Komşuda eylül!

Komşuda eylül!

Yunanistan için belki de en umut verici fakat en kritik Eylül ayı geldi. Yunanistan’da işçi ve emekçilerin hak gaspları aralıksız sürerken ,Yeni Demokrasi ve Pa.So.K. partilerinin oluşturduğu koalisyon hükümeti yaptığı yasalarla bu baskı ve şiddet iki katına çıkmış durumda.  Bir tarafta hükümet Yunanistan&rs

Thania Vezou

Yunanistan için belki de en umut verici fakat en kritik Eylül ayı geldi. Yunanistan’da işçi ve emekçilerin hak gaspları aralıksız sürerken ,Yeni Demokrasi ve Pa.So.K. partilerinin oluşturduğu koalisyon hükümeti yaptığı yasalarla bu baskı ve şiddet iki katına çıkmış durumda.   Bir tarafta hükümet Yunanistan’ın geliştiğini ve tekrar büyümeye geçtiğinin propagandasını yaparken, diğer tarafta işçiler geçim sıkıntısı içinde yaşamını sürdürmeye çalışıyor, işsizlik artıyor ve gençler kendilerini geleceksiz hissediyor. Ekonomik krizin başlamasıyla birlikte uygulanan kemer sıkma politikaları yoksulluğa, işsizliğe neden oldu. Başlayan kriz halkın refah düzeyini etkilemesini yanı sıra halkın en temel hakkı olan sağlık ve eğitim hakkını elinden aldı.

YAZ KOMŞUDA SICAK GEÇTİ

Yunanistan’da uygulanmaya çalışılan politikalara karşı bu yaz mücadele bakımından oldukça elverişli geçti. Hükümetin kararıyla bir gün içinde işten kovulan Yunanistan Devlet Televizyonu işçileri yaklaşık 3 aydır mücadelelerine devam ediyorlar. Sürdürdükleri eylem boyunca devlet televizyonunu işgal eden işçiler televizyondan kendi yayınlarını yapmaya başladı. Sağlık emekçileri de yazı sokakta geçirdi. Hükümetin 8 devlet hastanesini kapatma kararından sonra da hem halk hem de hastane çalışanları direnişe geçti. Aylar süren eylemler de aynı zamanda brujuvazi de hedef alındı.
Yaz boyu devam eden en hareketli mücadele alanı elbette eğitim emekçilerinin bulunduğu alandı. Yunanistan Parlamentosu’nun, binlerce kişinin işlerini kaybetmesine neden olacak yeni ‘kamu sektörü reform yasasını’ az bir farkla onaylamasıyla birlikte kamu sektörü oldukça hareketlendi. En çok eğitim emekçilerinin etkilendiği bu yasa değişikliği ile eğitim emekçileri yaz boyunca büyük eylemler ve gösteriler yaptılar. Şimdi Eylül aynın gelmesiyle eğitim emekçilerinin bu mücadelesi başka bir boyut kazandı. Eğitim Emekçileri Sendikası şimdilerde büyük grevlere hazırlanıyor.

SENDİKAL MÜCADELE DEVAM EDİYOR

Bizleri, eğitim emekçilerini büyük bir savaş bekliyor şimdilerde. Binlerce emekçi hükümetin yıllardır izlere dayattığı ekonomi politikalarına karşı çıkmaya hazırlanıyoruz. Egemenlere karşı kazandığımız zafer aynı zamanda özel sektör çalışanlarının yaşantılarını da etkileyecek.
Yunanistan’da şu ana kadar bir çok sendikanın genel merkezleri 16 Eylül’de genel greve çıkma  kararı aldılar. Bu karar sonra elbette tüm emekçileri mücadelenin içine katacaktır.
Örneğin  sağlık bakanlığına ve özel sektöre bağlı çalışan Sağlık Emekçileri Sendikası (OAED)16 Eylül’de 3 ya da 5 gün sürecek kesintisiz genel grev kararı aldılar.
Elbette sendikal bürokrasi bu süreci etkilemek için elinden geleni yapıyor. Özel Sektör Çalışanları Sendikası (ADEDY) ise tüm bu baskılar altında sadece 28 saatlik genel grev kararı alabildi.

BU BİZİM HAKLI KAVGAMIZ

Bizler bu savaşı kazanmalıyız. Tek bir insan tek bir sendika bile bu sürecin dışında kalmamalı. Genel grevlerle, yükselttiğimiz mücadelemizle  bizler elimizden alınan haklarımızı kazanabiliriz. Kapatılan hastanelerimiz geri almalıyız. Kapatılan fabrikalarımızı, iş yerlerimizi yeniden kazanmalıyız.  Bizler evlerinden zorla atılan insanların hakları için, gençlerimizin geleceği için birleşmeliyiz. Bizler göç etmiş işçilerin uğradığı ırkçı politikalın karşısında onlarla birlikte durmalıyız. Bu bizim haklı kavgamız.
Bizler kazanmalıyız, çünkü halk her zaman kazanır.

evrensel.net
www.evrensel.net