14 Şubat 2019 04:28

Lübnan ordusunu kim silahlandıracak?

Paylaş

Lübnan’ın yılan hikayesine dönen gündem başlıklarından biri de Lübnan ordusunun modernizasyonu ve günümüz ihtiyaçlarına göre silahlandırılması. Bunun bir ihtiyaç olduğu açık ancak zaten kronikleşmiş bir ekonomik kriz yaşayan Lübnan’ın tek başına orduyu modernize etmeye girişmesi pek olası görünmüyor. 

Bu nedenle dış desteğe açık olan Lübnan’a “Yardıma hazır olduğunu” birçok kez vurgulayan taraflar da var. 

Neredeyse her yıl Suudi Arabistan’ın Lübnan ordusuna (Rakamlar yıllara göre değişiklik göstermekle birlikte) büyük miktarlarda finansal hibe yapacağı gündeme geliyor. Yine ABD de teröre karşı mücadele gibi başlıklar önde gelmek üzere Lübnan ordusu ile çeşitli düzeylerde iş birliği yürütüyor. Bu çerçevede ordunun bazı birimlerinin eğitimi gibi destekler veren ABD’nin zaman zaman Lübnan ordusunun ihtiyacı ile kıyaslandığında çok küçük sayılabilecek hibe desteği verdiği biliniyor. 

Son olarak İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif birkaç gün önce Lübnan’a yaptığı ziyarette “Lübnan’a askeri konular dahil olmak üzere çok yönlü yardım ve iş birliği” teklifinde bulundu. Bu teklifin detayları henüz oldukça belirsiz ancak teklife Lübnan içinde olumlu yaklaşanlar olduğu gibi temkinli değerlendirenler de var. 

Aslında teklifi yapan Zarif de oldukça temkinliydi denebilir. Nitekim Zarif, teklifi yaparken “Lübnan’ı sıkıntıya sokmak istemediklerini ve Lübnan’ın yardım talebinde bulunması halinde İran-AB mekanizması üzerinden yardım sağlanabileceğini” söyledi. Ekonomi gibi konularda bu mekanizmanın devreye girmesinin mümkün olabileceği yorumları yapılsa da askeri yardım ve ordunun modernizasyonu gibi konularda mümkün olmayacağı değerlendirmeleri ağır basıyor. 

Zarif’in askeri yardım teklifinin temkinli ve şüphe ile değerlendirilmesine yol açan birkaç sebep öne çıkıyor. Bunlardan biri de Zarif’in Beyrut ziyaretinden kısa bir süre önce Hizbullah Lideri Hasan Nasrallah’ın “İran’ın Lübnan hava sahasını koruyabileceği ve askeri destek sağlayabileceği” yönündeki ifadelerinin olduğu açıklamaları oldu. 

“İsrail’in Suriye içinde İran’a karşı sürekli saldırı düzenlediği ve İran’ın bu saldırılardan kendini koruyamadığını” hatırlatan şüpheci kesime göre; 

- İsrail’in Lübnan’a karşı giderek sertleşen söylemlerinin ve politikalarının en önemli sebebi İran

- İran ile Lübnan’ın askeri konular başta olmak üzere ilişkilerini mevcut (Suud-İran benzeri) dengeyi bozacak şekilde geliştirmesi Lübnan’ı iyice hedef tahtası haline getirebilir

- Lübnan ordusunun modernizasyonu bütün kesimlerce kabul edilen bir gereklilik. Yine Lübnan ordusunun gerek teçhizat ve gerekse diğer açılardan zayıflığı Hizbullah’ın etki alanını genişletiyor. Mevcut duruma göre Hizbullah, Lübnan ordusunun partneri olarak hareket ediyor ancak Lübnan ordusunun kontrolü tamamen ele alması geciktikçe Hizbullah’ın etki alanı genişleyebilir ve de gücü pekişebilir. Ancak orduyu modernize edecek miktarlarda-büyüklükte destek sağlayacak ülkenin de Lübnan iç işlerine karışmaması veya ülkeyi bölge içinde politik tavırlar almaya zorlamaması gerekiyor. Bu da en azından şimdilik pek mümkün görünmüyor.

- İran’ın AB-İran mekanizması üzerinden bile olsa Lübnan ordusuna destek vermesi Lübnan ordusunun aşamalı olarak Hizbullah’ın kontrolüne geçmesine yol açabilir. Yine halihazırda “İran gerekçesi” ile tansiyonu yükseltmekten çekinmeyen İsrail ve özellikle Lübnan’da hükümetin kurulmasından sonra ABD cenahından gelen “Kaygı duyduklarına dair” açıklamalar İran-Lübnan ilişkilerinin kontrollü ilerlemesini gerektiriyor. 

Evet, Lübnan’da İran’a temkinli bakan kesimin görüşlerini yukarıda gibi özetlemek mümkün. 

Geçtiğimiz hafta Lübnan’da yeni hükümetin kurulması ile birlikte ülkeyi huzursuz günlerin beklediğini aktarmıştım bu köşede. 

Bu huzursuz günleri tetikleyen ekonomik kriz, yolsuzluk, iç siyasi çekişmeler gibi bir çok yerel sebep olsa da Lübnan’ı en çok zorlayacak olan faktörlerin bölgesel şartlardan kaynaklandığını söylemek mümkün. 

Özellikle Arap ayaklanmasının evrildiği nokta, Suriye’deki süreçler, İsrail’in iç krizlerinin de etkisiyle şekillendirdiği dış politikalar gibi onlarca sebebin doğrudan etkilediği ülkelerden biri olan Lübnan’ın ne yazık ki gidişatı tek başına belirleme gücü de yok. 

Lübnan ordusu yakın dönemde modernize edilir mi, edilirse bunu Suudi Arabistan mı yapar İran mı veya orduyu modernize eden ‘dostlar’ bunun karşılığında Lübnan’dan ne gibi ‘iyilikler’ ister, henüz bilmiyoruz. Ancak Lübnan’ı bekleyen huzursuz günlerin tarafları arasında İran-Suudi Arabistan-İsrail-Hizbullah liderliğindeki direniş hareketi-Suriye olduğunu biliyoruz. Huzursuz günlerin konu başlıkları arasında Lübnan ordusunun durumu da olacak gibi görünüyor.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...