Emperyalist ilişkiler: ‘Ben-Merkezci’, güç ölçütlü ve gergin
Trump pervasızlığıyla “züccaciye dükkanına girmiş fil”e benzetilir. Yanlış değildir, ama her zaman doğru da değildir.
Beyaz Saray’da Zelensky ile görüşürken öyleydi, önünü ardını düşünmez görüntüsüyle kırıp dökmekten kaçınmaz havadaydı. Yardımcısıyla birlikte bağırıp çağırdılar ve Zelensky’i geldiğine geleceğine pişman ettiler. O da mecburdu ama, Batılı emperyalistler adına savaşırken en çok Trump’ın silahlarını kuşanmıştı, eşit ilişki kuracak hali yoktu, hep alttan aldı. Şimdi Trump’la Putin’in Alaska görüşmesinden sonra Beyaz Saray’a tekrar gitmeden Trump’ın dayatmasıyla baştan karşılaştı: Kırım’la NATO üyeliği masada değildi!
Avrupalılar, önce Orban Macaristan’ı dışında 26’sı bir araya gelip sınırların zorla değiştirilemeyeceğinin altını çizen bir ortak açıklama yaptı. Alaska görüşmesinin öncesinde Trump’la Zelensky ve NATO Genel Sekreterinin de katıldığı online toplantıda “Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne saygı” vurgusu yaptılar. Üstelik sorunu sadece Ukrayna’nın değil Avrupa’nın da güvenliği sorunu olarak koymaktaydılar. Alaska görüşmesi sonrasında Rusya’ya yaptırımları ağırlaştırmaktan söz ettiler. Pazartesi ise Zelensky’nin ardından, NATO Genel Sekreteriyle AB Komisyonu Başkanı’nın yanı sıra Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Finlandiya başbakan ve başkanları Trump’la bir masa etrafında toplandı. Bu kez Trump Zlensky ile dalga geçmemiş, Avrupalılara da hüsnü kabul göstermişti. Ama ne ölçüde?
Trump son görüşmesinde Zelensky’i azarlamadı, ama ona hiç sormadan oturup Putin’le Ukrayna’nın paylaşılması pazarlığını yapmakta da sakınca görmemişti. Putin koşullarda anlaşma sağlanıp ateşkesi kabul etseydi kim ne derse desin Ukrayna paylaşılmış olacaktı. Ancak Putin alttan almayıp Rusya’nın işgal etmediği bölgeler de dahil tüm Donbass’ı istedi. Kırım’ı tartışmıyordu bile.
Trump sadece Zelensky’i hiçe sayan bir pazarlık yürütmekle kalmadı Putin’le. Avrupalı emperyalistlerle de önce online sonra yüz yüze bir araya geldi gelmesine, ama Putin’le anlaşma sağlayabilse onların da sırtından Ukrayna’nın paylaşımı anlaşmasına imzayı çakacaktı. Olmayınca masaya oturup birbirlerinin yüzüne gülüyorlar. Ve şimdi Trump sanki kendilerine ve çıkarlarına önem veriyormuş gibi, bu görüşmeden sonra kendisinden telefon bekleyen Putin’le tekrar görüşeceğini söyledi Avrupalılara.
Trump, bu kez en azından görünüşte görgü kurallarına riayet etti ve “fil” görüntüsü vermedi, ama açıkça “ben-merkezci”ydi. Zaten sloganı “America first (önce Amerika)”. Ne yapıyorsa ABD ve çıkarlarını yüksekte tutup yapıyor. Bunu politika yürütüş şekliyle, örneğin görüşmeleri düzenleme biçimiyle de göstere göstere uyguluyor üstelik. Ve Zelensky bir yana Avrupalı emperyalist şefler de mırın-kırın ediyor ama fazla ileri gidemiyorlar, onlar da Avrupa’nın savunmasında Amerikan “şemsiyesi”ne muhtaç çünkü. Güçleri kadar konuşabiliyorlar. Trump da gücü kadar davranıyor!
Rusya, Trump’ın gücünü az-çok frenliyor. Şimdi Trump Avrupalı şeflerle birlikte yeniden Ukrayna’ya silah yardımını artırmayı da gündemine almış olmakla birlikte yine de durup düşünüyor ve Putin’le anlaşmaya öncelik veriyor. Kendisini buna zorlayan Rusya’nın nükleer silah yığınağı ve radarların tespit edemediği Orişnik füzelerinin yanı sıra ABD’nin Çin’le olan rekabeti.
Geçtiğimiz haftanın bir diğer önemli olayı Çin ve ABD’nin karşılıklı olarak ve aralarındaki erteleme anlaşmasının bitimine saatler kala yüksek gümrük vergilerini askıda tutmayı yeniden 90 gün uzatmalarıydı. Biliniyor, Trump Çin’e yönelik gümrük vergilerini iki kerede toplam yüzde 145’e yükseltmiş, Çin de resti görerek ABD mallarına koyduğu gümrük vergisini yüzde 125’e artırmış, ama önemli bir şey daha yaparak ABD’nin kendisine muhtaç olduğu rafine nadir toprak elementleri ihracını kısmıştı. Mayısta bir kısım vergiler yürürlükten kalkmış ve genelde ABD ek gümrük vergilerini yüzde 30’a Çin ise yüzde 10’a düşürmüştü. Şimdi bu haliyle vergi yükseltmeleri askıda.
Trump Zelensky ile Avrupalı “ortakları”na güç gösterisi yapıyor, ama Çin’e gelince daha usturuplu yürümesi gereğini görüyor ve öyle yapıyor. Nedeni açık, Çin dişine göre bir rakip de ondan! Emperyalistler arasındaki gergin ilişkileri güç belirliyor.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et