor.

Her ne kadar Venezuela muhalefeti Maduro’nun günlerinin sayılı olduğunu iddia ederek savaş tamtamları çalsa da hem Trump’ın hem de Maduro’nun oldukça pragmatik siyasetçiler olduğunu unutmamak gerek. Trump ve idaresinin göreve geldiği günden beri Venezuela’daki rejime karşı takındıkları sert tutuma rağmen Maduro her zaman diyaloğa hazır oldukları yönünde görece yumuşak olarak kabul edilebilecek açıklamalarda bulunmuştu. Bugün gelinen noktada ise iki ülke arasındaki krizin sıcak müdahaleye dönüşme riskinin çok yüksek olduğu görülüyor. Ancak bu krizin arkasından ABD’nin arzu ettiği hedeflere yakınsayan bir pozisyonu benimseyen Maduro rejimi ile karşılaşılırsa şaşırmamak gerekecektir.

ABONE OL

Ertan Erol

Venezuela’da savaş ihtimali mi?
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et