16 Eylül 2014 15:20

Dünya gençliğiyle dayanışmaya

Ortadoğu’nun hiç bir köşesine güneş doğmuyor. Kızıl karanlıkta sıkışmış kalmış durumda. Daha düne kadar IŞİD’le nasıl mücadele edeceğimizi konuşurken İsrail bombaları da Filistin’in üzerinde patlamaya başladı. Salgın hastalık gibi ilerliyor savaş

Paylaş

Pınar ÇETİNKAYA
İzmir


“güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsan / dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar / dikenleri kopardığın yerleri bir bahar filan sanırsan / Kürdistan’da ve Muş-Tatvan yolunda bir yer kanar / Muş – Tatvan yolunda güllere ve devlete inanırsan / eşkıyalar kanar kötü donatımlı askerler kanar...” demiş Turgut Uyar.

Öyle günlerden geçiyoruz ki dikenlerimizin koparıldığı yerler kanıyor, kabuk bağlıyor, tekrar kanatılıyor gönlümüzün Ortadoğu’sunda. Ortadoğu halklarının özgürlük mücadeleleri acı ve kanla geçiyor tarih sayfalarına. Bir bela hortladı bu kanlı cografyada; IŞİD. Önce Suriye, sonra Irak, şimdi de Rojava diye haykıran bir bela. Ortadoğu’ya gözlerini diken emperyalist cellatların desteğiyle yaşayan, yürüyen bir bela. Hani Komünist Manifesto’nun girişinde yazar ya: ‘Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor, komünizm hayaleti.’ Bugün ise Ortadoğu’da bir canavar dolaşıyor, IŞİD canvarı desek hiç de yanlış olmaz.

DİREN FİLİSTİN DİREN ROJAVA

Neye yanacağımıza şaşırmış durumdayız adeta. Gözlerimizi her gün başka bir savaşa açıyoruz. Ortadoğu’nun hiç bir köşesine güneş doğmuyor. Kızıl karanlıkta sıkışmış kalmış durumda. Daha düne kadar IŞİD’le nasıl mücadele edeceğimizi konuşurken İsrail bombaları da Filistin’in üzerinde patlamaya başladı. Salgın hastalık gibi ilerliyor savaş. Bu yaşananları başta Türkiye olmak üzere, sadece emperyalistlerin barışını sağlayan BM, NATO ve AB gibi kurumlar da izlemekle yetiniyor. Belki de kendi paylarına neler düşebileceğinin hayalini kurduklarından meşguldürler.

Kalpler kör, vicdanlar sağır... Halklar yardım bekliyor. Bu savaşa son vermenin yoluysa yaşasın halkların kardeşliği diyebilmekten geçiyor. Ortadoğu’da Kürt halkı ve Filistin halkı yıllardır direngenlikle mücadele ediyorlar. Halkların birlikteliğinden doğacak  bir Ortadoğu’dur bu coğrafyanın hakettiği. Ve mücadeleyi genişletecek şey uluslararası dayanışmadır. Kobane direnişine, Filistin direnişine ve vahşi kapitalizm karşısında direnen herkese borcumuzdur el vermek, dayanışmak. Bu sebepten, savaşı bitiren halkların barış ve kardeşlik özlemi olacaktır.

ULUSLARARASI GENÇLİK KAMPI DAHA ANLAMLI

Böylesi bir süreç içerisinden geçerken bu yıl Türkiye’de düzenlenecek olan 24. Antifaşist-Antiemperyalist Uluslararası Gençlik Kampı’nın anlamı çok daha farklı olacaktır. Kamp dünya gençliğinin dil, din, milliyet farkına takılmadan kardeşçe, barış içinde yaşamanın örneğini gösterecektir. Emperyalizme ve oyunlarına karşı dünya gençliğinin tavrını ortaya koyacaktır. Ortadoğu’nun ahvali en büyük tartışmalardan birini oluşturacaktır. Hatta dünya gençliği olarak buralarla dayanışmanın yolları aranacaktır. Bu yüzden uluslararası birlikteliğin önemi iyi kavranmaldır. Türkiye gençliği olarak dünya gençliğiyle buluşmaya ve halklarla dayanışmaya!..


EGEMENLER ROJAVA’LAR İSTEMİYOR

HER güne yeni katliamlarla uyanıyor halklar. Farklı inançlara tahammülün sıfır olduğu, insanlık dışı düşünceler üzerine kurulu yeni bir dönem yaşıyoruz Ortadoğu’da. Çıkarlar o kadar keskin ki. Mezhepsel, etnik, kültürel her açıdan saldırılarla karşılaşıyoruz. Halkların barış, özgürlük, kardeşlik, eşitlik istediğidir gözlerini korkutan. Daha doğrusu istekten öteye giderek hayata geçirmeleridir. Rojava gibi... Özlenen halkların birlikteliğini inşaa ederek geleceğe yüzünü dönmüş bir Rojava bölgedeki gericiliklerin korkulu rüyası olacaktır. Halklara dayatılan düzenin dışındakinin kendini göstermesinden ve büyük güçlerin çıkarlarına ters düşmesinden dolayı bölgede güçlü bir Kürt hareketi, mücadelesi, varlığı istenmemektedir.

ÖNCEKİ HABER

Kazanan işçi sınıfı olacak

SONRAKİ HABER

Diyarbakır’da HDP’lilerden kayyumlara karşı oturma eylemi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa