05 Ekim 2014 09:32

Aşkın rekabet ister

İfadeyi alan Hakim, Münir’in sözünü kesti: 'Yani sen mi siyanürle zehirledin Musa’yı?' Münir’in artık avuç içi terlemiyordu, yutkunmadı da. 'O benim çocukluğumu çaldı, ben onun atını, tabi bir de cehennem hediye ettim' dedi. Hakim, savcıya döndü, 'Adam atı da çalmış, bu da ayrıca suç' derken; savcı kafasını salladı.

Paylaş

Fevzi ÖZLÜER

Karacabey harasının gözdesi “aşkın” pistte yelesini boyundan daha yükseğe attıkça, ilk koşuda kaçıncı geleceğini düşünemez oldular. Arap prensesi, son gonk sesi duyulduğunda çoktan üç sınır çizgisini birbirine katmıştı. Gaziantepli Musa, ihaleyi aldığına fazla sevinemedi. Bursa Devlet Hastanesi’ne gece kaldırıldıktan bir saat sonra kalçasındaki dört kurşunu çıkartmak zor olmadı. Gözünü açamadı ama uyandığında “Aşkın ne oldu” diye sordu? Başında duran doktorun sesini tanıdı. Bu sesi nasıl unutabilirdi ki? İlkokulu Suruç’ta birlikte okuduklarında, babası savcıydı Musa’nın. Öğretmenlerinin ısrarıyla o da Anadolu Lisesi sınavına girmişti, Musa gibi. Sınav daha bitmeden Musa soruları hızlıca çözmüş, dışarıda çıkacak olanları beklemeye başlamıştı. En son o çıktı sınavdan, avuç içinden iki nehir akıyordu ve içecek bir yudum suyu yoktu. Musa’dan suyunu istedi. “Senin telaşlanacağını biliyordum, daha bir iki sorum vardı, ama seni elemek için erken çıktım, sınavdan” dedi Musa. 

Boğazı kilitlendi. Avucundan akan nehri yutkundu, içti. Bu sesi unutabilir miydi? Unutmadı Doktor.  “Aşkın mı” dedi. Gülümsedi. 

Musa’nın adamı Ümit söze daldı: “Abim prensesini çaldılar. Ama geri alacağız, almazsak da vuracağız, senin aklın kalmasın” dedi. 

Musa sinirle sol bacağını savurdu, “Kim çaldı lan, aşkımı” diye bağırdı.

“Kalekolcu Münir’in adamları abi”, dedi Ümit. 

“Lan şerefsiz Münir!! Kalekol ihalesinde fiyat kırdığı yetmiyormuş gibi şimdi de prensese mi göz dikmiş” dedi Musa.

“Bacağınızı da kırmış Münir Bey’in adamları, bir süre askıda kalacak, ameliyat iyi geçti, ama şimdi istirahat edin” diyerek söze girdiği odadan çıktı Doktor.

İfadeyi alan Hakim, Münir’in sözünü kesti: “Yani sen mi siyanürle zehirledin Musa’yı?” Münir’in artık avuç içi terlemiyordu, yutkunmadı da. “O benim çocukluğumu çaldı, ben onun atını, tabi bir de cehennem hediye ettim” dedi. Hakim, savcıya döndü, “adam atı da çalmış, bu da ayrıca suç” derken; savcı kafasını salladı. Münir anlatmaya devam etti: “Gideceği hastaneyi tespit ettik. Ümit’i ihalenin bizde kalması için ikna etmiştik. Bir prenses parası da o aldı. Hastaneye vardığımızda, ameliyat sonrası nöbetçi doktoru onlar derdest ettiler. Doktoru ben öldürmedim. Serumun içine de zehri yakınım dediği adamları ekledi. Musa’nın katili ben değilim” dedi. Hakim, savcıya döndü: “Adam sadece atı çalmış galiba” dedi. Savcı kafasını salladı. 

“Doktor önlüğünü nereden temin ettin” dedi Hakim. “Onu bulmam zor olmadı” dedi Münir, “Hastanenin karşısındaki ev yemekleri yapan kadından satın aldım. Odaya çıktığımda, Musa’nın gözleri kapalıydı. Acı çekmesini seyrettim, sonra acz içinde yatakta kıvranışını, damarına zehrinin yavaş yavaş yayıldığını düşündüm. Pencereden aşağıya baktım. Prensesim beni bekliyordu. Odada çok uzun kalmadım. Siz biraz dinlenin, iyileşirsiniz, dedim, çıktım odadan. Bundan başka diyeceğim  şey yoktur” dedi. 

Hakim, önlük temin ederek hırsızlık suçuna iştirak eden aşçı için yakalama kararı çıkarttı. Savcı, deliller toplandığından yargılamaya tutuksuz devam edilmesi mütalaasını verdi. Karar sonrasında, “aşkın rekabet ister” manşetleri düştü basına. Kalekol kralı Münir, “Suçsuz olduğumu herkes biliyordu, bir önlük için yattım iki ay” dedi. Bir ay sonra Suruç’ta ganyan açılışında, manşetlerde yine o vardı: “Altından kazandım ata yatırdım; at koşar baht kazanır.”

ÖNCEKİ HABER

Murgul’un fendi, Cengiz’i yendi

SONRAKİ HABER

Çanakkale Kent Konseyinden Kaz Dağları için sosyal medyada kampanya çağrısı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa