30 Ocak 2017 04:15

Metal grevinin kazanımları

Paylaş

20 Ocak’ta başlayan metal grevi de Bakanlar Kurulu tarafından, alışılageldiği üzere,  yasaklandı. Birleşik Metal-İş Sendikasının grev kararı almasının ardından işleyen süreç aslında bundan öncekilerle aynıydı. 

Öncelikle patronlar, grev kapsamında olmayan işçilere baskı yaparak, grev oylamasını bir engelleme aracına dönüştürmeye çalıştılar. Bunda umduklarını bulamayınca da hükümetin grev yasağı imdada koştu. 

Bakanlar Kurulu kararı imdada koştu ama bu kez yetişemedi! Çünkü işçiler yasağa karşı mücadele kararı almış ve Birleşik Metal-İş Sendikası da, işçilerin iradesi doğrultusunda karar vererek, bu yasağı tanımadığını kamuoyuna ilan etmişti.

İşçilerin kararlı tutumu hemen o gece Çalışma Bakanlığını harekete geçirdi. Bu kararlılığın idrak edilebilmesi bakımından ise işçiler ve sendika yönetiminin ortaya koyduğu birlik kadar onların etrafında örülen dayanışma ağı da oldukça önemliydi. Grev kapsamında bulunmayan işletmelerden beyaz yakalılara, farklı sektörlerde çalışan işçilerden akademisyenlere uzanan geniş bir kesim bu mücadeleyle dayanışma içinde olduğunu belirtip, grev hakkına sahip çıktı.

Mücadelenin kapsamı genişlemiş, grev hakkı grevin doğrudan konusu haline gelmişti. 

İşte bu koşullarda patronlar sendikası EMİS, grev yasaklanmış olmasına rağmen, yeniden masaya oturdu ve işçiler açısından bir öncekinden daha iyi şartlarda olan bir anlaşmaya varıldı.

Buna göre ücretlerde ve sosyal haklarda belli ölçüde iyileşme sağlandı. Ancak en önemlisi patronlar 2 yıllık sözleşme koşulunu kabul ettiler.
Metal patronlarının 3 yıllık toplusözleşme dayatması yeni değil. İşçilerin tüm itirazlarına rağmen  Türk Metal tarafından imzalanan 3 yıllık sözleşmeye Birleşik Metal-İş Sendikası 2015 yılında da grevle karşılık vermiş ve bu grev de Bakanlar Kurulu tarafından yasaklanmıştı. Ancak yasak sonrası sendika yönetimi meşru fiili mücadeleyi sürdürmemiş ve patronların 3 yıl şartı Yüksek Hakem Kurulu tarafından da onanmıştı. 

Bu defa öyle olmadı. İşçilerin birlik içinde sergilediği kararlı duruş 3 yıllık sözleşme konusunda patronlara geri adım attırdı. Eylül ayında MESS ile yapılacak olan görüşmelerin (150 bin işçiyi kapsıyor) böyle bir atmosferde başlayacağının altını çizmek lazım. 
Bununla beraber bu grevin başarısı ne ekonomik iyileştirmelerle sınırlandırılabilir ne de greve çıkan 2200 işçinin çıkarlarıyla. En büyük kazanım, grev yasağının fiilen uygulanamaz hale dönüştürülmesi olmuştur. 2015 yılındaki fiili mücadeleyle (metal fırtına) sarı sendika Türk Metal’i fabrikalarından kovan metal işçileri, bu defa ise grev hakkını yeniden kazanmıştır. 

Öte yandan bu grev ve etrafında örülen dayanışma ağı, akla ziyan boyutlara ulaşan toplumsal kutuplaşmayı aşmadaki en doğru eksenin sınıf mücadelesi ve dayanışması olduğunu bir kez daha teyit etmesi bakımından çok önemlidir. Grev yasağının uygulanamaz hale gelmesi herhangi bir sendikanın değil, sınıfın bütününün kazanımıdır. 

Son olarak, Birleşik Metal-İş Sendikasının işçilerin iradesi doğrultusunda “mücadeleye devam” kararı alması 2015 grevi ve sonrasındaki direnişten ders çıkarmış olması bakımından önemli, sendika içi demokrasi konusunda ise umut vericidir.
Selam olsun!

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa