İran Suriye’den çekilir mi?


14 Haziran 2018 04:05

Türkiye’nin gündemi seçime kilitlenmiş, dünya gündeminde ise Singapur’da gerçekleşen ABD-Kuzey Kore zirvesi var.

Dünya medyasında ABD ve Kuzey Kore liderlerinin sıcak el sıkışmalarından “Görüşmeye  devam etme” kararlarına kadar zirvenin her anı ve detayı irdeleniyor. Gerçekten de dönüm noktası sayılabilecek zirvelerden biri gerçekleşti. Gerçi ABD’nin son dönemde dış politikada giderek öngörülemez hale gelen manevralarını dikkate alarak bu zirveye de temkinli yaklaşan hatırı sayılır bir kitle var. Nitekim bu yöndeki açıklamalardan biri de İran’dan geldi. Obama döneminde hayata geçirilen nükleer anlaşma dahil ABD’nin en az 4 anlaşmadan çekildiğini hatırlatan İran yönetimi, Kuzey Kore’ye “Siz yine de temkinli olun ve Trump yönetimine güvenmeyin” uyarısında bulundu. Bakalım önümüzdeki günler ABD-Kuzey Kore arasındaki buzların çözülmesi ve Kuzey Kore’nin dünyaya açılması yönündeki girişimleri konusunda neler getirecek... Ümidimiz bu girişimin başarıya ulaşması ve savaş riski yüksek gerginliklerden birinin diplomasi ile çözülmesi...

Kendi coğrafyamızda durum pek de ABD-Kuzey Kore kıtalar arası bahar havasında değil. Şimdilik gündemin alt sıralarına düşmüş olsa da İran-ABD-Suudi Arabistan başta olmak üzere gerginlikler sürüyor.

Geçtiğimiz hafta Rusya’nın Suriye meselesine dahil olurken politikalarını şekillendirdiği temel esaslarını yazmıştık kısaca. ABD’nin İran ile yapılan nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından yükselen tansiyonu ve Rusya’nın bölgedeki krizlere bir cephede yer alarak dahil olmak yerine “ara bulucu” pozisyonunu koruyarak yaklaştığını aktarmıştık. Bu çerçevede Rusya’nın bir taraftan İran-Suriye ile ortak adımlar atsa da bölgedeki diğer güçler olan İsrail ve Suudi Arabistan ile de sürdürmesi beklenen bir duruş.

Geçtiğimiz ay önce İsrail liderinin ardından da Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın Rusya ziyaretlerinde birçok spekülasyon da doğuran açıklamalar geldi Rusya’dan. Bunların en dikkat çekeni ve en çok konuşulanı şüphesiz Suriye’deki yabancı güçlerin artık çekilmeleri gerektiği yönündeki açıklama oldu. İran’ın Suriye içindeki bazı noktalardan ve özellikle İsrail tarafındaki güney bölgelerden 100 kilometre kadar içeri çekilmesini öngören plan da bu dönemde ortaya atıldı.

Bu plan Türkiye medyası dahil dünya medyasında çoğunlukla “İran Suriye’den çekiliyor mu?” üst başlığı ile değerlendirildi. Ancak bahsedilen planda en azından şimdilik topyekün Suriye’den çekilmenin değil Suriye içinde bazı noktalardan başka noktalara kaymanın öngörüldüğünü belirtmekte fayda var.

Peki İran bunu kabul eder mi?

Tartışmaların başlamasının ardından İran’dan ve Hizbullah’tan yapılan açıklamalarda “Suriye’den çekilme gibi bir kararın olmadığı ve gerektiği kadar Suriye’de varlık göstermeye devam edileceği” kaydedildi. Bu açıklamalarda da “Suriye’den tamamen çekilme” üst başlığının esas alındığı dikkat çekiyor. Yine Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad da geçtiğimiz hafta verdiği bir röportajda “Rusya ve İran’ın Suriye’deki varlığının legal olduğunu” kaydetti.

Bütün bunları toparladığımızda karşımıza çıkan tablo şu;

-Rusya’nın katkılarıyla- bizzat şekillendirdiği plan İran ve Hizbullah’ın gücünü Suriye içindeki bazı noktalardan başka noktalara kaydırmasını öngörüyor olsa da İran, Hizbullah ve hatta Suriye’nin yorumları farklı.

-İran, Hizbullah ve Suriye söz konusu hamlenin bir sonraki aşamasının tamamen çekilmeye zorlanma olacağını düşünüyor.

-İran’ın Suriye’de askeri varlığı çoğunluğu yerel şahıslardan oluşan milis güçlerle sınırlı. Hem İran hem de Şam “İran’ın Suriye’de resmi askeri düzeydeki varlığının askeri danışmanlarla sınırlı olduğunu” söylüyor ki bunun doğru olduğunu belirtmek gerek.

 

-Hizbullah’ın durumunun Suriye içinde farklı değerlendirildiğini söylemek yanlış olmaz. Her ne kadar ABD dahil birçok ülke nezdinde İran ve Hizbullah’ın aynı olduğu varsayılsa da Suriye içindeki algı bundan farklı. Hizbullah’ın bölgesel bir güç, aynı bölgenin çocukları vs gibi algılandığı Suriye’de İran tamamen farklı ve “dost olsa da başka bir ülke” çerçevesinde görülüyor. İran ile ilgili Şam’da halk ve devlet kademesinde rahatsızlıkların olduğu da sır değil.

-İran’a bağlı milis güçlerin ve Hizbullah’ın İsrail tarafı dahil ağırlıklı olarak sınırlara yakın bölgelerden içeri çekilmesi çok fazla değişiklik yaratacak gibi görünmüyor. Diğer taraftan İsrail’in Golan’ı da İsrail toprağı olarak tanıması için ABD’ye baskı yaptığına dair girişimleri basında da yer aldı. BM’nin İsrail’i işgalci olarak tanıyıp çekilmesi yönünde kararları bulunan Golan’a dair son haberler son planlara da kuşkuyla bakılmasına yol açıyor. Bazı çevreler “İran’ın ve Hizbullah’ın sınır bölgelerden çekilmesinin İsrail’in saldırılarını durduracağını veya İsrail’in İran ve Hizbullah bahanesini kullanamayacağını” öne sürüyor. Ancak buna katılmayan kesim, “İsrail’in İran-Suriye-Hizbullah’ın yer aldığı direniş ekseni varolmaya devam ettikçe Suriye’ye yönelik saldırılarını durdurmayacağı ve yeni bahaneler bulacağı” görüşünde. Yine İran’ın Suriye’deki hamlelerinin direniş eksenine zarar verdiğini savunanlar olduğu gibi İsrail sınırından içeri çekilmenin direnişi zayıflatacağını iddia edenler de var.

-İran gerçekten Suriye içinde gücünü daha içlere kaydırır mı? Şimdilik bunun gerçekleşme ihtimali pek olası değil ancak İran’ın sahada nizami ordusu değil çoğunluğu yerel insanlardan oluşan milis güçleri olduğunu ve onların da üstünde Suriye bayrağı olan üniformalar giydiğini göz önüne almak gerek. Bu durumda, küçük bir üniforma değişikliği de sorunu çözebilir. Kaldı ki, İran’ın nükleer anlaşmanın çökmesinin ardından eli zayıflamış olsa da İran’ı Suriye dahil bulunduğu yerlerden çekilmeye veya politika değiştirmeye zorlayacak bir güç yok, doğrudan savaş ihtimali hariç. Rusya’nın da en azından şimdilik İran’a karşı karşıya gelecek kadar baskı uygulamasını beklememek gerek. Bu durumda İran’ın Suriye içindeki varlığı veya manevraları siyasi pazarlıklarla şekillenecek gibi görünüyor.

Muhtemelen İran’ın Suriye’den tamamen veya kısmen çekilmesinin tek olumlu tarafı Suriye ordusunun ve siyasi otoritenin uzun süredir paylaşmak zorunda kaldığı otoritesini geri kazanması olabilir.

www.evrensel.net