02 Kasım 2014 12:58

Allah ‘bale’nizi versin

Son dönemde çıkan haberlerde balelerde tayt giyilmesinin yasaklandığı duyuruldu, bir süre sonra durumun tam olarak öyle olmadığı anlaşıldı. Biz de hazır ülkede bale bir şekilde gündeme gelmişken, bu meseleyi konuşmak için uzun yıllar balerinlik ve eğitmenlik yapmış Nur Niyaz Bildik ile görüşmeye geldik.

Allah ‘bale’nizi versin

Paylaş

Onur OLGUN

Son dönemde çıkan haberlerde balelerde tayt giyilmesinin yasaklandığı duyuruldu, bir süre sonra durumun tam olarak öyle olmadığı anlaşıldı. Biz de hazır ülkede bale bir şekilde gündeme gelmişken, bu meseleyi konuşmak için uzun yıllar balerinlik ve eğitmenlik yapmış Nur Niyaz Bildik ile görüşmeye geldik.

Nasıl tanıştın baleyle?
3,5 yaşında jimnastikle başladım. Yaklaşık 13 sene profesyonel jimnastik yaptım, yarışmalara katıldım. Antrönürlük yaparken 16 yaşındaydım. Çok erken yaşta antrönörümün yanında sporcu yetiştirmeye başladım, fakat hep içimde bale vardı. Ritmik jimnastiğin içinde bale eğitimi alıyoruz, ama “Sahneye çıkıp da gerçekten dans etmek için bale nasıl yapabilirim?” bunun peşindeydim. Derken bir arkadaşım elimden tuttu beni çağdaş bale topluluğuna götürdü. Orada konservatuvarın yarı zamanlı öğrencileri ile birlikte 3 ay gibi bir süre bale dersi aldım. Sonra Cem Ertekin Hoca bana baleyi A’dan Z’ye öğreten kişi oldu. Aynı zamanda Bilgi Üniversitesi’nin Medya ve İletişim Sistemleri bölümünü kazandım. Fakat hep bale ile uğraşarak geçirdim bu dönemi. Daha sonra çağdaş bale topluluğunun baş dansçıları arasına girdim. Hamile kaldım ve artık eve dönüş başladı. Dans etmediğim zaman, birilerine bildiğimi aktarmak istedim ve su balesi öğretmeyi öğrendim. Geçen sene de Ars sahne bale dans ve müzik okulunu kurdum. Daha sonra da orayı kapatıp şu anki İnanna Kadın Farkındalık Merkezini kurdum.

BALERİNİN FİZİĞİNİ GÖRMENİZ LAZIM

Şimdi bizi size getiren neden olan meseleye gelelim: “Balede tayt yasağı” Siz bu haberleri nasıl yorumluyorsunuz?
Siyasi anlamda halkın ikiye bölünmüş olduğunu, çok ciddi bir şekilde uçlara sürüklenmiş olduğunu görüyoruz. Hiç kimse araştırmadan sorgulamadan medyanın yönlendirmesiyle bazı şeyleri kanıksayıp kabullenir hale gelmiş. Tayt yasağı haberlerini görünce benim bütün arkadaşlarım onu takır takır paylaşmaya başladı. Sosyal medyadan “Eyvah işte şalvarla mı bale yapalım”a döndü olay. Herkes her şeyi kabullenir vaziyete gelmiş ve o ayrıma sürüklendiğimizi fark edemez hale gelmişiz. Bu konuda aydın ve sanatçıların biraz daha farkında kalabilmesi gerekiyor.

Diğer şey, tabi ki bunun da bir kaynağı var. Sonuçta öyle eserler yapıldı ki devlet teşvikli, öyle baleler sahnelendi ki... Şalvarlı, vücudunun her yerini kapatan hiçbir estetiği olmayan kıyafetlerle “Barbaros Balesi” yapıldı mesela. Bale izlediğiniz zaman, balerinin fiziğini estetik anlamda görmeniz gerekir. Bunu kapatmanın hiçbir estetiği yoktur. Bu haberlerden sonra benim de direk aklıma “Acaba buna da mı el attılar?” diye geldi. Sonrasında öyle olmadığını gördük ama dediğim gibi milletin haklı olarak bir takım korkuları var ve artık o korkular yüzünden sorgulamadan bazı haberlere inanır hale getirdiler milleti.

ALTARNATİF BALE GÖSTERİMLERİ

TÜSAK yasalaşırsa devlet opera ve balesini neler bekliyor?
Tabi ki sanat özgürlüğünün önüne geçilmiş olacak. İnsanlar buna dahil olmak istemeyecek ve yavaş yavaş yok olacak. Zaten “Bale de, opera da bizim kültürümüze ait değil” görüşündeler ve “bunu nasıl sonlandırabiliriz?”in peşindeler. Daha evvelden Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayıyla bale okulları açılıyordu. Artık bu okullar Bakanlığa bağlı olmak zorunda değil. Bu devletin desteğini çektiğini gösterir.

Bir çok yerde alternatif tiyatro mekanları açıldı. Devlet Opera ve Balesi’nin de alternatif mekanlara doğru yönelebileceğini söyleyebilir miyiz?
Bence olmalı zaten bu şartlar altında. Daha çok dansçıların bu eğilimde olduğunu görüyoruz. Onlar devlet bünyesinde olmadıkları için, zaten bunu yapıyorlar. Ama opera ve bale için tek bir topluluk var, o da Çağdaş Bale Topluluğu. Yeni durum bir süre sonra benzer toplulukların üremesine sebep olacaktır diyebiliriz. Buda çeşitlilik getirecektir, ama beraberinde başka sorunlar da getirecektir. Baleyi her sahnede yapamazsınız. Buna uygun mekan bulunabilecek mi? Her kısıtlama aynı zamanda bir yaratıcık da getirebilir tabii. Gezi parkında insanlar her yerde bale yaptılar. Devletin desteği yoksa insanlar buna yönelecekler bir süre sonra. Hali hazırdaki öğrencileri yetiştirerek, mücadele edeceğiz, başka bir çıkar yolu yok.

ÖNCEKİ HABER

Almanya’da holiganlar ve selefiler

SONRAKİ HABER

Uganda'da sel meydana geldi: 20 kişi öldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa