Mücadeleye devam


27 Haziran 2018 03:28

Seçim sonuçları kimilerinin moralini bozdu. Moral bozulacak bir şey yok. Yapılması gereken seçim çalışmalarının ve seçim sonuçlarının objektif bir değerlendirilmesini yapıp, hatalarımızı bir daha yapmamak, iyi yaptıklarımızı ise daha da geliştirmek.

Halkı suçlamanın bir yararı yok.

Demokrasi güçleri dediğimiz güçler, bu seçimlerde öncekilere göre daha iyi çalıştı. HDP Meclise girdi. Onca baskıya, tutuklamalara, yasaklamalara, karşı propagandaya rağmen 67 milletvekili ile Meclise girmek az iş değil. Bu başarı, sadece HDP’lilerin başarısı değil; demokrasi güçlerinin başarısı.

AKP’nin oy oranı yüzde 42.5 düzeyinde kaldı. Yani 7 Haziran seçimlerinden sonra yine tek başına Mecliste çoğunluğu sağlayamayacak bir duruma düştü.

AKP, 7 Haziran’dan bu yana iktidar olabilmek için siyaset arenasının en gerici güçlerinin desteğine muhtaçtır. MHP’nin “Biz bakanlık pazarlığı yapmayız” havaları da bu nedenledir. MHP, Ergenekon, Derin Devlet vs. siz ne derseniz deyin, en gerici siyasi güçler; 7 Haziran’dan bu yana iktidarda koalisyon ortağıdır. Bu koalisyonun programının bir numaralı maddesi Kürt demokratik hareketini ezmek, iki numaralı maddesi ise işçi hareketi ve sosyalist hareketi ezmektir. Gerici koalisyonun üç yıllık icraatının sonuçları da ortadadır. HDP 67 milletvekili ile Meclistedir, devrimciler, sosyalistler dimdik ayaktadır. Mecliste olmayı elbette tek başına bir başarı ölçütü olarak yazmıyorum, Meclisin rolünü de abartmıyorum. Ezemediklerine en vurucu örneklerden biridir diye söz ediyorum.

Bundan sonra zaman bizim lehimize, gerici koalisyonun aleyhine akacaktır. Biz çoğalacağız, onlar azalacak.

Eksikliklerimizi gidermeliyiz. Daha güçlü propaganda araçları gerekli. Gazeteler, dergiler, televizyonlar, radyolar. Sosyal medyayı bireysel olarak başıbozuk bir şekilde kullanmakla yetinmemeli bir yayın organı gibi örgütlü ve bilinçli kullanmalıyız. Yayın organlarımızı güçlendirmeliyiz.Tirajlarını, reytinglerini arttırmalıyız. Yıllardır konuşup, kurup kurup dağıttığımız yerel demokratik ittifak örgütlerini daha bir ciddiyetle ele alıp dağılmayacak bir şekilde yeniden kurmalıyız. Bu ittifakları bir program (iş temelinde) çalıştırmayı becermeliyiz.

Önümüzdeki günler ekonomik krizin yüklerinin halkın sırtına yüklenmeye çalışılacağı günler olacak. Grevler, boykotlar, yürüyüşler, direnişler yaşanacak. Kriz koşullarında patronların çözüm paketlerine karşı, halkın taleplerinin mücadelesini örgütlemenin hazırlıklarına şimdiden başlamalıyız.

Gençleri kazanmalıyız. Kurtuluşu yurt dışına kapağı atmakta gören bir gençliğin yerine; ülkeyi baskı ve zulümden, sömürüden kendilerinin kurtarabileceğine; özgürlük ve bağımsızlığı kendilerinin inşa edebileceğine inanan bir gençlik geçirmeliyiz.

Bunca yozlaşmaya karşı halk kültürünü, ahlakını, sanat ve edebiyatını yeniden yaygınlaştırmalıyız.

Deneyimimiz çok. Bunların hepsini eskiden yaptık. Hem de daha az olanaklara sahip iken. Yine yaparız. Yapıyoruz da. Daha da büyütelim. Daha güçlendirelim.

Mücadeleye devam.

www.evrensel.net