OHAL’in LGBTİ yasakları


23 Kasım 2017 04:51

Ankara Valiliği, “Nefret Suçu mağduru Transları Anma Günü” olan 20 Kasım’da, Ankara’da gerçekleştirilecek etkinlikleri süresiz olarak yasakladı. Şöyle de duyurdu:

 “Yasaklama Kararına İlişkin Basın Duyurusu

Çeşitli sosyal medya ve birtakım yazılı ve görsel medya organlarından LGBTT (Lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel veya travesti) ile LGBTİ (Lezbiyen, gay, biseksüel, transgender, intersex) adıyla çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından, ilimizin muhtelif yerlerinde birtakım toplumsal hassasiyet ve duyarlılıkları içeren sinema, sinevizyon, tiyatro, panel, söyleşi, sergi vb. etkinliklerin gerçekleştirileceği şeklinde bilgiler elde edilmiştir.

Söz konusu paylaşımlarla halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edeceği, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlikenin ortaya çıkabileceği; ayrıca kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasını tehlikeye düşürebileceği göz önünde bulundurulduğunda yapılmak istenen organizasyona katılacak olan grup ve şahıslara yönelik olarak; birtakım toplumsal duyarlılıklar nedeniyle de bazı kesimler tarafından tepki gösterilebileceği ve provokasyonlara neden olabileceği değerlendirilmektedir.

Bu nedenlerle 18 Kasım 2017 tarihinden itibaren süresiz olarak LGBTT_LGBTİ vb. örgütler tarafından ilimizin muhtelif yerlerinde birtakım toplumsal hassasiyet ve duyarlılıkları içeren sinema, sinevizyon, tiyatro, panel, söyleşi, sergi vb. etkinlikler,  5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/C maddesine göre ilimiz sınırları içerisinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması amacıyla gerekli tedbirlerin alınması kapsamında, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. maddesine ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 11/f maddesi hükümleri doğrultusunda Valiliğimizce yasaklanmıştır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks,  Valilik kararıyla ilgili bir açıklama yayımladı. Şöyle:

“Ankara Valiliğinin LGBTİ örgütleri tarafından düzenlenecek film gösterimi, tiyatro oyunları, sergiler, panel ve tartışma oturumlarını içeren tüm etkinlikleri süresiz olarak yasaklama kararına dair açıklaması hayret verici. 19 Kasım tarihli bu açıklama yasaklama kararını, söz konusu paylaşımlarla halkın farklı kesimlerini “kin ve düşmanlığa alenen tahrik edeceği”, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlikenin ortaya çıkabileceği ve “Birtakım toplumsal duyarlılıklar” nedeniyle de bazı kesimler tarafından tepki gösterilebileceği gerekçeleri ile meşrulaştırıyor. Ayrıca açıklamaya göre alınan bu önlem, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, ‘Genel sağlığın ve ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasını’ tehlikeye düşürebileceği göz önünde bulundurulduğunda bu tarz etkinliklere katılacak grup ve kişileri hedef alıyor.”

“Böyle bir torba yasak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere Türkiye’nin uluslararası insan hakları yükümlülüklerini açıkça yok saymaktadır. Bir etkinliğin bazı insanları rahatsız ya da rencide edebileceği olgusu, hiçbir koşulda yasal ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, LGBTİ kişilerin barışçıl temsil özgürlüğünü ve tüm Ankara nüfusunun LGBTİ konularında bilgi alma hakkını engellemek için bir gerekçe olarak gösterilemez. İstanbul Onur Yürüyüşü’nün üç yıl üst üste yasaklanması hakkındaki açıklamamda da belirttiğim gibi kişiler yasal ifade ve toplanma özgürlüğü haklarını kullanırken onların güvenliği hakkında yetkililerin endişe ettiği durumlarda, yetkililerin görevi kişilerin haklarını sınırlamak değil; kişileri radikaller gruplardan bu tehdidi oluşturan potansiyel suçlulardan korumaktır.”

“Son yasak, Türkiye’deki insan hakları koruma alanında devam eden gerilemenin ve Türkiye otoritelerinin LGBTİ kişilere karşı artan hoşgörüsüzlüğünün bir göstergesidir. Bir başka endişe verici durum da valiliğin kararının 2013’te eksikliklerinden bahsettiğim (konu hakkındaki raporum) Türkiye’deki toplanma ve gösteri yapma üzerine aşırı sıkı yasalara ve olağanüstü hal ile ilgili Türk yasalarının verdiği aşırı geniş takdir çerçevesine dayanmasıdır.”

“Türkiye merkezi otoritelerini, yerinden yönetilen idarelerin insan hakları standartlarına uymalarını ve Ankara Valiliğinin bu üzücü kararı derhal iptal etmesini sağlamaya çağırıyorum.”(www.kaosgl.org/sayfa.php?id=25000).

Sevgili okuyucular, Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) tarafıdır ve Anayasa’nın 90. maddesine göre de AİHS hükümleri geçerlidir.

Karar vericilerden de bu kurala uygun davranması beklenir.

www.evrensel.net