Gençliğin seçimi

Gençliğin seçimi

Seçimler yaklaştıkça siyasi partiler de vaatlerini arttırdı. En büyük kozlarını da gençlikle ilgili meselelerde kullanıyorlar. Karşılıksız burslar, akıllı tahtalar, ultra lüks yurtlar vs. Acaba tüm bunlar gençlik için bir umut oluyor mu? Arkadaşlarımızın bu konulardaki düşüncelerini dinledik.Ayrıca tüm bu v

Emek Partisi Eskişehir Milletvekili Adayı Hüseyin ÖGE

Gençlik bugün geleceğe güvenle bakamadan, adeta bir geleceksizleştirme içerisinde yaşamını sürdürüyor. İşçi gençlik son çıkan torba yasayla da birlikte, sendikasız ve sigortasız çalıştırılırken bir yandan da günde 10–12 saat çalışma karşılığında düşük ücretlerle sefalet içerisinde yaşamaya bırakılıyor.

Öğrenci gençlik, bilimsel, demokratik ve anadilde eğitim veren üniversite mücadelesinde, her türlü baskı ve zorbalıkla karşılaşıyor. Gerek her yıl arttırılan harçlar, gerekse de ulaşımın paralı olması, barınma sorunları ve ders araç gereçlerinin masrafları altında öğrenimini devam ettirmek zorunda kalıyor.

Ülkeyi yöneten başbakan bu zorluklarla üniversite okuyan gençlere ''Her üniversite mezunu iş bulamaz tabi ki!'' diyerek gençlikle dalga geçiyor. Bugün üniversite mezunu on binlerce genç kahve köşelerinde ömür tüketiyor. Gençlik bu durumdayken, Emek Partisi gençlerin bu zor yaşamlarını değiştirmek için mücadele etmektedir.

Tunus'ta üniversite mezunu işsiz bir gencin başlattığı kıvılcım önümüzdeki günlerde ülkemiz gençliğine de ilham olacaktır. Gençlik, mücadeleci geleneğini işçi sınıfı ve emekçi halkla birlikte tekrar yaşama geçirecektir. Geçirmek zorundadır. Çünkü önlerindeki yaşam, sermaye dünyası tarafından alınmak istenmektedir. Gençlik örgütlü bir mücadeleyle sermayenin bu emellerini kursaklarında bırakacaktır.

Gençliği Emek Partisi'nin adaylarına oy vermeye, sorunları bu çatı altında örgütlü bir mücadeleyle aşmaya çağırıyoruz. Gelecek güzel günler emin olun ellerimizdedir.

Sinan Şahin - Pvc İşçisi

AKP, CHP ve MHP gençliğe dair birçok vaat sıralıyor. Hiç biri benim için bir umut değil. Seçimden sonra iktidara gelecek olan hükümet de işçiyi önemsemeyecek. İşçiye daima köle muamelesi yapılacak Vaatlerin hepsi de köprüyü geçmek için... Genç bir işçi olarak seçimlerden ilk olarak beklentim; bundan sonrakilerin işçilerin sorunlarını biraz daha ön plana çıkarması, işçinin sorunlarıyla biraz daha ilgilenmesidir. Öncelikle özel sektörde işçinin bir başına bırakılmaması için en azından birkaç koruyucu yasanın çıkması önemlidir. Ancak bunların yeterli olmayacağı da bellidir. Bütün ezilen halkın ve işçilerin bir olup birlikte hareket etmesi, bir nevi baş kaldırması gerekir. Ne kadar doğru olur bilemem ama bu ülkede bence bu yapılır...

Fatih Mehmet Göktaş - Lise Öğrencisi

Partilerin vaatleri çok güzel, ama hepsi genelde vaat olarak kalıyor. Birilerine inanmak istiyorsunuz çünkü her şey bir umut. Ve umut aslında sadece hayatını idame ettirmek, rahat bir yaşam sürmek için. O yüzden vaatler her ne kadar inandırıcı gelmese de çoğu zaman bir umuda dönüşüyor.

 Bence artık gençlik olarak bir şeyleri daha iyi idrak etmeliyiz. Yıllardır her şey daha kötüye gittiği, işsizlik, açlık, fakirlik oranları daha da arttığı halde hiçbir şey olmamış gibi davranmamız başta kendimize haksızlık olur. Silkinip neyin neden olduğunu, kimlerin bizleri nelerle aldattığını fark etmemiz gerekiyor. Hala “Allah’ım buna da şükür” zihniyeti yıllardır bizi bu duruma getirdi. Allah adını ağzından düşürmeyip devleti soyanlara en güzel cevabı 12 Haziran’da sandıkta vermemiz gerekiyor. Umarım hepimiz için sandıktan en iyisi çıkar ve umutlarımız gerçeğe dönüşür.

Hazal Gergeroğlu - Eskişehir Osmangazi Üniversitesi 2. Sınıf Öğrencisi

AKP’nin seçimle ilgili çalışmalarını takip ediyorum. Açıkçası bu sefer hangi bütçenin seçim çalışmasına ayrıldığını merak ediyorum. Yaptığını söylediği şeylerin aslında hayatımda pratiğini göremediğimden, AKP’nin seçim çalışmasıyla ilgili pek olumlu düşünmüyorum. CHP ise yıllardır iktidar değil muhalefet olmak için, seçimlere katılıyormuş gibi görünüyor bence. Milliyetçi Hareket Partisi’nin seçim vaatleri ile ilgili geniş bilgiye sahip değilim. Ben bir üniversite öğrencisi olarak, öncelikle YÖK'ün kaldırılmasını, üniversitelere özerklik getirilmesini, daha demokratik, daha bilimsel bir eğitim, herkes için eğitimin sağlanabileceği, öğrencilerin barınma sorununun yurtlar arttırılarak ya da başka bir yöntemle çözülmesini istiyorum. Sorunların çözülmesi için kökten bir değişiklik gerekiyor. Şu an için ne MHP ne AKP ne CHP bu kökten değişimi yapabilecek, kaldırabilecek kadroya düşünceye ya da zihniyete sahip değil. Bana kalırsa başka bir şey olmalı.

Açıkçası ben korkuyorum. Seçim çalışmasında bana bir şeyler uzattıklarında, birilerinin dikkatini çekmekten korkuyorum. Hani ben diyeceğim gençler şöyle yapmalı diye ama ben kendim seçim bildirilerini okumaktan öte bir şey yapmıyorum. Diğer arkadaşlarım onları bile okumuyorlar. Nasıl okusunlar. Okulun içinde ÖGB denen bir şey var. Göz göre göre kimse canı yansın istemiyor.

www.evrensel.net