Ekşi Sözlük’e medya linci
EKŞİ Sözlük, Türkiye’nin İnternet deryasında en çok ziyaret edilen “geribesleme” makinesi. Uzun yıllardır ayakta kalmaya başarmış nadir Türk İnternet sitelerinden. Türkiye’de 10 yılı aşmış yayın hayatı olan İnternet sitesi bulmak hemen hemen zordur. Mesela 70 milyonluk ülkede her konu sınıfından iki elin parma
Türkiye’de 10 yılı aşmış yayın hayatı olan İnternet sitesi bulmak hemen hemen zordur. Mesela 70 milyonluk ülkede her konu sınıfından iki elin parmaklarını geçen sayıda site sayamazsınız. Ülkede vaziyet budur.
Neyse, konumuz Ekşi Sözlük güzellemesi değil. Kullanan, istifade eden; nasıl kullanması gerektiğini, üzerinde ne kadar zaman harcaması gerektiğini biliyor. Eleştirmek, yermek ve yerin dibine sokmak isterseniz tonla gerekçe bulabilirsiniz. 20 kişinin yazdığı yerden 53 bin 769 kişinin yazdığı, Türkiye’nin en çok ziyaret edilen 20 sitesinden biri olunca işler elbette değişiyor. Mesela Türkiye’de düşmanınız artıyor.
Uzunca bir süredir Ekşi Sözlük’ün sesi, her renkten her görüşten fikre ve yoruma açık olan doğası zorbalıkla susturulmaya çalışılıyor. Bu işlerin tırmandığı yer de Gezi eylemlerinde Ekşi Sözlük’ü olayların mihmandarı gibi sunmakla başladı.
Tamamen birey refleksi ile gelişmiş Gezi Eeylemleri arkasında mutlak organize bir güç arama paranoyasının sonucu olan bu durumu kısmen anlamak mümkün. Bunca insanın sokağa kendi iradesi değil bir sitenin “Gidin” demesi ile gittiğine inanılan bir 2013 Türkiye’si ne de olsa şu an içinde yaşadığımız… Kendinin olanın ‘hür iradesiyle’, olmayanın da ‘birilerinin komutuyla’ yaşadığı bir düzen.
Önceki gece A Haber kanalında kendini Twitter’daki bio’sundan ifadeyle alırsak “Journalist” olarak tanımlayan ve Uğur Dündar okulundan yetişme Mehmet Ali Önel, hazırlayıp sunduğu “Deşifre” programında Sözlük’ü masaya yatırdı.
Program ve beraberinde sosyal medyada başlatılan rüzgar bu işi bir haber olarak ele almak, Ekşi Sözlük’teki “dine hakaret” taşıyan içerikler konusunda bir fikri tartışma ortamı yaratmaktan ziyade, sonuçları bilineceği üzere halkın linç edeceği bir ortam yaratmaya yönelikti.
Uluslararası bilişim hukukunda da, bizim bilişim hukukumuzda da bir İnternet sitesinin yayınını engellemeye yönelik yapılan her türlü saldırı “suçtur”. Dolayısı ile program yapımcısının Eksisozluk.com’un yayınını engellemeye yönelik saldırısını takipçilerine duyurması, suçu ve suçluyu övmekten öte nedir? Bu gece #eksisozlukdesifreoluyor etiketi üzerinden başlatılan lincin sonucu olarak bir zafer nidası değilse nedir?
ELEŞTİRİLEBİLİR EKŞİ SÖZLÜK
Elbette Eksisozluk.com’da yazılan her türlü girdi eleştirilebilir, bunların dini temalı olanları toplumsal hassasiyetlerden ötürü daha fazla mercek altına alınabilir. Ancak şunu görmek lazım, 14 yıldır yayında olan sitenin içerikleri neden 6-7 sene önce değil de şimdi, Gezi arkası, tam da medyada bazı köşe yazarlarının işinden edildiği dönemde “mercek altında”.
Müslümanlara, İslam dinine linç var deyip bir program boyunca idraki zor konuşmacılarla kendi linç atmosferini yaratmanın adını da aklını hâlâ kendi kontrol edebilen bireyler koysunlar. Etki altında kalmadan, sadelikle…
İÇERİK ELEŞTİRİSİNİN ÇOK ÖTESİNDE
Gerek program boyunca Mehmet Ali Önel’in ağzından çıkan her lafın tonu, yaklaşımı, vücut enerjisi, gerekse sosyal medyada “Ekşi Sözlük’ü Deşifre Ediyoruz” şeklindeki çıkış ve dahası Sözlük ekibinin Gezi eylemleri dönemi CHP ile bir araya gelip fotoğraf vermesi; “İslam’a hakaret ediliyor”u konuşmaktan ziyade, iktidar yandaşı konumda, iktidara karşı her türlü muhalif unsuru kalıbına uydurup susturmaya vesile yaratmak üzerine planlanmış bir tiyatro bu. Şüphe yok.
‘ALLAH’TAN KORKMAYAN’ ARGÜMANLI AVUKAT
Bir hukuk adamı düşünün ki (programa konuk olan) “Allah’tan korkmayan nesiller yetişiyor” diyerek Eksisozluk.com’daki yazanları tanımlayabilsin. “Bu yüzden bunlar oluyor” diyerek savunma yapabilsin.
Bu yazı Vagus.tv’den alınmıştır.
Evrensel'i Takip Et