Yeni Bakanlar Kurulu mu?


11 Temmuz 2018 04:42

Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazartesi akşamı, atadığı Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanların ismini açıkladı. İsimler çoğumuzu şaşırttı. Bir kaçı hariç, AKP yöneticileri ya da eski bakanlar içinden isimler yoktu listede. Gerçi hepsi Erdoğan’a bağlı ve AKP üyesi veya yandaşı idiler ama Erdoğan onlar hakkında daha önce “bağımsızlar da olacak” diyerek, bağımsız olduklarını iddia etmişti. İsimlere ilk tepkilerden biri “holding yönetim kurulu gibi “ şeklindeydi. Bu benzetme ilk bakışta çok da yanlış sayılmaz. Her sektörden bir şirket sahibi ya da yöneticisi bakan yapılmıştı. Açıklanan listeyi basında “Bakanlar Kurulu “ olarak tanımlayanlar var ama kanımca böyle bir tanımlama doğru değil. Çünkü ortada bir kurul yok. Yani, bakanlar bizim geçmişten bildiğimiz bakanlar değil, bakanlar kurulu da bakanlar kurulu gibi değil. Örneğin bakanlar eskiden olduğu gibi belli günlerde toplanıp kararlar almayacak. Büyük ihtimalle birlikte toplanmayacaklar bile. Bu nedenle kurul da denemez açıklanan isimler toplamına.

İşleyiş nasıl olacak?

Muhtemelen Erdoğan çeşitli alanlara ilişkin kararlar alacak ve bu kararları ilgili bakana talimat olarak aktaracak. Kararları almadan ilgili bakandan, ilgili Cumhurbaşkanlığı Kurulu’undan ya da ilgili danışmanlardan bilgi alacak ya da bunlardan biri/birkaçından olgunlaştırılmış bir proje gelecek, Cumhurbaşkanı da bunu karara dönüştürecek.

Çeşitli sektör temsilcilerinin bakan olarak atanması yönetim biçiminin bir holding yönetimine benzetilmesine yol açıyor ama holding yönetiminde dahi holdinge bağlı şirket yöneticilerinin Erdoğan’ın bakanlarından daha fazla inisiyatif kullanma yetkisi vardır. Erdoğan’ın sistemi bakanların inisiyatif kullanma yetkisi açısından ABD sistemine de benzemiyor. Kendine özgü. Erdoğan’a özgü. Padişahlık sistemini hatırlatıyor ama padişahlık sisteminde de Divan toplantıları yapılır bazı kararlar orada alınırdı.

Bu sistem yürümez.

Bu sistemle devlet yönetmek çok zor.

Bu sistem tek adam sistemidir.

Bu sistemde atanan bakanların en önemli fonksiyonu “günah keçiliği “ olacaktır. İşler yürümediğinde suç ilgili bakana yüklenecek ve her kararı veren Erdoğan aklanıp bakan harcanacaktır. Muhtemelen hiç bir bakan ( belki damat bakan hariç) beş yıl bakanlık yapamayacaktır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanun halen yürürlükte. Bu sistemle birlikte, binlerce yüksek bürokrat işsiz kalacak ve “merkez valileri” gibi boşta kalıp, hiçbir iş yapmadan maaş almaya devam edecektir. Çünkü, memurları belli görevlerde çalıştıktan sonra daha alt görevlerde çalıştırmak mümkün değil. Belki de ıskartaya ayrılmış bu yüksek bürokratlar emekliliğe zorlanacak.

Bu yönetim anlayışı kısa süre sonra 657 sayılı Kanun’u da değiştirecektir. Memurların iş güvencesi kademeli olarak ortadan kaldırılacak, devlette çalışanların önemli bir kısmı sözleşmeli olacaktır. Zaten bir dönem önce hastanelerde başhekimliği kaldırıp profesyonel yönetici çalıştırarak bunun denemesini yapmışlardı. Gerçi bu sistem başarısız oldu ve değiştirdiler ama denemeye devam edeceklerdir. Anlaşıldığı kadarıyla benzer bir sistemi üniversitelere de getirmek istiyorlar. Üniversite rektörlerini profesör arasından seçmek yerine belki buralara da profesyonel yönetici atayacaklar. Şimdiden pek çok üniversitede işleri rektör ve dekanların yanlarındaki profesyonel yöneticiler yönetiyor.

Yeni sistemin başarısız olacağının açık olmasının yanı sıra demokratik de değil.  

Yeni sistemin alternatifi elbette eski sisteme dönüş değil.

Alternatif halkın egemenliği, demokratik halk iktidarı.

www.evrensel.net