Yüzsüzler.com


17 Kasım 2017 04:17

’90’larda, Dönemin Başbakanı Tansu Çiller ve ailesinin ABD’deki kayıt dışı mal varlıkları haber olduğunda, Karikatürist Haslet Soyöz o meşhur “yüzsüz” karikatürlerini çizmeye başlamıştı. Haslet, hemen her gün başbakanı çiziyordu. O karikatürlerde başbakanın kafası vardı, bedeni vardı, puantiyeli eşarpları vardı, ama yüzü yoktu. Başbakan yüzsüzdü. Sayısız Çiller karikatürü çizdiydi Haslet böyle. 

Bugün içinde bulunduğumuz dönemin ruhunu anlatacak bir web sitesi kuracak olsam, ben de adını yüzsüzler.com koyardım. Yüzsüz, utanması sıkılması olmayan insan demek. Yüzsüz insana hatasını söylersin, duymamış gibi yapar. Edepsizlikten o derece mustariptir ki, artık yüzü görünmez olmuştur. Bakarsın, bedeni üzerinde taşıdığı kafanın önünde sana bakan bir yüz yoktur. Tükürsen, yarabbi şükür bile diyemez yani. 

Bizde de yönetim kademesinde çok yüzsüz var ve bunlar yapıp ettikleri kötülükler yetmezmiş gibi, utanmadan, sıkılmadan her gün ülkenin namuslu, dürüst insanlarına ahlak dersi vermeye kalkışıyorlar. İşini doğru dürüst yapan gazeteciler, akademisyenler, öğretmenler, doktorlar, hukukçular, hak savunucu insanlar hemen her gün toplumda marja itilip, suçlu muamelesi görürken; yaptıkları yolsuzluklar nedeniyle hesap vermesi gereken yöneticiler pişkince havaya bakarak ıslık çalıyor. Islığı duyuyoruz, ama yüzlerini göremiyoruz. Adresleri: Yüzsüzler.com. 

Bunca haksızlık, bunca hukuksuzluk ve bunca adaletsizliği toplumda yaygınlaştırırken, bu yüzsüzler nasıl olup da zeytinyağı gibi su üstüne çıkılabiliyor? Bu yüzsüzlük çarkı nasıl bozulmadan devam ediyor? 

Uluslararası bir araştırmacı gazetecilik ağı, Paradise Papers adlı yolsuzluk raporunu yayımladı. Dünyanın en kokuşmuş, en çürümüş, en yolsuzluğa batmış liderlerinin ipliklerini pazara döktü. ABD merkezli Freedom House adlı araştırma kuruluşu da bu çürümüş liderlerin kirli çamaşırlarını gizlemek için buldukları “çağdaş” yöntemleri listeledi. Önce yolsuzluk yapıyorlar, sonra bu yolsuzlukları kamuya duyuracak medyayı sansürleyerek kirli işlerinin duyulmasını engelliyorlar. 2017’de Internet Özgürlüğü üzerine yapılan bu çalışma, baskıcı iktidarların internetteki muhalif haber içeriklerini hangi kirli yöntemlerle domine ettiklerini çok güzel listeliyor. Günümüzde yüzsüzler yolsuzlukları “temizleme” operasyonlarını medya üzerinden, ama en çok da sosyal medya üzerinden yürütüyorlar. Medyada haklarında çıkan ya da çıkacak haberleri manipüle ederek, sahte gündemler yaratarak, muhalif medyayı sansür ve baskıyla yıldırarak, alternatif basını yok ederek, büyük para cezaları ve vergi borçlarıyla tehdit ederek veya dürüst gazetecileri tutuklayarak yolsuzlukların kamuya duyurulmasını engelliyorlar. 

Freedom House’un “Demokrasiyi baltalamak için sosyal medyayı manipüle etmek” başlıklı raporundaki Türkiye’ye ilişkin veriler bu anlamda çok önemli. Bir kere, ülkemizdeki yaygın medyanın neredeyse tamamı hükümet yanlısı patronların elinde. Bu medya kuruluşları, sosyal medyaya akan haber içeriklerinin büyük bir kısmını kontrol ediyor. Bunun dışında, sosyal medyada iş gören paralı hesapları var. Bunlar her gün sosyal medyada hükümet yanlısı tweet atmak veya facebook girdisi yapmak için maaşa bağlanmış hesaplar. Hadi bu bir siyasal iletişim biçimi diyelim. Bir de bu paralı hesapların kriminal boyutta olanları var. Freedom House raporuna göre, kendilerine AKTroll denilen yaklaşık 6 bin kişilik bir sosyal medya ordusu, her gün iktidar partisi lehine haber-bilgi üretip sosyal medyadan yaymak ve muhalif görüşteki hesapları taciz etmek için çalışıyor. AKTrolllerin tacizleri sadece sosyal medyada muhalif görüş bildirenlerin kredibilitesini yok etmek, onları tehdit etmekle kalmıyor. Muhalif hesapların hacklenmesi, yani ele geçirilmesi; olmadı, haklarında savcılığa suç duyurusu yapılarak hakaret vs. davaları açılması da bu hesapların işi. Twitter hesabı 6 ay boyunca ele geçirilmiş bir kişi olarak, bunu kendi deneyimimden de biliyorum. Susturamadıkları sosyal medya kullanıcılarını önce tehdit ediyor, türlü hakaretler ve yalanlarla korkutmaya çalışıyorlar. Hâlâ başarılı olamazlarsa, bu hesapları kanunsuzca ele geçiriyorlar. Bu türden dijital barbarlıklar yüzünden pek çok sosyal medya kullanıcısı çareyi hesaplarını kilitlemekte, yani erişebilecekleri kitleyi sınırlamakta buluyor.

Bunlar hep doğru bilginin ve hesap soran düşüncelerin kamuya ulaşmasını engellemek için yapılan şeyler. Hepsi, yolsuzlukların, adaletsizliklerin, yapılan fenalıkların kamusal alanda konuşulmasını, dile getirilmesini sansürlemek için. En son olayı duymuşsunuzdur. Paradise Papers’da yer alan yolsuzluk belgelerini yayınlayan iki yayın organına 500 bin liralık tazminat davası açtı başbakan. Yolsuzluk var. Belgesi ortada. Ama yolsuzluğu yapana değil, işini doğru yapıp, kamu adına yöneticileri hesap vermeye davet eden gazetecilere dava açılıyor. 10 Ekim Ankara Katliamı’nda emniyetin ihmallerini haber yapan gazetecilere açılan dava da bu klasik döngüye bir diğer örnek. Suçlu suçunu biliyor, ama suçunu yüzüne vuranı mahkum ediyor. Tam yüzsüzler.com’a yakışacak şey. 

Et kokarsa tuzlarsın. Tuz kokarsa ne yaparsın? 

Dünyanın her yerinde kokuşmuş siyasetçi aynı şeyi yapıyor. 

Medyayı sansürle. 

Muhalif yayınları kapat, kapatamadıklarını sansürle. 

Medya içeriğini manipüle ederek doğruların kamuya ulaşmasını engelle. 

Hak, hukuk, adalet savunucularını ve iktidardan hesap soranları suçlu gibi fişle, işsiz bırak ya da hapse tık; tıkamadıklarını tazminat davalarıyla süründür. 

Bu oyun çok bilindik ve çok kirli. 

Ama bu kirli oyun öyle uzun süre devam edemez. 

Yüzsüzlerin maskesi düşüyor. Ayrıca, böyle yüzsüz yaşamak da nereye kadar. 

www.evrensel.net