Demiryolları inşa edilirken kaç işçi hayatını kaybetti?
Demiryolları, sanayileşmenin ve modern ulaşımın simgelerinden biri oldu. Ancak kıtaları birbirine bağlayan demiryollarının inşası, binlerce işçinin ağır koşullarda, düşük ücretlerle ve ölüm tehlikesi altında çalıştırılmasıyla gerçekleşti.
Sıla Altun
[email protected]
Demiryolları, 19'uncu yüzyılda sanayi üretiminin, ticaretin ve ulaşımın gelişmesinde önemli rol oynadı. Dağlar delindi, vadiler aşıldı, tüneller açıldı ve binlerce kilometrelik ray döşendi. Ancak bu büyük altyapı projelerinin arkasında çoğu zaman tarih kitaplarında yeterince yer bulamayan ağır bir işçi emeği vardı.
Özellikle ABD'de doğu ve batı kıyılarını birbirine bağlayan ilk kıtalararası demiryolunun inşası, işçilerin karşı karşıya kaldığı ölümcül çalışma koşullarının çarpıcı örneklerinden biri oldu. 1863-1869 yılları arasında süren inşaatta binlerce Çinli göçmen işçi çalıştırıldı. Patlayıcılarla kayalar parçalandı, işçiler uçurum kenarlarında çalıştırıldı, ağır kış koşullarında tüneller açıldı.
Peki demiryolları inşa edilirken kaç işçi hayatını kaybetti? Dünya genelindeki demiryolu inşaatlarında yaşamını yitiren işçilerin toplam sayısını ortaya koyan güvenilir ve kapsamlı bir kayıt bulunmuyor. Bununla birlikte ABD'deki kıtalararası demiryolu, işçi kayıplarının boyutunu ve kayıt dışılığını ortaya koyan önemli bir tarihsel örnek sunuyor.
12 binden fazla Çinli işçi çalıştırıldı
ABD'nin ilk kıtalararası demiryolunun batı bölümünü inşa eden Central Pacific Railroad şirketi, 1865-1869 yılları arasında binlerce Çinli göçmeni çalıştırdı. İnşaatın en yoğun dönemlerinde Çinli işçiler, toplam iş gücünün yaklaşık yüzde 90'ını oluşturuyordu.
Stanford Üniversitesi'nin Çinli Demiryolu İşçileri Kuzey Amerika Projesi'ne göre, inşaat boyunca 10 bin ila 15 bin Çinli işçi aynı anda çalışırken, 1865-1869 döneminde toplam çalışan sayısının 20 bine ulaşmış olabileceği değerlendiriliyor.
İşçilerin çalışma koşulları son derece ağırdı. Çinli işçilere, beyaz işçilere kıyasla ortalama yüzde 30 daha düşük ücret ödeniyordu. Ayrıca barınma, yiyecek ve çalışma ekipmanlarının masraflarını kendileri karşılamak zorundaydılar. Ayrı kamplarda barındırılan işçiler, uzun çalışma saatlerine ve ağır fiziksel koşullara maruz bırakılıyordu.
Patlayıcılar, çığlar ve kaya düşmeleri can aldı
Demiryolunun Sierra Nevada Dağları'ndan geçirilmesi, inşaatın en tehlikeli aşamalarından biriydi. İşçiler granit kayaları elle delerek tüneller açıyor, patlayıcılarla dağları parçalıyordu.
Bazı işçiler, uçurum kenarlarından halatlarla sarkıtılarak patlayıcı yerleştirmek zorunda kalıyordu. Patlayıcıların zamanından önce infilak etmesi, kaya düşmeleri ve heyelanlar ciddi can kayıplarına neden oluyordu.
Kış aylarında ise yoğun kar yağışı ve çığlar işçilerin yaşamını tehdit ediyordu. Bazı işçiler, kar fırtınalarından korunmak için kazdıkları tünellere sığınıyor, ancak çığların tünel girişlerini kapatması nedeniyle içeride mahsur kalabiliyordu.
ABD Ulusal Park Servisi, bu koşullarda hayatını kaybeden işçilerin sayısının yüzlerle, hatta binlerle ifade edilebileceğini belirtiyor.
Kaç işçinin öldüğü neden bilinmiyor?
Demiryolu inşaatında hayatını kaybedenlerin kesin sayısının belirlenememesinin en önemli nedenlerinden biri, şirketlerin işçi ölümlerine ilişkin kapsamlı kayıt tutmamasıydı.
Özellikle Çinli işçilerin isimleri şirket kayıtlarında çoğunlukla yer almıyordu. İşçiler, bireysel kimlikleri yerine küçük çalışma grupları halinde kaydediliyordu. Bu durum, ölen işçilerin kimliklerinin ve ölüm koşullarının sonradan araştırılmasını da güçleştirdi.
ABD Ulaştırma Bakanlığının 2019 yılında yayımladığı anma metninde, kıtalararası demiryolunun inşasında 500 ila 1000 Çinli işçinin hayatını kaybettiği tahminine yer verildi. Ulusal Park Servisi ise 1000'in üzerinde Çinli işçinin yaşamını yitirdiği tahminini aktarıyor.
Stanford Üniversitesi araştırmacılarının çalışmaları da ölü sayısına ilişkin farklı tahminlerin bulunduğunu ortaya koyuyor. Bazı araştırmacılar 50 ila 150 arasında kayıp tahmin ederken, diğer çalışmalar 2 bin veya daha fazla işçinin yaşamını yitirmiş olabileceğini belirtiyor.
İşçiler yalnızca ray döşemedi, hakları için de mücadele etti
Çinli demiryolu işçilerinin tarihi yalnızca ağır çalışma koşulları ve ölümlerden ibaret değildi. İşçiler, eşit ücret ve daha insani çalışma koşulları için örgütlü mücadele de yürüttü.
24 Haziran 1867'de Cisco ile Truckee arasındaki hatta çalışan Çinli işçiler topluca iş bıraktı. Yaklaşık 30 millik bir alanda çalışan işçilerin talepleri arasında ücretlerin artırılması, günlük çalışma süresinin 11 saatten 10 saate indirilmesi ve tünellerdeki vardiyaların kısaltılması bulunuyordu.
ABD Ulusal Park Servisi bu eylemi, dönemin ABD'sindeki en büyük örgütlü işçi grevi olarak nitelendiriyor. Grev bir hafta sürdü. Şirket yönetimi işçilerin kamplarına yiyecek ve erzak sevkiyatını keserek eylemi kırmaya çalıştı.
10 Mayıs 1869'da ABD'nin doğu ve batı demiryolu hatları Utah'taki Promontory Summit'te birleştirildi. Böylece ilk kıtalararası demiryolu tamamlandı. Ancak bu büyük ulaşım projesinin tamamlanmasında belirleyici rol oynayan binlerce Çinli işçinin emeği, uzun yıllar boyunca resmi anlatılarda geri planda kaldı.
Demiryollarının inşasında hayatını kaybeden işçilerin dünya genelindeki toplam sayısı bilinmiyor. Ancak ABD'deki kıtalararası demiryolu örneği, modern altyapı projelerinin ardındaki ağır çalışma koşullarını, göçmen işçilerin maruz kaldığı eşitsizlikleri ve işçi mücadelesinin tarihsel önemini ortaya koyuyor.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et