Rütbeliler ve itirafçılar


12 Kasım 2012 10:57

Ergenekon davasının “Deniz” kod adlı gizli tanığının,PKK itirafçısı Şemdin Sakık olduğu ortaya çıkınca,yargılanan rütbeliler oldukça şaşırmış..İtirafçı Sakık,katıldığı duruşmalarda kurtlarını epey döktü,okumuşsunuzdur gazetelerde..
İtirafçı kimdir,nasıl davranır;onu anlatayım önce size..
Baskı dönemlerinde,her topluluktan baskıya dayanamayan kişiler çıkar.Bu baskı fiziksel işkencedir,psikolojik işkencedir;her neyse artık..İnsanlar başlar çözülmeye.. Çözülen kişiler,iki şekilde davranış gösterir.Birinci şekil,çözülüp de dağılmamaktır. Çözülen,çözüldüğüyle kalır,yoldaşlarını ele verir ve sonra da onun muhakemesi uygun bir biçimde yapılır..İkinci şekil ise çözülenin çözüldüğüyle kalmadığı garip bir durumdur.Çözülen adam yoldaşlarına baskı ve işkence yapar,operasyona çıkar, polisliğe başlar.İtirafçılık,işte bu ikinci şekle girer.İtirafa başlayan kişi artık makaraları koyverip gitmiştir,itirafa doymaz..Bildikleri bitince,tahmin ettikleri üzerinden itirafa devam eder,itirafçı dur durak bilmez.İtirafçı,en sonunda kendisini çözenlerin ayağına dolanır,işte o zaman işler karışır..
Gelinen nokta,işte tam da bu noktadır..
Derin devlet,itirafçılığı aynı koruculuk gibi müesses bir nizam haline getirdi,itirafçılar için yasa dahi çıkardı.Bu yasa halen işliyor..Bu yasa,çıkmadan önce de bir şekilde işliyordu,onu da herkes biliyor..
Şimdi ortada bu kadar bilinen varken;Ergenekon sanığı rütbeliler neden o gizli tanığın Şemdin Sakık çıkmasına şaşırdı,ben onu anlamadım..Ergenekon sanığı tutuklu muvazzaf ve emekli subayların arasında o itirafçılarla halvete girmiş birçok isim olduğu biliniyor.Bunlar itirafçıları koruyup kolladılar,birlikte çeteler kurdular, yıllarca yemedikleri halt kalmadı..Yurdun her tarafında ölüm üçgenleri kurdular,o üçgenlerde itirafçılar birçok insanı katletti ve kaybetti.”Bin operasyon” adı altında halka beraber zulmettiler.
İtiraf ettirenlerle,itirafçıların birlikte kurdukları çeteler,infaz tehditleri ile haraç toplayarak inanılmaz bir servete erişti.İtirafçılara sahte kimlik ve pasaport verdiler, kimisini yurt dışına yolladılar,kimisi de Türkiye’de yaşamını sürdürüyor..
JİTEM denilen terör örgütünü kuranlar,o örgüte itirafçıları tetikçi olarak tayin edenler; işte o rütbelilerdir,yani itiraf ettirenlerdir.Güneydoğu halkı,90’lı yıllarda kimin JİTEM elemanı olduğunu,hangi bölgede hangi rütbeliyle çalıştığını,hangi operasyonu gerçekleştirdiğini çok iyi bilir ve unutmaz..Devletten maaş alan,görevli kimliği taşıyan itirafçıların bulunduğu ortaya çıkmıştı,onları da hatırlıyoruz..Bunlardan birisi,yurt dışında yaşayan PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan’dır.JİTEM’den aldığı maaşın bordrosunu basınla paylaşmıştı,itiraflarına halen sanal ortamda devam ediyor..
Rütbeliler,en başta şu anda tutuklu olan eski Genelkurmay Başkanı olmak üzere, JİTEM denilen örgütün herkes tarafından bilinen varlığını hep reddettiler.Kendilerine böyle bir örgütün var olup olmadığı sorulduğunda ise,utanıp sıkılmadan halka yalan söyleyip,iki satır yazıyla bu örgütü inkâr ettiler.
Şimdi de,mahkemede karşılarında bunları görünce şaşırıyorlar..Ulusalcı tosunlar sosyal medyada köpürüyor..”Örgüt elemanı tanık ama biz sanığız” diyerek feryat figan ediyorlar,halka şikayet ediyorlar..Ne bekliyordunuz ki,niye şaşırıyorsunuz?.. İtirafçının nasıl bir yapısı olduğunu bilmiyor muydunuz?..Onları besleyen,koruyup kollayan,cinayet işleten,haraç toplatan kim?..Halk mı?..
İtirafçılık ve koruculuk gibi karanlık yapılanmalara ilişkin mevcut yasal düzenlemeler iptal edilerek bu çeteler derhal ortadan kaldırılmalıdır.Bunlar artık,büyük kentlerde kara para toplama ve aktarma aracı haline gelmiştir,bu da yakında itiraf ettirenlerin ayağına dolanır;o zaman yine yazarız...

evrensel.net
www.evrensel.net