Her gün biraz daha karanlık


05 Kasım 2016 04:30
Cropy

Neredeyse bir yıldır her cuma öğleden önce Saha Notları’nı gazeteye gönderiyorum. Sonrasında belki bir, belki iki gün yazı meselelerine ilişmiyorum. Ama pazartesi gelince bir sonraki yazının muhtemel konuları kafamda dolaşmaya başlıyor. Perşembeye kadar konu netleşiyor, perşembe gecesi ya da cuma sabahları yazılıyor. Aylar içinde Saha Notları böyle bir rutine oturdu. 

Bir de halihazırda sırasını bekleyen yazılar var. Her hafta onlardan birini yazsam diyorum ama araya gündemden fırlayan ya bir kriz ya da derin üzüntü formunda kötü bir ağız tadı girip duruyor. Misal, bu haftalarda Saha Notları Amerikan seçimleri hakkında olsun isterdim. Seçim sandığına çıkan son düzlükte ortalık Hillary Clinton’ın email skandalı ile bir kez daha ve çok şiddetli çalkalanıyorken, Amerikan medyasının tavrı tartışmaya değerdi. Ama mümkün değil. Hemen yanı başımızda medyaya dair bunca vahim konu varken Amerikan medyası ve seçimler başlığını açmaya el varmıyor. Diğer yandan içinde yüzdüğümüz vahamet öyle kesif ve öyle her yeri kaplıyor ki onunla ilgili yazacak, söyleyecek söz, konuşacak dil yok. Hissimiz bu.

Bugünlerde gerçekliğimiz hem çok parçalı hem de çok bütün ve son derece tutarlı. Hafta başında Diyarbakır Belediye Eş Başkanları gözaltına alındı, tutuklandı. O esnada Diyarbakır’da İnternet erişimi engellendi, kesinti günler sürdü. Yetkililerin konuyla ilgili açıklamalarında doyurucu bir cümle olması şöyle dursun, haberleşme hakkının gasbedilmesini meşrulaştırmaktan başka bir şey yok. Olanlarla ilgili yayın yapacak, oranın nabzını tutacak, canlı bağlantı kuracak bir televizyon kanalının dahi olmaması başlı başına bir trajedi. Cumhuriyet gazetesi yöneticileri ve yazarları göz altına alındı, gazete okuyucuları geceymiş soğukmuş demeden günlerdir binanın önünde nöbette. Okurların çektiği halay Sabah’ta ‘Cumhuriyet gazetesi önünde terör marşları söyleniyor’ başlığıyla verildi. Cumhuriyet soruşturmasını yürüten savcının “FETÖ” soruşturmasında yer alması, dahası bunu haberleştiren gazeteci hakkında soruşturma açılması da parçalı ama tutarlı varoluşumuza sadece bir başka örnek. Diyarbakır’a dönersek, orada olmayanların gerçeğe erişimi yok, orada olanların sesini duyurması için elinden tüm araçları alınmış durumda. Aynı tarihin, aynı zamanın içinde parçalı bir gerçeklikte yaşıyoruz, olana bitene erişemiyoruz. Aynı yerdeyiz ama ne birbirimizi görüyoruz ne de duyuyoruz. 

Birbirimizi görüp, duyduğumuz, birbirimize anlık da olsa dokunduğumuz platformlar ise teker teker kayboluyor. Türkçe ve Kürtçe iki dilli olarak iki ayda bir yayımlanan, benim de yazarlarından olduğum kültür sanat dergisi Tîroj o platformlardan biriydi. Evrensel Kültür ve Özgürlük Dünyası ile birlikte Tîroj da geçen hafta çıkan yeni KHK ile kapatıldı. Niyesini anlamak imkansız, neden sorusunu soracak sözü dahi bulamıyoruz. Bu kapatmaların, bu yokluğun parçalı gerçekliğimizin acı ama tutarlı deneyiminde bir yerlere denk düştüğüyse kesin.Tîroj’un yokluğu demek, kültüre özcü bir şekilde yaklaşmaksızın sanatsal üretimleri tarihsel, dinamik, yapıcı toplumsal ögeler olarak ele almanın özgürleştirici gücünden de yoksun kaldık demek. Bu yokluk, işlevsel, kutuplu ve çatışmacı bir kültür anlayışı üzerine inşa olan sığ ve boğucu siyasete daha da çok mahkumuz demek. Bu, geçici bir yokluk mutlaka. Ama içinde bulunduğumuz bu anda o yokluk yerine söyleyecek sözümüz, konuşacak dilimiz yok. Karanlıkta, göremeden, duyamadan, dokunmadan duruyor gibiyiz.

Not: Bu yazıyı perşembe akşamı noktalamıştım. Cuma sabahı sosyal medyadan on bir HDP milletvekilinin gözaltına alındığını öğrendim. Gözaltılarla birlikte internetin ve sosyal medya kanallarının ülke çapında yavaşlatılmış ve engellenmiş olması inanması güç bir gerçek. HDP milletvekillerinin evlerinden alınmasının malum gazeteler tarafından ‘terör operasyonu’ ortak başlığıyla servis edilmesinde ise şaşılacak bir şey yok. Bu yazıyı dün tamamlamıştım, başlığını bu sabah atıyorum: Her gün biraz daha karanlık...

www.evrensel.net

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.