19 Nisan 2019 04:02

Paskalya, Notre Dame ve ırkçı hezeyanlar

Paylaş

Hristiyan dünyası bugünden itibaren Paskalya Bayramı’na giriyor. Hem de Paris’teki Notre Dame’den yükselen dumanlardan geriye halan küllerin gölgesinde...

Katolik inancına göre Hz. İsa çarmıha bugün gerildi. Yarın matem günü. Her tarafta sessizlik hakim. Pazar günü ise İsa’nın yeniden dirildiği gün. Bu nedenle “Diriliş Günü” olarak biliniyor. Dolayısıyla Paskalya Bayramı’nın zirvesi. Normal zamanda kilisenin kapısından içeri girmeyenler Paskalya vesileyle kiliseye gider, bütün günahlar için Tanrı’dan ve İsa’dan af dilerler. Böylece “Paskalya Pazarı” aynı zamanda Avrupa’da artık çok az insanın ibadet için gidip geldiği kiliselerin dolup taştığı gün olma özelliği taşıyor. Kent merkezlerindeki kiliselerin çoğuna ise artık ibadet yerinden çok tarihi bir yapı gözüyle bakıldığı için her inançtan turistin ilk uğrak yeri...

Tıpkı Notre Dame gibi...

Yılda 13 milyon turistin ziyaret ettiği Notre Dame, eğer yanmamış olsaydı bu yıl da Paskalya’da dolup taşacaktı. Muhtemelen bazı kesimler yangına rağmen pazar günü Notre Dame’nin etrafına toplanıp dua etmeye devam edecek.

Bu nedenle, bu Paskalya öncekinden farklı bir anlam taşıyor. Son birkaç gündür olanlara baktığımızda Notre Dame’den yükselen dumanlardan geriye kalan külleri herkes kendi lehine kullanmanın gayreti içerisinde. Ortada, henüz kesin olarak nasıl çıktığı tespit edilemeyen büyük bir yangın var. Yangından geriye kalan enkazdan sadece Hristiyan inancına ait 800 yıllık bir kilise bulunmuyor. Aynı zamanda, Aydın Çubukçu’nun da yangından hemen sonra kaleme aldığı yazıda ifade ettiği gibi, insanlığa ait bir miras var. Üstelik ortak bir miras.

Dönemin Paris Başpiskoposu Maurice de Sully’nin önerisiyle inşa edilmeye başlanan Notre Dame’nin bir mimarı yok. Bu nedenle “kolektif bir yapı” olduğundan söz ediliyor. Fransız Devrimi sırasında ise yönetici sınıflara tepki duyan halk Meryem Ana heykeli dışında kiliseye asılan 28 kral heykelinin kafasını kopararak kentin değişik yerlerine gömmüş. Kilise sonra kralların taç giydiği, resmi törenlerin yapıldığı bir mekana dönüştürüldü.

Bu nedenle özelde Notre Dame, genelde kilise, Fransız burjuvazisinin iktidarını pekiştirdi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yangından sonra halkı birlik ve beraberlik içinde olmaya çağırdı. Zenginler Notre Dame için bağış kesesinin ağzını açtı. Muhtemelen dünyanın her tarafından Katolik kiliseler Notre Dame’nin yeniden inşası için bağış kampanyaları başlatacak. Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier bütün Avrupalıları yardım için harekete geçmeye çağırdı. Dolayısıyla ihtiyaç duyulanın çok üzerinde para toplanacak.

Irkçılar ise ilk günden yangının Hristiyan Batı değerlerine bir saldırı iması yapmaya başladılar. Bu nedenle yangının nasıl çıktığının ortaya çıkarılması önemli. Zira, bu yapılmadığı takdirde spekülasyonlar devam edilecek. Paris Savcılığı, ilk bilgilerden hareketle yangının kaza sonucu çıktığını ifade ettiği halde, yıllardır İslam düşmanlığı üzerinden güç toplamaya çalışan ırkçı-milliyetçiler hemen bunun bir terör saldırısı olabileceği kuşkusunu yaymaya başladılar.

Örneğin Alman Parlamentosunda ana muhalefet Almanya için Alternatif (AfD) partisinin Eş Başkanı Alice Weidel sosyal medya üzerinden, “Kutsal haftada Notre Dame yanıyor. Mart ayında Saint Sulpice kilisesi yanmıştı. Şubat aynında Fransa’da 47 saldırı tespit edilmişti. Avrupa Hristiyanlarına Karşı Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılık Dairesi saldırılarda önemli bir artışın olduğuna dikkat çekti” mesajını paylaştı.

Bu mesajın tercümesi, Notre Dame’ın bir saldırı sonucu yanmış olabileceğinden başka bir şey değil. Weidel’in mesajında söz ettiği Paris’in ikinci büyük kilisesi Saint Sulpice’nin İslamcılar tarafından yakıldığına dair bir kanıt olmamasına rağmen arada bağlantı kurması, Hristiyan inancından emekçiler arasında Müslümanlara karşı ön yargıları körükleme gayretinden başka bir şey değil. AfD’nin Avrupa Parlamentosu seçimleri kampanyasını, Avrupa’nın İslamlaştırıldığı anlamına gelen “Eurabia” üzerinden sürdürdüğünü de hatırlatmakta yarar var.

Avrupa’daki ırkçıların etrafından toplandığı “Politically Incorrect” sitesi de aynı yoldan giderek, Notre Dame yangınını “Hristiyan Batının çöküşünün finali” olarak ilan etti.

Gelişmeler hem egemen sınıfların hem de gericilerin Notre Dame yangınını kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalıştığını gösteriyor. Süddeutsche Zeitung’dan Joseph Hanimann’ın yazdığına göre, 1905’te çıkarılan din ile devlet işlerini birbirinden ayrılmasını içeren Laiklik Yasası’nın değiştirilmesi için spekülasyonlar yapılıyor. Macron daha önce bu yöndeki önerileri geri çevirmişti. Yangınla birlikte gerici çevrelerin bu isteklerini bir kez daha dillendirecekleri tahmin ediliyor. Bu da insanlığın en büyük kazanımlarından biri olan laikliğin Fransa gibi bir ülkede revize edilmesi için Notre Dame yangınından geriye kalan enkazın kullanıldığını gösteriyor.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa