NBA'de ödül zamanı


21 Nisan 2017 04:15
Cropy

NBA’de play-off mücadelesi başlarken gözler bir yandan da normal sezon ödüllerinde. Geçtiğimiz hafta Russell Westbrook ile James Harden arasında geçmesi beklenen MVP yarışına değinmiştik. Bu hafta da diğer ödülleri konuşalım.

YILIN ÇAYLAĞI

Joel Embiid, 2013/14’te Kansas’ta geçirdiği tek sezonun ardından çok yol katetti. Ancak oyunu her ne kadar büyük bir ilerleme gösterse de sakatlık belası onun en aktif olduğu alanı Twitter’la sınırlamaya devam ediyor. İlk sezonun tamamını kaçıran ve “çaylaklık” payesine bile ancak bu yıl erişen Kamerunlu pivotun performansı NBA tarihinin en iyi çaylakları arasına adını yazdırmaya yetti. Yalnızca 25.4 dakikada ürettiği 20.2 sayı, 7.8 ribaunt 2.1 asist ve 2.5 blokun ötesinde sınırsızmış gibi görünen hücum potansiyeliyle büyük heyecan uyandırdı. Ancak tüm bunları sadece 31 maçta izleyebildik. Bu da onun -tarihin en iyi çaylaklarından biri olsa da- yılın çaylağı ödülünü alamayacağını gösteriyor. Çünkü 82 maçlık maratonun sonunda ödüllendirilmek için harcadığınız mesai de büyük önem taşıyor. Bu da elimizde 2 aday bırakıyor: Embiid’in takım arkadaşı Dario Saric ve Milwaukee Bucks’tan Malcolm Brogdon.

Saric, Embiid’in sakatlık sebebiyle kenara çekilmesiyle performansını artırdı ve şubat ayıyla birlikte 17 sayı 8 ribaunt 3 asist ortalamalarında gezinen rakamlara ulaştı. Sezonu ise 12.8 sayı 6.3 ribaunt 2.2 asist ortalamasıyla tamamladı. Eski Efes’li Hırvat 4 numara, şut ve pas yeteneğiyle sağlıklı bir Joel Embiid’le mükemmel bir 4-5 kombosu olabileceğini gösterdi. Embiid’in yokluğu ona yılın çaylağı olma şansını da açtı.

Ancak bence ödülün sahibi Milwaukee Bucks’tan Malcolm Brogdon olmalı. 24 yaşındaki Virginia çıkışlı Brogdon, 2. tur 36. sırada seçilerek hayli sessiz bir şekilde geldiği NBA’de sezonun en istikrarlı ve olgun çaylak performansına imza attı. Yüzde 45.7 saha içi, yüzde 40.4 üç sayı, yüzde 86.5 serbest atış yüzdesiyle 10.2 sayı 2.8 ribaunt 4.2 asist (ve yalnızca 1.5 top kaybı) ortalamaları tutturdu. Brogdon, atletizmi, savunması ve oyun kurma becerileriyle göz doldurdu. Eğer ödülü alırsa Woody Sauldsberry’den sonra yılın çaylağı seçilen en düşük sıralı draft seçimi olacak.

EN İYİ SAVUNMACI

Sezon başında adayım Utah Jazz’ın Pivotu Rudy Gobert’ti ve Fransız pivot, bu yöndeki tahminleri mahcup etmeyen bir performans sergiledi. Ancak sezon sonuna gelindiğinde ödülün sahibinin Draymond Green olması gerektiğini düşünmeye başladım. Birincisi ligin en iyi normal sezon takımı olan Golden State Warriors’a MVP yarışı ve yılın beşi seçimlerinde göremeyeceği sevgi ve saygıyı bu yolla vermek gerekiyor. İkincisi Draymond Green bunu kesinlikle hak eden bir performans sergiledi. Üçüncüsü de onun sahada 5 pozisyonu da savunabilen oyunu modern basketbola dair verilen bir ödülü daha anlamlı kılacaktır.

EN ÇOK GELİŞME KAYDEDEN OYUNCU

22 yaşındaki Giannis Antetokoumpo, 4 yıldır oyununu dev adımlarla ileriye taşıyor. İlk senesinde 6.8, ikinci yılında 12.7, geçtiğimiz yıl 16.9 sayı ortalaması tutturan ‘Greek Freak’ bu yıl 22.9 sayı ortalamasıyla oynadı. Ribaunt, asist, blok, top çalma, saha içi şut isabeti, serbest atış yüzdesi… Kendini geliştirmediği hiçbir alan yok ve artık net bir şekilde “NBA yıldızı” haline geldi. 2.10’luk bu çok yönlü devin sahada yapamadığı hiçbir şey yok. Yavaş yavaş yukarıya taşıdığı dış şutu da istikrarlı hale gelirse NBA tarihinin gördüğü en acayip “şey”le karşı karşıya kalacağız. Ödülün bu yılki tartışmasız sahibi o, ancak daha korkutucu bir şey söyleyeyim: Eğer MVP olmazsa gelecek yıl da bu ödülü kazanabilir!

YILIN KOÇU

Mike D’Antoni, 2003/04 sezonunda Steve Nash’le birlikte bir NBA devrimine imza attı. Onun yerleştirdiği ve yaydığı dış şuta dayalı hızlı basketbol bugünün basketbol atmosferini belirleyen şey olmaya devam ediyor. D’Antoni, Phoenix Suns sonrası başarısız New York ve Los Angeles deneyimleri geçirdi. Ancak Houston Rockets’la birlikte yeni Nash’ini buldu. Sezon başında James Harden’ı 1 numara oynatma kararı Rockets’ı NBA’in en iyi hücum takımı yaptı. 55 galibiyetlik sezonda, Harden ve arkadaşlarının muhteşem performansında onun oyun aklının payı büyük.

EN İYİ ALTINCI ADAM

Eric Gordon, Houston’ın başarısında, kenardan gelerek üstlendiği dış atıcı-skorer rolüyle adından söz ettirdi. Bu, onun pek de beklendiği gibi ilerlemeyen kariyeri için önemliydi. Ama Lou Williams’a, Ryan Anderson’a, Trevor Ariza’ya baktığımızda “Harden ve D’Antoni’nin sisteminde bu çıkışı göstermek belki de o kadar büyütülecek diye bir şey değildi” diye düşünmeye başladık. Bu sıralarda Golden State’te Kevin Durant’in yokluğunda 2015 NBA Finalleri MVP’si Andre Iguodala, öne çıkmaya başladı. Mart ayından sezon sonuna kadar 17 maçta yüzde 60 şut isabetiyle ortalama 12 sayı bulmasının ötesinde Warriors’ın Durant’siz gösterdiği çıkışta başrolü üstlenen isimlerden biri oldu. Ligin en iyi takımında bu kadar kritik bir role sahip olmak yabana atılamaz. Iggy’nin savunması, oyun kurucu özelliği, yeri geldiğinde soktuğu kritik şutları ve liderliği ona bir NBA ödülü verilmesini daha makul kılıyor.

YILIN EN İYİ BEŞİ: James Harden-Russell Westbrook-LeBron James-Kawhi Leonard-Anthony Davis.
YILIN EN İYİ İKİNCİ BEŞİ: John Wall-Stephen Curry-Kevin Durant-Giannis Antetokoumpo-Rudy Gobert.
YILIN EN İYİ ÜÇÜNCÜ BEŞİ: Isaiah Thomas-DeMar DeRozan-Jimmy Butler-Draymond Green-Karl-Anthony Towns.
YILIN EN İYİ SAVUNMA BEŞİ: Chris Paul-Patrick Beverley-Kawhi Leonard-Draymond Green-Rudy Gobert.
YILIN EN İYİ İKİNCİ SAVUNMA BEŞİ: John Wall-Andre Roberson-Giannis Antetokounmpo-Jimmy Butler-DeAndre Jordan.

www.evrensel.net

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.