01 Haziran 2014 13:01

301 hayat evler

Buz gibi bir hava esmişti. Kurul başkanı, 'Raportör üyenin tescil başvurusuyla ilgili görüşünü dinledik, isterseniz son kararımızı vermek için özet olarak, tescil talebinde bulunan muhafazakar okçular vakfı mütevelli heyeti üyesi taleplerini özetlesin ve biz oylamaya geçelim' dedi.

Paylaş

Fevzi ÖZLÜER *

Kurula gelen tescil dosyaları  tartışma yaratmıştı. Kültür varlığı olarak koruma altına alınması talep edilen projeyle ilgili raportör üye, bir sonraki toplantıda görüşünü açıkladı: “Dünya üzerinde Jüdisches Museum tarzında mekanlar, insanlığın benzer acıları bir daha yaşamaması adına, ortak acıyı estetize etmeden, gelecek kuşaklara bir arada yaşama kültürünü yerleştirmek için kurulmuştur. Tescil talep edilen alanda bulunan yapıların kültürel, estetik bir değeri olmaması, tescile değer bulunmamasına ve hatta belki de tescil edilmesi gereken bir mekan olarak değil de  teşhir edilmesi gereken bir fikir olduğu gerekçesiyle kurulumuzca talep reddedilmelidir.”
Buz gibi bir hava esmişti. Kurul başkanı, “Raportör üyenin tescil başvurusuyla ilgili görüşünü dinledik, isterseniz son kararımızı vermek için özet olarak, tescil talebinde bulunan  muhafazakar okçular vakfı mütevelli heyeti üyesi taleplerini özetlesin ve biz oylamaya geçelim” dedi.
Mütevelli Heyeti Üyesi söz aldı, “Efendim dosyayı sunduk, kararı siz vermezseniz gereğini yaptırırız, Başkan rica etti, son bir kez talebimizi özetleyeceğiz” dedi. Okumaya başladı:
“Tescil talebinde bulunduğumuz yapı kooperatifi, Neo-Osmanlı döneminin yabancılaşma unsurlarını yirmi birinci yüzyıla taşıyan ünlü mimar Zaha Hadid’in öğrencisi olarak kamuoyu tarafından bilinen saygın TOKİ mimarları tarafından teşrif edilmiştir. Yapı içinde dönemin patolojik ortamını yansıtacak nitelikte, seslerin birbirleriyle iletişimini engelleyecek yüksek kalitede yalıtım malzemesi kullanılmış olması yapının bugün bile ekonomik değeri olduğunu göstermektedir. 
“Kültür varlığı olarak tescil edilmesini istediğimiz yapı adasında dönemin  politikacı ve bürokratlarından oluşan bir heyetin günümüz  sokak sanatçılarının avangard temsillerine yansıyan ünlü  ‘madenciler  resmi’nin büyük boy, bronz bir kabartması yer almakta olup, sadece bu resim için bile yapının imar bütünlüğü içinde korunmayı hakkettiğini vurgulamak gerekir. Bu anlamıyla  kooperatifin estetik değeri bulunmaktadır.
“Kooperatifin inşaatında kullanılan yüz ton çimento aynı havza içinde bulunan termik santral tarafından üretilmiş, dokuz santimetrelik demir çubuklarla, barış ortamı içinde getirilen kalifiye inşaat işçilerinin özenli dokunuşlarıyla doksan dokuz gün gibi bir sürede tamamlanmıştır. Bu yönüyle de yapının anı değeri taşıdığı tartışmasızdır.
“Yapının toplumsal çelişkileri görünmez kılacak mimari üslubunun getirdiği yenilikçi tarzın, dönemin tüm yapılarını karakterize etmesi  yanı sıra, plastik sanatlarında o dönemde dahi nasıl ileri bir aşamada olduğumuzu, kooperatifin bahçesindeki solmayan on bin lale temsil etmektedir. Yapı bütünlüğünü sağlayan ve duygudaşlıkta temassızlığı esas olan figüratif dilin yarattığı mezar silueti de görsel kültürel tarihimiz açısından bir kırılmaya eşiklik etmiştir. Bu yönüyle de modern mimari kültürümüz açısından tarihi bir değeri de vardır.
 “Duvar resimlerinin yaygınlaştığı post anarşizan döneme tepki niteliğinde resmi teslimiyetçi ve fetihçi politikanın akılcı bir yansıması olarak değerlendirebileceğimiz 301 konutlarının hem Soma halkı hem de vatanımız açısından ebedi bir anlamı olacaktır. Bu nedenle gereğinin yapılmasını talep ediyoruz.”
Kurul başkanı, “Sayın üyeler oylamaya geçiyoruz, kabul edenler, kabul etmeyenler. Gerekçesi sonra yazılmak üzere, ‘301 hayat evler’in kültür varlığı olarak tescil edilmesine yönelik talep, kurulun 8.4.2034 günlü toplantısında oy birliğiyle reddedilmiştir.” dedi.

* Avukat

ÖNCEKİ HABER

Allah’ını seven defansa gelsin!

SONRAKİ HABER

Öcalan’ın ikinci açıklaması ve bir sondaj süreci

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa