Yeni bir Meclise merhaba derken


13 Haziran 2011 09:12

12 Haziran genel seçimleri iktidarın ve kolluk güçlerinin baskılarına, türlü komplolarına  karşın Emek, Demokrasi ve Özgürlük Blokunun başarısı ile sonuçlandı. Seçimlerin gerçek galibi onlar. Üstelik sermaye yoğun medyanın haber dezenformasyonunu da boşa çıkararak 35 milletvekili ile TBMM’de Sosyalistlerin, Kürtlerin, emekçilerin, ötekileştirilmeye çalışılan tüm bireylerin haklarını savunmaya gidiyorlar. Temel hak ve özgürlükler için, savaşın değil barışın egemen olduğu bir Türkiye  için, çağdaş bir demokrasiyi hayata geçirebilmek için, kadına şiddeti, çocuk emeğinin sömürülmesini önleyebilmek için, ülkede çok sesliği sağlayabilmek için Mecliste olacaklar. Kuşkusuz Emek, Demokrasi ve Özgürlük Hareketinin renklendireceği TBMM daha üretken ve yapıcı bir çalışma dönemi muştuluyor halkımıza.   
Genel seçimler elbette adil değildi. Daha önce de değindiğimiz gibi siyasi partiler yasasının değişmediği, yüzde 10 barajının kalkmadığı bir ortamda halkların parlamentoda temsilinde eşitlik ilkesi alabildiğine zedeleniyordu. Buna bağımsız adaylar için çıkarılan güçlükleri  özellikle de emek, demokrasi ve özgürlük adaylarına yasakçı devlet zihniyetinin yaşattığı zorlukları, komploları da eklerseniz nasıl bir genel seçim ortamından geçildiği daha iyi ortaya çıkar. 12 Haziran akşamı AKP destekçisi yazar ve yorumcuların günler öncesi  okurlara, izleyenlere benimsetmek için uğraş verdikleri “balkon konuşmasını(!)” dinlemek üzere ekranın karşısında koltuğa kuruldum. Yurttaşların bütününü kavrayacağı bir konuşma yapması bekleniyordu. Hiç değilse bazı akil yandaş gazeteciler bekliyordu demeliyim. Oysa Başbakan Erdoğan’da değişen bir şey yoktu. Ne üslubunda ne de demokrasi anlayışında. 2007’yi anımsıyor insan ister istemez. Verilen sözlerin bugüne dek hangisi tutulmuştu ki. Açılımlar salt sözde kalmış, örgütlenme, düşünce, ifade ve özgürlükleri genişletileceğine daraltılmış, gençler potansiyel suçlu olarak görülmeye başlanmıştı. Son dört yılda gazeteciler üzerindeki baskının günümüzde vardığı durum ise, 70 gazetecinin halen parmaklıklar arkasında bulunduğu bir ülke ayıbı haline gelmiş bulunuyor. Uzlaşma ile çağdaş bir anayasa yapacaklarını söylüyor Başbakan. Umarız bu uzlaşma arayışı parlamentoda koltuk sayısının 326’da kalmasından kaynaklanan zoraki bir arayış olmaz. Gerçekten halkların temel sorunlarına yanıt verecek, özgürlüklerin önünü açacak bir çalışmanın ürünü olarak kotarılır.

evrensel.net
www.evrensel.net