13 Kasım 2019 04:51

İşsizliğe karşı mücadele kapitalizme karşı mücadeleyle birleşmek zorundadır

Paylaş

İŞKUR Genel Müdürü Cafer Uzunkaya, kurumun genel kurulunda yaptığı konuşmada; “İşsizlik Fonu’nun amacı sadece işsize para ödemek değildir” diyerek, hem bir itirafta bulundu hem de kendisi ve kendisini oraya atayanların, emekçiler için çok yakıcı bir sorun olan işsizlik karşısında ne kadar duyarsız ve umursamaz olduklarını da göstermiş oldu.  

İtirafta bulundu, çünkü; İşsizlik Fonu Yasası’na göre, “fondan sadece işsizlere ödeme yapılabileceği” açıkça ifade edilmesine karşın, işsizlik fonunda en az işsizler yararlanmaktadır. (*) 

Ama işsizlerin sıkıntısını biraz olsun azaltmak için kurulan fondan patronlara; hazineye, kamu bankalarına (piyasanın çok altında faizle) aktarmalar yapılmaktadır. 

Örneğin bu yılın ilk dokuz ayında, İşsizlik Fonu’ndan yapılan 26.8 milyar TL’lik ödemenin sadece 7.5 milyar TL’si işsizlere ödenirken patronlara 13 milyar TL’lik teşvik sağlanmış, 9 milyar TL de üç kamu bankasına aktarılmıştır.

Yani, İŞKUR Genel Müdürü’nün kurduğu cümle içinde “sadece işsizlere para ödemek değildir” ifadesi içinde “sadece” sözcüğüne sıkıştırılan miktar fonun bütün ödemelerinin yaklaşık dörtte üçünü oluşturmaktadır!

Patronlara böylesi cömert davranan fon, işsiz kaldıkları için işsizlik fonuna başvuran 1.3 milyon işsizden “sadece” yarısına işsizlik ödeneği bağlamıştır.

Emekçilerin en korkutucu sorunu olan gerçek işsizlerin sayısının 8 milyona ulaştığı koşullarda bile işsizlerin sorunları karşısındaki duyarsızlık, umursamazlık konusunda İŞKUR’un Genel Müdürü Uzunkaya yalnız değildir.

Akademik yıl açılışında Cumhurbaşkanı Erdoğan, devri iktidarında en önemli kaygıları okulu bitirdiklerinde işsiz kalma olmuş olan üniversite öğrencilerinin karşısında geçerek; “Efendim ‘İşsizlik var’ deniyor. Olabilir. Her üniversite mezunu iş sahibi olacak diye bir şey yok” diye buyurabilmiştir!

Onub bu konuşması, gazetemizin 24 Eylül günkü sayısında, bu köşeden, “Erdoğan, eğitimli gençliği ‘kapitalizme karşı mücadeleye’ çağırdı!” başlığı ile değerlendirilmişti.

Çünkü bu sözleriyle Erdoğan, sadece üniversite öğrencileri için değil bütün emekçiler için en korkunç sorun olan işsizlik konusunda bir sorumluluk almadığını söyleyerek, gençlere “İş konusunda bize güvenmeyin, başınızın çaresine bakın” diyordu.

Şimdi de İŞKUR’un Genel Müdürü de; İşsizlik Fonu’nun kuruluş ve varlık nedenini inkar ederek işsizlere, “İşsiz kaldığınızda bize güvenmeyin başınızın çaresine bakın” demektedir.

Bu aynı zamanda, “Fonda toplanan ve işçilerin birikimi olan parayı patronlara ve diğer alanlara aktarmaya devam edeceğiz” demektir. Yani İŞKUR Genel Müdürü kafasına göre konuşmamakta, Erdoğan’ın arkasından yürümektedir. 

O çok bilinen deyimdeki gibi; “Arka teker ön tekerin izinden gitmekte”dir!

Bütün bu umursamazlık, nobranlık, hak-hukuk tanımazlığın yarattığı kargaşa ortamında bile genciyle, yaşlısıyla emekçiler şunu unutmamalıdır: İşsizlik kapitalizmin bir hastalığı değil, olmazsa ayakta kalamayacağı yol arkadaşıdır. 

Bu yüzden de işçiler, emekçiler;

- Bir yandan işsizliğin baskısını azaltmak için işsizliğe karşı, fon kurarak, fonu kapitalist yağmaya karşı koruyan, işsizliği azaltacak talepler için mücadele etmek, 

- Ama öte yandan da işsizliğe karşı mücadeleyi, işsizliğin kaynağı olan kapitalizme karşı mücadeleyle birleştirmekle karşı karşıyadırlar.

Bu yüzden de işsizliğe karşı mücadele dönemsel bir sorun değil, her dönemin ortaya çıkardığı sorunlar ve sunduğu imkanlar üstünden yenilenerek sürdürülmesi gereken bir mücadeledir. 

Kriz koşulları bu mücadeleyi daha da önemli hale getirmiştir.

Cumhurbaşkanı ve İŞKUR Genel Müdürü’nün söylediklerinin işçiler ve emekçiler açısından anlamı budur. 

(*) Fonun kuruluş amacı böyledir ama AKP iktidarı yasada yaptığı değişikliklerle, fonu kapitalistlerin ve hükümetlerin siyasi amaçları doğrultusunda kullanmasının yolunu açmıştır.  

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa