04 Aralık 2018 04:20

‘Dört Efsane Çevreci’

Paylaş

Yukarıdaki başlık, bugün size tanıtmaya çalışacağım kitabın adı. Yazarı ise değerli bir aydın ve çevreci olan dostum Metin Erdoğan...

Metin Bey, 1952 yılında Van’ın Erciş  ilçesinde doğmuş. Hacettepe Üniversitesi’nde Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirmiş ve yüksek lisans çalışmasını da orada tamamlamış. Önce Hacettepe Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmış, sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda Yurt Dışı İşçi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığı ve müsteşar yardımcılığı görevlerinde bulunmuş. Öte yandan, yurt dışında, Almanya’daki dört başkonsoloslukta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ataşeliği yapmış. Bu yıllarda, besteci ve piyanist olan oğlum Fazıl da Almanya’da yaşadığı için, yolları kesişmiş ve Türkiye’nin tanıtımında ortak projeler geliştirmişler. Yıllar sonra ben Metin Erdoğan’ı Ankara’da tanıdım. İleri insanlıktan yana bu değerli arkadaş, geçen hafta bana “Dört Efsane Çevreci” adlı yeni çıkan kitabını getirdi. Önsözünü Fazıl’ın yazdığı bu kitabı okurlarıma öneririm.

Kitaba adını veren “Dört efsane çevreci” kimdir?

Birincisi, çevreci yönünü genel olarak söz konusu kitaptan öğrendiğim Atatürk; ikincisi Manisa Tarzanı; üçüncüsü Halikarnas Balıkçısı; dördüncüsü ise Hayrettin Karaca.

Doğrusunu isterseniz ben, Atatürk’ün “çağdaş ve uygar bir devlet adamı” olduğunu biliyor, ama “çevreci” tarafını bilmiyordum. Öteki üç çevrecimize ise kimsenin itirazı olacağını düşünmüyorum. Prof. Dr. Şadan  Gökovalı, (Halikarnas Balıkçısı’nın manevi oğlu olarak bilinir), öteki üç çevreciyi kitabın giriş yazısında şöyle tanıtıyor:

“Asıl adı Ahmet Bedevi olan Manisa Tarzanı, üzerindeki (fazlalık) giysileri atarken hasbelkader geldiği Manisa’yı hiçbir karşılık beklemeden yeşil örtüye kavuşturdu; Asıl adı Cevat Şakir Kabaağaçlı olan Halikarnas Balıkçısı ise haksız yere sürüldüğü Bodrum’u mavi-yeşil cennete dönüştürdü; böylece bir insanın, kendisinden başlayarak çevresini değiştirebileceğinin örneğini yarattı. Toprak Dede Hayrettin Karaca, yurt edindiğimiz toprakların avuçlarımızdan kayıp gitmesinin, ağaçlarla durdurulabileceğini kanıtladı ve bizi Arboretum (ağaç parkı) kavramıyla tanıştırdı.

Bu dört büyük öncünün her biri,  mensubu olduğu halkı, doğa sevgisi ve “çevre” konusunda bilinçlendirerek âdeta birer anıt oldu. Dileğim, bu örnek insanlarımızın çoğalması ve geleceğe dönük karamsarlığımızın azalmasıdır.

“Halikarnas Balıkçısı”nın rahle-i tedrisinden geçmiş profesyonel bir turist rehberi olarak hiçbir şey bilmiyor idiysem bile, Diplomat (ataşe) Metin Erdoğan’ın Dört Efsane Çevreci’sini yayın öncesi okuyunca ahdettim, yemin ettim ve dört kez haykırdım:

Çevreciyim, çevreciyim, çevreciyim, çevreci!...”

BAŞ SAĞLIĞI: Değerli şairimiz REFİK DURBAŞ’ın ölümü dolayısıyla dostların başı sağ olsun…

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa