14 Kasım 2019 04:20

İnsan hakları savunucuları ve özgürlükler

Paylaş

İnsan Hakları Savunucularının Korunması Bildirisi (9 Aralık 1998) 20 maddeden oluşan bir belgedir. Bildiri’nin, 1. maddesinde insan haklarını savunmanın bir insan hakkı olduğu vurgulanır.İnsan hakları savunucuları da, bireysel olarak ya da başkalarıyla birlikte, insan haklarını korumak ve geliştirmek için çalışan kişilerdir.Bildiri’nin başlangıcında , “İnsan hakları ve temel özgürlükleri koruma ve geliştirme temel sorumluluğu ve ödevinin devlete düştüğünün altını çizerek” denmek suretiyle, insan haklarının korunması, gerçekleştirilmesi ve geliştirilmesinde devletin birincil sorumluluğuna dikkat çekilmektedir. Başlangıçtaki bu temel (birincil) sorumluluk 2. maddede tekrarlanmaktadır.

Bildirinin 1. (İnsan haklarının korunması ve yaşama geçirilmesi için çalışma yapma hakkı), 5. (Barışçıl toplanma, örgütlenme, hükümet dışı ya da hükümetler arası kuruluşlarla iletişime geçme), 6. (İfade özgürlüğü hakkı; bilgi arama, edinme, alma, muhafaza etme ve yayma, araştırma yapma, raporlar hazırlama ve yayma, kamuoyunun dikkatini çekme), 7. (İnsan haklarına ilişkin yeni fikirler oluşturma, ortaya atma, benimsenmesi için çalışma yapma hakkı), 8. (Ayrımcılığa maruz kalmaksızın kamusal işerin yönetimine katılma, hükümetlere ve kamu idarelerine eleştiri ve görüş iletme, önerilerde bulunma, aykırılık varsa dikkat çekme, 9. (İhlaller karşısında korunma tazminat talep etme), 11. (Mesleğini yapma ve saygı duyma hakkı herkesin hakkıdır. Ancak herkes bunu yaparken insan haklarına saygının temel olması ve etik kuralları kapsayan ulusal ve uluslararası standartlara uygun davranması-yasa uygulayan kamu görevlilerine yönelik. HÖ-),12. (Herkesin ihlallere karşı sesini yükseltme, itiraz etme hakkı vardır ve devletler de bu hakkı koruyacaklardır) ve 13. (Herkesin insan haklarını koruma ve gerçekleştirme, geliştirme hakkı çerçevesinde kaynak arama ve bu kaynaklara ulaşma hakkı vardır) maddelerinde hak savunucularına tanınan haklar ve onlara sağlanan korumalar yer alır.

Devletlerin görevleri de 2, 9, 12, 14 ve 15. maddelerde yazılıdır. Herkese düşen sorumluluklar, 10, 11 ve 18. maddelerde ve ulusal mevzuatın rolü de 3. ve 4. maddelerde düzenlenmiştir.İHD örneğinden konuya yaklaşacak olursak geçmişteki ve şimdiki duruma dair şu bilgileri paylaşmak isterim: Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Özel Temsilcisi Hina Jilani ekim 2004 tarihinde Türkiye ziyaretinde bulunmuştu. Ben de o tarihte İHD Genel Başkanı olarak görev yapmaktaydım. O tarihlerdeki belge ve bilgilerimize dayalı olarak yargı baskısına ilişkin verdiğimiz bilgiler Hina Jilani’nin ocak 2005 tarihli raporlarında şu şekilde yer almaktaydı: “İnsan Hakları Derneği 14 yıllık dönemde, (1986-2000, dönemi kastediliyor. HÖ) kuruluşlarındaki savunuculara karşı 300 dava açıldığını, son 3 yılda açılan dava sayısının ise (2001-2004 dönemi kastediliyor. HÖ) 450’nin üzerinde bulunduğunu rapor etmiştir.”

Bugüne dair ise başka bir mukayeseyi dikkatinize sunmak isterim: İHD hakkında (yönetici ve üyeleri hakkında) kurulduğu 17 Temmuz 1986 tarihi ile 1990 tarihleri arasındaki 4 yılda açılan dava sayısı 36’dır. 1991-1994 tarihlerindeki 4 yılda ise açılan dava sayısı 28’dir. İlk 8 yılda toplamda açılan dava sayısı 64’tür. Bu bilgileri İHD Genel Sekreteri görevini yaptığımız tarihte, aralık 1994 tarihinde, insan hakları haftasında, yani bundan 25 yıl önce derleyip kamuoyunun bilgisine sunmuştuk. 

Bugün ise İHD Genel Merkezinin hazırladığı, Genel Başkan Öztürk Türkdoğan tarafından kamuoyuna açıklanan verilere bakalım. İlk 8 yılda (1986-1994) 64 davaya muhatap olan İHD, son 8 yılda ise (2011-2019), 223 soruşturma ve davanın muhatabı durumundadır.

 Bu davalar, Eş başkanlar ve İHD Genel Merkez yöneticileri dahil, toplam 30 İHD şubesinde  görev yapan yönetici ve üyeleri hakkında İHD çalışmalarıyla ilgilidir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi istatistikleri ifade özgürlüğü konusundaki kötü durumu ortaya koymaktadır. Söz gelimi ifade özgürlüğü ile ilgili (10. madde) AİHM tarafından 1959-2018 yılları arasındaki 59 yılda toplam 777 ihlal kararı verilmiştir. Bunun 321’i Türkiye hakkındadır. 2018 yılı ihlal kararları açısından durum da vahimdir. AİHM 2018 yılında 77 ifade özgürlüğü (10. madde) ihlali kararı vermiştir. Bu 77 ihlal kararından 40 ihlal kararı Türkiye hakkındadır. 47 Avrupa Konseyi üyesi ülkenin toplamından daha fazla ihlal pratiğine sahiptir Türkiye.

İnsan hakları savunucuları da bu ihlal pratiğinden nasibini almaktadır.

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa