ABD’li sporcuların ‘yaratıcı mücadele’si


12 Ocak 2018 04:15

ABD’nin önde gelen dergilerinden New Yorker, bu hafta klasik kapaklarına bir yenisini ekledi. 2018’in üçüncü New Yorker kapağında 2017’ye damgasını vuran iki sporcu ve mirası eskimeyecek bir demokrat vardı: Colin Kaepernick, Michael Bennett ve Martin Luther King.

Ressam ve İllüstratör Mark Ulriksen, kapağı çizmeden önce kendine “King bugün yaşasaydı ne yapardı” diye sorduğunu söylüyor ve ardından onun 1964 Nobel Barış Ödülü törenindeki “Yaratıcı mücadele” konuşmasını hatırlatıyor. King bu konuşmasında “Irkçılığı, eşitsizliği sona erdirmek için sürdürülecek uzun erimli bir yaratıcı mücadeleden” bahsediyordu.

New YorkerTrump ve NFL patronları tarafından işsizliğe zorlanmadan önce San Francisco 49’ers’ın quarterback’i olan Colin Kaepernick’in 2016’da başlattığı protesto tam da böyle bir ‘yaratıcı mücadele’ örneği. NFL’de her maç öncesi okunması zorunlu olan milli marş sırasında ayağa kalkmayıp diz çöken Kaepernick, kısa sürede ülke genelinde polis şiddeti, ırkçılık ve ekonomik eşitsizlik sebebiyle yaşanan hoşnutsuzlukların spor aracılığıyla daha görünür hale gelmesini sağladı. Yola yalnız başlayan Kaepernick, bugün NFL’den NBA’ya pek çok sporcu “yoldaş”ıyla “yaratıcı mücadele”yi sürdürüyor. “Spor sayesinde edindiği ayrıcalıklı platformu, sesini duyuramayan çoğunluk için kullanacağını” söyleyen Kaepernick, öyle büyük bir etki yarattı ki, 2017 yılında ABD’nin en prestijli dergilerinden Sports Illustrated’in “Muhammed Ali mirası” ödülünü kazandı. Elbette, toplumsal mücadeleyle birlikte yürüyen, birbirini besleyen bir ilişki söz konusu. Kaepernick, bir toplumsal hareket “yaratmadı”, -zaten bu hiçbir zaman bireyin marifeti olamaz- toplumsal hareketin görünürlüğünün artmasını sağladı.

ABD, bundan 10 yıl öncesine kadar sporu apolitik tutmayı başarmasıyla övünürdü. 1985 ve sonrasının en büyük spor yıldızı Michael Jordan’ın, onu kaçınılmaz olarak egemenlerle aynı safa iten apolitikliği smaçları kadar dikkat çekiciydi. Bu, “rol model” Jordan için bir erdem olarak görülüyordu. Bugünse tam tersi. Jordan’ın halefi LeBron James’in siyasi mesaj vermediği, Trump’a sataşmadığı, ırkçılığı lanetlemediği tek bir gün yok. Sporcular için politik gelişmelere dair söz söylemek artık bir zorunluluk haline geldi. Çünkü siyasi gelişmelerden birebir etkilenen sevenleri onlardan bunu bekliyor.

‘AMERİKAN MAKİNESİ’

Bu atmosferde Boston Celtics’in 21 yaşındaki yıldız adayı Jaylen Brown’ın Guardian’a verdiği röportaj çok konuşuldu. Brown, ırkçılık, sınıfsal eşitsizlik, Donald Trump, sporun sistemin köşebaşlarını tutanlar tarafından nasıl işlevselleştirildiğine dair konuşurken söyledikleriyle hayran bıraktı. Brown’ın deyimiyle “Ayrıcalıklıları ayrıcalıklı, yoksulları yoksul kılmak üzere inşa edilmiş engellerle dolu” “Amerikan makinesi” aslında Martin Luther King’in, Malcolm X’in, Muhammed Ali’nin, Kareem Abdul-Jabbar’ın, John Carlos’un, Tommie Smith’in isyan ettiği Amerika’ydı.
ABD egemenleri, Martin Luther King’i reddedemeyeceklerini bildikleri için “zararsızlaştırmayı” seçmişti. Vietnam işgali sırasında “Savaşa değil refah devletine bütçe” diyen “Yoksul İnsanlar Kampanyası” örgütleyen, öldürülmeden önce temizlik işçilerinin grevine destek için Memphis’te bulunan Martin Luther King, bugün bu vurgularından arındırılarak sadece ırk eşitliği için mücadele etmiş bir isme indirgendi. Keza Muhammed Ali’nin ABD emperyalizmini mahkum edişi, John Carlos ve Tommie Smith’in Meksika 1968’deki mesajının ırkçılığa karşı olduğu kadar kapitalizme karşı oluşu unutturulmaya çalışıldı.

Muhammed Ali zirvesi

Bugün de Kaepernick’in mesajları, Brown’ın röportajı ‘Amerikan makinesi’nin ırkçılığının ekonomik sistemle olan ilişkisine dikkat çekiyor. 
1967’de Muhammed Ali’ye yönelik baskılara karşı Bobby Brown, Bill Russell, Kareem Abdul-Jabbar gibi isimleri bir araya getiren o meşhur fotoğraf, bir sporcu kuşağını simgeliyordu. Bu kuşak, Yurttaş Hakları Hareketi ve ötesindeki mücadelelerin doğal sporcu ayağıydı. Günümüzün sporcu kuşağı da 1960’lar ve ‘70’lerdeki bu bilinç seviyesini yansıtmaya başladı. 

“Yaratıcı mücadele” sürüyor...

www.evrensel.net