03 Ağustos 2014 08:33

Filistin ey Filistin!..

Bir ayı geçiyor bombalanıyor Gazze.. Filistin bombalar altında inliyor. Karadan, havadan, denizden.. Tanklardan, uçaklardan, gemilerden. Sınır ve orantı tanınmaksızın.. Sağlık merkezi.. Okul önemsenmeden! Birleşmiş Milletler tarafından kurulmuş olsa bile aldırılmadan.

Paylaş

Mustafa YALÇINER

Bir ayı geçiyor bombalanıyor Gazze.. Filistin bombalar altında inliyor. Karadan, havadan, denizden.. Tanklardan, uçaklardan, gemilerden. Sınır ve orantı tanınmaksızın.. Sağlık merkezi.. Okul önemsenmeden! Birleşmiş Milletler tarafından kurulmuş olsa bile aldırılmadan.
Bini çoktan geçti katledilenlerin sayısı.
Yerleşim yerinin ortasında atılıyor bomba. Sözde “askeri hedef” belirlenip atılıyormuş –iddia bu. İsrail tarafından ileri sürülüyor. Ve bir diğer iddia. Bu da Amerikalıların. “İki taraf çatışıyor”muş! Üstelik bir diğeriyle kendisini “savunmanın” İsrail’in hakkı olduğu iddia edilmekle kalınmıyor, ABD yüz milyonlarca dolarlık yardımlarla İsrail’in savunmasına katkıda bulunuyor.
Dilin kemiği yok! Vicdan da!
Üstelik bu vicdansızlık dünyada genel kabul görüyor! Bir tek Erdoğan bağırıyor “Gazze” diye. Bir de Katar. Onlar da, bir, sadece bağırıyorlar. Laf.. Sadece laf. Lafın bir değer taşıdığı da yok! Hem genel olarak icraata bağlanmayan laf, tıpkı pratiksiz teori gibi değersizdir; kimse tarafından takılmıyor. Hem de İsrail’e yönelik bağırışlar, öyle bir sistematik içinde gerçekleşiyor ki, inandırıcılığı sıfırlandığı gibi, Müslüman yığınları etkilese bile İslam ülkeleri yönetimleri katında bile kabul görmüyor. Örneğin “Haçlı Seferi”yle karşı karşıya olunduğu şeklindeki sunuşun, hele Batı’daki etkisi bakımından hiç de iç açıcı sonuçları olmuyor.
Üstüne bir de mezhepçiliğin ağırlığı çökmüş siyasal İslam, İsrail’le ilişkilenmenin esası kılınınca farklı bir sonuç beklemenin olanağı yok. Suudilerden Mısır’a kadar tüm Arap ülkelerini sessiz kalmak ve “dilsiz şeytan” olmakla eleştirir, ama siz de bir “dil” farkıyla ayırdedilirseniz dönüp yüzünüze bakan olmaz! Hamas adına konuşma hakkını kendinizde görüp onun hangi koşullarda “ateşkesi” kabul edebileceğini siz açıklarsanız, Batı size dönüp bakmadan davranır. Ateşkes başkalarınca kotarılırken kızarsınız, engellemeye çalışırsınız hatta, ama sadece sıra Hamas’a geldiğinde, onun adına hatırlanırsınız.
Tamam, Hamas’la AKP “Müslüman Kardeş”tirler, “kardeşlikleri”, “Müslüman Kardeşliği”dir. Dayanışırlar. AKP, adına konuşacak kadar yakın hisseder Hamas’a. İsrail’e yönelik “one minute” yaklaşımının bir hareket noktası Ortadoğu’nun mütedeyyin yığınları arasında bir etki sağlayıp yayılmacı amaçlara dayanaklık edecek bir yer edinmekse, bir diğeri de mezhepçi “Müslüman Kardeşliği”dir.
Mavi Marmara bu çerçevededir; “show”dur, ama “show”un da abartılışıdır. Tıpkı “one minute” gibi. Ancak AKP’nin uluslararası bağlantıları, İsrail karşısında, ona, politik getirileri olacak “show” düzenlemekten başka yol bırakmamaktadır.
Ortadadır. “Yok” falan demektedir Başbakan, “İsrail’e jet yakıtı satmıyoruz”, “iftira” demektedir. Ama bir gemi Amerikan karasularında bekletilirken, diğerleri çoktan İsrail limanlarına yanaşmış, Irak Kürdistanı Federe Devleti’nden Ceyhan’a boru hatlarıyla taşınan petrolü boşaltmışlardır. “Jet yakıtı” olarak satılmamıştır, ama petrol olarak satıldığı tartışmasızdır. Ve sadece bu değildir. Ortadoğu’ya Türkiye’nin ihracatı nereden başlamaktadır dersiniz? Güney Kürdistan’ın da Suriye’nin de daha ötelerine yolları kapalıdır. İran ambargoludur. Bir tek İsrail. Türkiye, az bilinmektedir, ama İsrail limanlarını kullanmaktadır, Ortadoğu’ya ihracatında. Üstelik doğrudan İsrail’e ihracat ve ondan ithalat da tarihin kaydettiği en üst düzeydedir.
Gerçek budur ve geriye sadece Ortadoğu’nun Müslüman yığınlarını kandırma ihtiyacını karşılayacak “show”lar kalmaktadır.
Yoksa AKP ya da çevresindeki yakınları, “sivil toplum örgütü” denilen sosyal ağların yayıcıları, ciddi olsa ve “Filistin’e destek” dediği şeyi ciddiye alsa, yakınmalar ve şikayetlenmeler ve Mısırlı Esma gibi Filistinli çocukların katlini siyasal getirilere tahvil etmekle yetinmese, yapabileceği şey mi yoktur?
Silahlı Kuvvetler ve MİT’in bir başka mezhepçi örgüt olan IŞİD ve El Nusra’ya yardımlarını Batı’da bilmeyen yokken ve bu yardımlar TIR’lar dolayısıyla Türkiye’de de ayyuka çıkmışken, Hamas’a benzeri yardımlar neden yapılmasın? Esad’a karşı mezhepçilik kolaydır; ama arkasındaki Amerika’yla İsrail’e karşı “Müslüman Kardeşliği”nin gereğini bile yerine getirmek zordur.
Haydi devletten devlete ilişkilerin zedelenmesi göze alınmayarak “Filistin’e destek” resmileştirilememekte, IŞİD’e yapıldığı gibi, açıktan silah, malzeme ve askeri birlik sevkiyatı yapılamamaktadır, diyelim. Peki, rafine edip uçak ve tanklarında kullanacağı benzini de İsrail’e gönül rahatlığıyla “pazarlama”nın izahı nedir? Ya ticaretin bunca mükemmelleşmesi nasıl açıklanacaktır?
Haydi açıkladınız, “yalan” dediniz, “iftira” dediniz; ama petrol göndermeseniz ve ticaretinizi geliştirmemiş olsanız bile, bunlar, ancak İsrail’i desteklemediğinizi gösterir; ama Filistin’i desteklediğiniz anlamına gelmez! Olumsuzu yapmamış, ama olumlu da davranmamış olursunuz ya da İsrail’le Filistin arasında tarafsız kalmış olursunuz. Zaten bombalama ilk başladığında da, “tarafsızlık” anlamına gelerek, “iki tarafa itidal” tavsiye etmemiş miydiniz?
Madem Hamas diyor, onun adına konuşuyor, Filistin’i savunuyor görünüyorsunuz, hiç değilse Hamas’a silah ve cephane gönderemez misiniz? Birkaç TIR mesela? Olamaz mıydı?
Ve AKP yöneticileri, kulağınızı iyi açın: Aranızda hiç mi eli silah tutan genç yok? Haydi sizin eliniz ayağınız tutmuyor diyelim, İHH-Suriye muhalefeti ve özel olarak Nusra ve IŞİD ilişkisi örneğinde gördüğümüz gibi, Türkiye’den elinizin altındaki eli silah tutan gençlerden bazılarını Gazze Cephesine gönderemez miydiniz? Biliyoruz ki, Suriye’de El Kaideci örgütler saflarında savaşan binlerce “yabancı” savaşçı var, en azından bini Türkiyeli ve neredeyse tamamı Türkiye üzerinden özel ilişkiler kullanılarak Suriye’ye geçtiler ya da geçirildiler.
Yoksa Filistin’e destek kapsamında savaşacak İslamcı genç yok mudur?
Biliniyor, ’60’ların sonlarında aralarında benim de bulunduğum devrimci gençler Filistin’in yardımına koşmuş ve Filistinli fedailerle birlikte İsrail Siyonizmine karşı savaşmışlardı.
Filistin güzellemesi yapan AKP yöneticileri, hele elinizde bunca devlet olanağı varken, MİT falan hiç sorgu sual edilemiyor ve yöneticileri sözlerinizi emir telakki ediyorken, “güzel laflar”ın ötesine geçmeniz çok mu zor?
Biz Filistin’e İsrail karşısında lafta değil gerçekte bir cephe tutmaya giderken, bırakalım devlet olanaklarından yararlanmayı, yasa dışı pozisyondaydık ve Suriye sınırını devletin engellemelerinin üstesinden gelebilmek üzere gizli geçmiştik. Üstelik sadece Türk devletinden değil, Suriye’ye geçtikten sonra Muhaberat’tan da gizli hareket etmiş Fırat boyunda saatler süren bir gece yürüyüşünün ardından Halep’e ulaşıp bu ildeki El Fetih bürosuna varabilmiştik. Şimdi herkes biliyor ki, Kaideciler ellerini kollarını sallayarak geçmekle kalmıyorlar, sınırdan ağır silahlar geçiriyorlar; eksiklerini Türkiye üzerinden tamamlıyorlar.
Neden şimdi desteklenmiyor Filistin? Neden sadece laf? Hem de Hamas, AKP gibi, “Müslüman Kardeşliği” örgütüyken? Neden?
Ya da soruyu şöyle soralım: Neden söz konusu Esad olunca şeriatçı savaşçılar ayaklanıyorlar da, sıra İsrail’e geldiğinde tümüyle suspus oluyorlar? Konu şeriatsa, “kutsal savaş” olarak “Cihat”sa, bu sadece mezhepçilik zemininde mi geçerli oluyor? Siyasal İslam Yahudiliğe bunca atıp tutar ve örneğin Başbakanı “anti-Semitist değiliz” açıklaması yapmak zorunda bırakarak Yahudi karşıtı gösteriler düzenlerken, neden aklına Siyonizme karşı eline silah almak gelmiyor?
Bunun açıklaması, taa “6. Filo protestoları” ve “Yeşil Kuşak” İslamcılığının “Kanlı Pazar” günlerinden kalma Amerikancılığının devam ediyor oluşunda yatmasın? Mütedeyyin Türkiyeliler kitlesi içinde Amerikan karşıtlığı ciddi biçimde yüksek olmasına karşın, hücrelerine işlemiş Amerikancılığıyla siyasal İslamcılık Türkiye’den Filistin’in yardımına koşullamasını engelliyor olmasın?
Türk siyasal İslamcılığı, bugün ne denli Müslüman Kardeş örgütlülüğüyle temsil ediliyor olursa olsun, tepeden tırnağa Amerikancıdır ve bütün İsrail karşıtlığı göstermeliktir ve “show”dan ibarettir!

ÖNCEKİ HABER

Tüneller kazanacak

SONRAKİ HABER

Çanakkale Kent Konseyinden Kaz Dağları için sosyal medyada kampanya çağrısı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa