20 Haziran 2019 03:40

S-400 alana İdlip bedava!

Paylaş

Başlık, yazıya dikkat çekmek veya S-400 tartışmalarına ironik bir yaklaşım niyetiyle atılmadı. Türkiye’nin ana akım medyasına göre gerçekten “S-400 alana İdlip bedava” veriliyor. Yanında Suriye’deki Kürt oluşumlara yönelik Rus uçaklarının devreye girmesinden Doğu Akdeniz’deki gaz yatakları yarışında çeşitli kolaylıklara kadar birçok eşantiyon da var!

Muhtemelen, “Yahu ana akımın medyalığı mı kaldı? Takıldığın şeye bak?” diyenler olabilir ki kesinlikle haklılar, ancak biz bizi biliyoruz ama Arap, Avrupa ve ABD basını dahil ecnebi medya hâlâ güzide ana akım basınımızdaki haberleri, değerlendirmeleri kaynak kabul ediyor. İşin kötüsü hâlâ bu kaynak üzerinden durumu anlamaya, gidişatı kestirmeye çalışıyor. Gerçi bu pek kolay olmuyor. Sürekli bir bağırış çağırış, sebepsiz çıkışlar, efelenmeye varan ‘dik durmalar’, daha öncekinin mürekkebi kurumadan zıttı analizler/yorumlar/açıklamalar vs. Türkiye’deki arkadaşlarım bazen memleket medyasını izlerken çok gerildiklerini ve yorulduklarını söylüyor ya, aynısı yerel medyayı kaynak alan yabancı medyadaki Türkiye haberlerinde de hissediliyor. Yabancı basında yer alan S-400 tartışmalarının “Türkiye, dümeni NATO’dan Rusya’ya mı kırıyor?”, “Türkiye, eksen mi değiştiriyor?” gibi sorular etrafında ele alınmasını biraz da bu açıdan değerlendirmek gerekiyor.
Birçok konuda olduğu gibi S-400 meselesi de ana argümanlardan biri olarak iç politikaya eklemlendiğinden beri ilüzyona varan bir manzara ortaya çıkmaya başladı. En ilginç ve masalsı olanı da Türkiye’nin sistemi satın alıp aktive etmesinin ardından Rusya’nın minnettar kalacağı, şimdilerde farklı politikalar yürüttükleri birçok konuda Türkiye’nin çizgisine kayacağı ve hatta Suriye başta olmak üzere bölgedeki askeri-siyasi varlığını Türkiye’nin hizmetine sunacağı şeklindeki yorumlar...

Gerçekten Rusya amiyane tabirle yana yakıla Türkiye’nin S-400 almasını mı istiyor veya karşılığında Suriye dahil politikalarını Türkiye’ye göre revize eder mi?

Veya soruyu şöyle soralım; Türkiye, ABD ve AB ülkelerini karşısına alacak kadar kazançlı mı çıkacak?
Uzun zamandır iç politikanın ana unsurlarından biri olduğu için Suriye meselesinden başlayalım. Rusya, S-400’e karşılık İdlip’ten ve hatta topyekün Suriye politikasından vazgeçer mi? Türkiye’ye “Birçok konuda görüş ayrılığı yaşadık hatta farklı cephelerde yer aldık ama madem benden S-400 sistemi satın aldın Suriye’nin lafı mı olur?” der mi?
Türkiye’deki resmi açıklamalara ve medyaya göre bu soruların cevabı evet. Ancak Rusya’dan gelen açıklamalar, basında yer alan değerlendirmeler tersini söylüyor.

Yani S-400 meselesini hayat-memat meselesi haline getiren taraf Rusya değil Türkiye.

Rusya açısından NATO üyesi bir ülkenin Rus savunma sistemi satın almasını ve kullanmasını sağlamak elbette diplomatik açıdan bir zafer. Yine, bir NATO ülkesi olan Türkiye ile yakın ilişkiler geliştirmek, gerektiği zamanlarda NATO’da çatlak yaratabilmek, AB bloğuna karşı hamlelerinde Türkiye’yi kendi saflarında tutmak çıkarları açısından oldukça önemli. Ancak burada gözden kaçan bir nokta var; Rusya açısından NATO ile arası kötü, AB ülkeleri ile köprüleri atmış bir Türkiye pek işlevsel değil.

S-400 tartışmaları çerçevesinde Türkiye’nin ABD ile zaten istikrarsız olan ilişkileri iyice yıpranıyor. Gündemde Türkiye’ye yaptırım uygulanması da var. Ekonomik açıdan durumu pek açıcı olmayan ve yaptırımlarla birlikte iyice sarsılacak olan Türkiye’yi Rusya kendine yük etmek istemez.
Hani ticarette satıcı taraf satış tamamlanana kadar alttan alır biraz; Rusya’nın bunu bile yaptığı söylenemez. Tamam, Suriye ordusunun İdlip’e yönelik askeri operasyonunu erteleyerek Türkiye’ye karşı esnek davrandığı biliniyor. Bu esnek yaklaşımda S-400 pazarlık sürecinin de payı var elbette ancak bu politikayı Suriye sahasında Türkiye-ABD iş birliğini zayıflatmak için de defalarca koz olarak kullandı zaten. 
Yine daha S-400 tartışmaları sürerken Rusya’dan Türkiye’nin İdlip’te vadettiği yükümlülükleri yerine getirmediğine, İdlip’teki silahlı grupların radikal olduğuna, İdlip sorununun çözülmesi gerektiğine dair bizzat resmi isimlerin açıklamaları da art arda geliyor. Türkiye’nin İdlip’teki gözlemci noktalarının Suriye ordusunun hedefi olması konusunda sessiz kalan Rusya, kente yönelik hava saldırılarını sürdürüyor ve Suriye ordusuna birçok konuda desteğini sürdürüyor.

Kısacası Rusya, Türkiye’nin beklentilerini ve taleplerini göz ardı etmeden hareket etmeye çalışsa da Suriye’ye müdahale ederken belirlediği ajandadan sapmıyor. Bir kez daha hatırlamakta fayda var; Rusya Suriye’ye bölgeye giriş kapısı olarak bakıyor. Bölge ülkeleri ile S-400 satışı dahil çeşitli konularda temaslarını yoğunlaştıran Rusya’nın bölgedeki hedeflerini gerçekleştirmesi için güvenli ve istikrarlı bir Suriye’ye ihtiyacı var. Bu çerçevede İdlip’i hem Suriye’deki istikrara hem de kentteki radikalleri kendine tehdit sayıyor. Rusya’nın oldukça ağır bir askeri ve siyasi faturayı göğüslemek zorunda kaldığı Suriye’de S-400 için hedeflerinden vazgeçmesi, bölgede ABD ile kapışmasını sağlayacak kazanımlardan taviz vermesi olası değil.

Aksine Türkiye’nin S-400’leri teslim aldığını hatta kullanmaya başladığını farz edelim; Türkiye’ye Rusya ile çıkarları/hedefleri çakışması halinde kim destek verecek? Mesela Suriye sahasında Kürt meselesi nedeniyle ABD ile Türkiye arasındaki makas bir türlü kapanmadı. Ancak Şam’ın yaklaşımına uygun, Suriye’nin toprak bütünlüğü esasına göre belirlenmiş bir Kürt politikası olan Rusya’nın havanın değişmesi halinde bu duruşunu değiştirmesi de olası. Sonuçta Rusya, güvenli ve istikrarlı bir Suriye istiyor; bunun nasıl sağlanacağı kısmıyla pek ilgilenmiyor.
Mevcut duruma göre, “S-400 sistemi ile Rusya en hakiki müttefikimiz olacak” noktalarına varan yorumların aksine en azından Suriye’de ve Ortadoğu’da Türkiye, Rusya’ya daha fazla bağımlı hale gelebilir.

Bunca toz bulutun içinde cevaplanması gereken çok önemli sorular da var; S-400 Türkiye’yi nereden gelmesi beklenen tehditlere karşı koruyacak?

Umalım ki S-400 de birçok dış politik mesele gibi iç politika ve “ABD’ye kafa tutan lider” söylemi ile seçmeni etkileme amacıyla bu kadar köpürtülmüş olsun. 

Ve yine umalım ki İstanbul seçimleri sonrası Türkiye’den veya Rusya’dan bir fren mekanizması devreye girsin ve S-400 konusu da aklı selim bir zemine oturtulsun.

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa