Yerelin derdi kadınların derdi

Yerelin derdi kadınların derdi

Yaklaşık bir sene sonra yapılacak yerel seçimler için şimdiden aday isimler duymaya başladık. Tüm yerellerde bu yönde talepler yükselmeye başladı. Yerel seçimlerin doğrudan etkilediği kesimlerin başında kadınlar geliyor çünkü çoğu için tek yaşam alanı evleri, semtleri ve mahalleleri... Kadınların talepleri yere

Zeliha Doğan

Yaklaşık bir sene sonra yapılacak yerel seçimler için şimdiden aday isimler duymaya başladık. Tüm yerellerde bu yönde talepler yükselmeye başladı. Yerel seçimlerin doğrudan etkilediği kesimlerin başında kadınlar geliyor çünkü çoğu için tek yaşam alanı evleri, semtleri ve mahalleleri... Kadınların talepleri yerel yönetimlerden hizmet beklentileri çok önemli; çünkü eksik kalan her hizmet, kadının sırtına taşıması gereken bir yük olarak biniyor. İzmir-Buca Evka-1 Mahallesi’ndeki kadınlarla yerel seçimleri ve yerel yönetimlerden beklentilerini konuştuk. Hamiyet Serçek, biri üniversiteli biri liseli iki çocuk annesi. Kendisi için değil ama çocukları için çok şey beklediğini söylüyor. “İkisinin de gelecek kaygısı var ve aynı kaygıları ben de paylaşıyorum” diyor. Demokratik ve hilesiz bir seçim istiyor her şeyden önce. Kadınların seçim çalışmalarında aktif rol alması gerektiğini düşünüyor ve kadınların kendilerini geliştirebilecekleri merkezlerin açılmasını istiyor. Semtindeki ulaşım sorununa parmak basıyor: “Yeni konutlar yapılırken, nüfus sürekli artarken otobüs sayısı maalesef daha da azalıyor. Bazı hatlar iptal edildi. Kimi arkadaşım dolmuşa bile ayakta biniyor.” Emekli memur olan Necla Aras, içlerinde yaşayan kişilerin yerel yönetimlere seçilmesini istiyor. “Belediye başkanlarının buraların sorunlarını bilmeden geldiklerini düşünüyorum. Adaylar seçim esnasında çok güzel konuşuyor, geziyor, vaatlerde bulunuyorlar. Ama…” diyor ve yaşadığı bir örneği anlatıyor “Oğlumu semtimizdeki Tenis Kulübü’ne göndermek istedim. Her şey için ayrı ücret istediler. Belediye yaptırmıştı ama şirkete devredilmiş. Bundan rahatsız oldum ve belediye başkanı ile konuşmak istedim. Kapısından içeri sokmadılar beni.”

Yok, yok, yok…

Nefise Selçuk (Emekli işçi): Buca'ya bağlı Ufuk mahallesinde oturuyorum. 40 yıldır bu mahalledeyim. Yollar dar, ulaşım yok, kreş hiç yok, yaşlı bakım merkezleri yok, kadın kültür evleri yok... Ev sayısı arttı, nüfus sayısı arttı ama hizmet yok. Evlerin arsa tapusu var, imarı yok. Yapılmış olan evlerin çoğu ruhsatsız, kaçak yapılmış evler, bu da bir sürü soruna yol açıyor. Değerine satamıyorlar. Çocuklara oyun alanı hemen hiç yok, park ve yeşil alan yok ama üst üste düzensiz bir yapılaşma var. Mahallelerimizde kadınları çembere alan tehlikelerden biri de cemaat evleri. Sayıları sürekli artıyor. Bence muhtarlıktan belediye meclis üyeliğine, belediye başkanlığına kadar kadınlar olmalı. Yerel seçimlere kadınlar daha aktif katılmalı, adayların belirlenmesinde de söz sahibi olmalılar.

Kreş ve yaşlı bakım evi

Haşime Akbakın (Buca Evka-1 Kadın Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı): Evka’nın en büyük sorunu belediyelerin hizmet getirmemesi. Çünkü burası site olarak geçiyor ve belediye sitelere karışmıyor. Altyapı sorunumuz çok fazla. Hala doğalgaz, kanalizasyon gelmeyen yerler var. Yollar yaşlı ve engelliler için uygun değil. Mahallemizde ücretsiz bir kreşin olması gerekiyor. Çalışan ya da ev kadını fark etmez, kadınlar daha çok sokağa çıkabilmeli, bunun için de yaşlı ve çocuk bakımını kadınların sırtından alacak düzenlemeler gerekli. Engelli ve yaşlı bakımı için maaş ödemesi gibi teşvikler yapıyor devlet. Bu ve bunun gibi uygulamalar hep kadınları eve kapatmaya yönelik. Bizim yaşlı bakım evlerine ihtiyacımız var. Birçok kadın bu konuda duygusal davranıyor, ‘ben annemi oraya bırakamam’ diyor ama aslında yaşlıların da kendi yaşıtlarıyla kendi çevreleriyle olmaya ihtiyacı var. Bunun için de yaşlı bakım evleri daha uygun yerler haline getirilmeli. Evka-1’de kadınların herhangi bir aktivite yapacakları bir salon yok. Okulların salonlarında da kısıtlı olarak yer alabiliyoruz. Ücretsiz eğitim dedik, etkinlik yaptık, bir daha bizi okulun kapısından içeri almadılar. Kurslar açılıyor evet ama artık değerini yitirdi buralar. Kadınlar bir umutla birçok sertifika alıyor, belki bir meslek sahibi olabilirim diye. Ama hiç bir işe yaramıyor bu sertifikalar. Kadınlar için ciddi anlamda bir istihdam yaratılması gerekiyor. Belediye seçimlerine gelecek olursak, biz dernekteki kadınlar olarak bir dosya hazırlıyoruz. Demokratik eşit yurttaşlık getirecek, şeffaf bir belediye istiyoruz. Kadınların daha çok içinde yer aldığı bir yönetim ve yaşamlarını kolaylaştıracak politikalar istiyoruz. Evka’da 8 mahallemiz var. Bu sekiz mahalle içinde temsilciler seçilip halk meclisleri kurulsa, halkın içinden önder kişiler seçilse güzel olabilir.

Kadınlar sözünü söylerse bir şeyler değişir

Hülya Gürgör (Emekli): Yerel seçimleri, adında da geçtiği gibi yerinden yönetim anlamında düşünüyorum. Yerel yönetimin yerelde herkesin tanıdığı, güvendiği kişilerden oluşması gerekir. Yerel yönetimin bütçesi aynı zamanda o bölgede yaşayan halkın bütçesidir. O bütçeye halkla birlikte karar verilebilir. Her mahalle ve bölgede işçi sendikaları, kamu sendikaları, esnaflar ve esnaf temsilcileri var. Mahalle temsilcileri seçilebilir, işsiz gençlerden temsilciler seçilebilir, öğrenci gençlikten temsilciler seçilebilir. Bunların da fikirleri alınarak, sorunlar öncelik sırasına konulabilir. Bundan birkaç yıl öncesine kadar Evka-1'nın nüfusu 60 bin kadardı ve birkaç yıldır TOKİ’lerle birlikte 80 binlere kadar çıktı. Bir kültür merkezi yok burada, bir spor salonu yok. Gençlerin köşe başlarından ayrılıp kendilerini ifade edebilecekleri bir yer yok. Her şey özelleştirilmiş herkesin cebindeki paraya göre hizmet alabileceği yerlere dönüştürülmüş. Tüm bunlar için yerel seçimlerde kadınların daha çok rol almalı bence. Kadınların söyleyecek çok sözü var ve sözünü söylediğinde her yerde bir şeylerin değişeceğini düşünüyorum.

www.evrensel.net