16 Mayıs 2011 09:46

Karanlıkta boşluğa düşenler

Paylaş

Tiyatro Boğaziçi, repertuvarındaki ‘Yeni Bir Hayat İçin’ adlı oyunu güncelleyerek yeniden seyirci ile buluşturmaya devam ediyor.  Cüneyt Yalaz ile Uluç Esen’in birlikte yazdıkları oyun ilk olarak 2001 yılı tiyatro mevsiminde sahnelenmişti. Uluç Esen’in yönettiği oyunun Selim Özben karakterini Cüneyt Yalaz yorumluyor.  
Yazarlar ‘Yeni Bir Hayat İçin’ de işinden, çevresinden ve kurduğu ilişkilerden hoşnut olmayan evliliği sona ermiş  ‘tutunamayan’ 35 yaşındaki Selim Özben’in yeni bir hayat kurma girişiminde boşluğa düşmesi ve yeniden çıkış arayışını anlatıyor. Selim karakteri tıpkı Oğuz Atay’ın Tutunamayan romanındaki Turgut Özben ve Selim karakterlerinin güncel izdüşümü gibi düşünülmüş ve yerinde bir kurgu ile sahneye aktarılmış.
Selim Özben gençliğinde yaşamını bireysel başarılar üzerine şekillendirmiş, hayatın bir alanında başarılı mutlu ve meşhur olmak üzere çabalamış ama bu çabası onun meşhur ve mutlu olmasına yetmemiştir. İçinde bulunduğu toplumsal yapının gerçeğini fark etmeden ya da dönemin değişen değerlerinin ayrımında olmayan Selim, yeni bir hayatın peşine düşer ancak çevresini kuşatan iktisadi ve siyasi yasaların ayrımında değildir. Ülkesinde savaş vardır, ahlaki değerler aşınmış, işsizlik hat safhaya çıkmış, insan ilişkileri genel olarak ruhsuz ve yapay bir zemine kaymış, bencillik ve bireysel kurtuluş daha çok prim yapar olmuş bir toplumsal çevrende  bireysel bağlamda yeni bir hayat kurmanın kurtarıcı bir özelliği olmayacaktır. Selim’in dramı bu noktadan sonra başlıyor.
Uluç Esen ve Cüneyt Yalaz gerek yazarlıkta gerekse de sahne uygulamasında ortak akılla düzeyli bir çalışma ortaya çıkarıyorlar. Modern meddah tarzı ile sahneye getirilen oyunda mizah, ironi ve itiraf anlatımın temel unsuru olarak öne çıkıyor.
Uluç Esen’in reji yorumu yeni bir yaşam için yola çıkan Sadık Özben’in bireysel dramı üzerine değil, Özben’in farkında olmadığı çevresini kuşatan olaylar nedensellik bağlamında yorumun ana eksenini oluşturuyor. Bu yorumla Selim’in hayatının bireysel anlamda değişmesinin mümkün olmadığı ya da olsa bile sürekli bir yeni bir hayat kurulamayacağı imleniyor. Çevresine duyarsız ve yaşanan sorunlar karşısında hep kendi bireysel geleceğini düşünen ve bir anlamda ‘toplumsal kaçkını’ tipik bir karakterdir Selim. Bir bakıma zavallıdır ve aymazdır. Yakın tarih Türkiye toplumunun köyde, kasabada  ve şehirde ürettiği bencil, duyarsız, habersiz, biraz ahmak, korkak, fesat, ve beleşinden bir hayattan süzeceği ucuz  ve geçici zevklerle  kısa mutluklar yaşamanın peşinde koşan bir fanidir.   
Böylesi çok yönlü ve karmaşık bir kişiliği olan Selim Özben’i Cüneyt Yalaz özenli ve ölçülü oyunculuğu ile ‘yaşayan’ sahici ve sempatik bir figüre dönüştürüyor. Yalaz, samimi ve içten bir tavırla yorumladığı karakterinin hayatının her aşamasını en yalın hali ve inandırıcı bir doğallıkta seyirci ile buluştururken aynı zaman da özel bir oyunculuk örneği sergiliyor. Yalaz oyunculuğu ile yanı başımızda ya da çevremizde değişim sancısı ile kıvranan umutsuz, karamsar, kendi açmazında boğulan, gittiği her mecrada karşısına çıkan ‘çıkmaz sokak’ tabelası ile  hayal kırıklığı yaşayan, toplumsal bağlamı zayıf,  günümüz küçük burjuva insanları üzerine yakından düşünme fırsatı veriyor.
İkili yazarken ve sahnede yorumlarken herkes tarafından çok yakından tanınan tipik bir karakteri etraflıca sahneye taşırken aynı zamanda anlatımın yalınlığı ve düzeyi ile nitelikli bir gösteri ortaya çıkarıyor.
“Yeni Bir Yaşam İçin” 19 Mayıs Perşembe günü saat 20.30  İstiklal Caddesi Halep Çarşısı içindeki Maya Sahnesinde görülebilir.

evrensel.net
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa