11 Ağustos 2014 06:00

Ortada kuyu var yandan geç!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Söke Kisir köyündeki uranyum sondajları ve kanser olayları arasındaki ilişkiye dair soru önergesine verdiği yanıt okuyanı kanser edecek cinsten.

Paylaş

Özer AKDEMİR
İzmir


Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Söke Kisir köyündeki uranyum sondajları ve kanser olayları arasındaki ilişkiye dair soru önergesine verdiği yanıt okuyanı kanser edecek cinsten. Bakanlık, Söke Kisir köyündeki uranyum sondaj kuyularının hiçbir önlem alınmadan olduğu gibi bırakılıp gidildiğini kabul etti.  “TAEK ve MTA’ya inceletiyoruz” diyen Bakanlık, ayrıntılı sorulara ise kaçamak yanıtlar verdi.

Adı Kanser Köy’e çıkan Aydın Söke’ye bağlı Kisir köyündeki uranyum sondajlarını ve yüksek radyasyon ölçümünü gazetemiz manşete taşıyarak gündeme getirmişti. Konuyla ilgili HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel’in verdiği soru önergesine Çevre ve Şehircilik Bakanlığından yanıt geldi.

KİRLİLİK YOK DENİLİYOR AMA…    

Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce imzasıyla verilen yanıtta, 2002-2011 yılları arasında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri tarafından içme suyu ve toprak numuneleri alınıp TAEK’e gönderildiği belirtilerek, “Elde edilen analiz sonuçları tüm Türkiye sathında il ve ilçe düzeyinde değerlendirilmiş olup, doğal seviyenin üzerinde herhangi bir radyoaktivite kirlenmesine rastlanmamıştır” denildi. Bakan Güllüce yanıtında her ne kadar ülke genelinde herhangi bir radyoaktivite kirlenmesine rastlanılmadığı ileri sürülse de Manisa Köprübaşı, Ayvalık, Isparta Merkez Gül sanayi, Afyonkarahisar Sandıklı ve son olarak Söke Kisir gibi yerlerde radyasyon değerinin yıllık güvenli dozun çok üzerinde olduğu yine TAEK’in ölçüm sonuçlarında yer almıştı.

‘AÇIKTA KUYULAR VAR’

Haberlerimizin ardından 15.03.2014 tarihinde Kisir ve Güneyyaka köyü muhtarları eşliğinde Aydın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün Kisir köyü civarında incelemelerde bulunduğunu aktaran Bakan Güllüce, köy muhtarlarının anlatımlarını referans vererek yaklaşık 15 dönümlük alanda 1960’lı ve 1980’li yıllarda MTA tarafından uranyum madeni arama çalışmalarının yapıldığını doğruladı. Güllüce, “Sahada üzeri betonlanmış maden arama kuyularının ve arama çalışması yapılarak üzeri kapanmamış doğal hali ile bırakılmış kuyuların mevcut olduğu, üzeri betonlanmış kuyulardan birinin ise yan tarafının daha sonradan açılmış olduğu görülmüştür” dedi. Güllüce yanıtının sonunda, TAEK ve MTA’dan gerekli inceleme, ölçüm ve çalışmaların yapılması talebinde bulunduklarını kaydetti.

Bakan Gülülce’nin yanıtı yıllardır kanserlerle boğuşan Kisir köylüsünün bu sorunu ile ilgili herhangi bir önlem ya da çalışmadan bahsetmiyor. “Açıkta bırakılmış uranyum kuyuları var” diyen bakanlık sorunun özüne inerek çare üretmek yerine “TAEK inceleme yapıyor” diyerek çevresinden dolanıyor.

BAKAN TOPU TAEK’E ATMIŞ

Konuyla ilgili çok sayıda kitabı bulunan Jeoloji yüksek Mühendisi Eşref Atabey, bakanlığın yanıtında bilimsel bir veri olmadığını kaydederek, Bakanlığın referans gösterdiği TAEK’in 2013 Çevre Atlasındaki bilgilerin genel olup, Kisir’le ilgisi bulunmadığını dile getirdi. Atabey, uzmanlar tarafından Kisir’de yıllık etkin dozla ilgili incelemelerin yapılması gerektiğini belirtti. Soru önergesine verilen yanıtı değerlendiren Prof. Dr Ahmet Şaşmaz ve Prof. Dr. Hayrettin Kılıç da Bakanlığın topu TAEK’e attığına vurgu yaptılar.

ÖNCEKİ HABER

Çağlayan tekstil işçileri: Sosyal aktivitemiz yoğun çalışma!

SONRAKİ HABER

Kırmıtlı Kuş Cenneti'nde tuzakla yapılan kuş katliamı tepki topluyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa