08.11.2026 00:25

Dilovası Katliamı’nın 1. yılı: Ailelerin mücadelesi kaçak, denetimsiz ve ölümüne çalıştırma düzenine karşı

Dilovası'nda 3'ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği Ravive Kozmetik katliamında 1 yıl geride kaldı. İşçi ailelerinin adalet mücadelesi sürüyor. Patron tahliye edilirken Dilovası'nın yüzde 95'i kaçak olmasına rağmen işletmeler çalışmayı sürdürüyor.

Dilovası Katliamı’nın 1. yılı: Ailelerin mücadelesi kaçak, denetimsiz ve ölümüne çalıştırma düzenine karşı

Fotoğraf: Ali Tahir Kaya/Evrensel

Barış Salık
[email protected]
Hasret Gültekin Kozan
[email protected]


Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025’te Ravive Kozmetik’e ait parfüm dolum atölyesinde çıkan yangında 3’ü çocuk, 6’sı kadın 7 işçi yaşamını yitirdi, 6 işçi yaralandı. Hanım Gülek, Esma Gikan, Şengül Yılmaz, Tuncay Yıldız, Tuğba Taşdemir, Nisa Taşdemir ve Cansu Esatoğlu’nun hayatını kaybettiği atölyede işçiler sigortasız ve asgari ücretin altında ücretlerle çalıştırılıyordu. Buna karşılık aynı atölyede, satış fiyatı işçilerin kazanamadığı asgari ücretle denk fiyatlarla satılan parfümler üretiliyordu. Ruhsatsız yapıda sürdürülen üretim, çocuk işçiliği, güvencesiz çalışma ve denetimsizlik, yangının ardından açılan davanın da temel başlıkları oldu.

Yangının üzerinden 1 yıl geçerken 5 duruşma görüldü. Şirket yetkililerinin yanı sıra iş yerinin faaliyetini sürdürmesine ilişkin sorumlulukları bulunan belediye görevlileri de yargılamaya dahil edildi. Ancak 5. duruşmada, aile avukatlarının asıl patron olduğunu belirttiği Ali Osman Akat tahliye edildi. Bir sonraki duruşma 23 Mart 2027’de görülecek.

‘Bir senedir annem yok’

Yangında annesi Şengül Yılmaz’ı kaybeden Emine Nur Aldeniz, bir yıldır hem annesinin yokluğuyla hem de yangın sırasında yaşadıklarının travmasıyla mücadele ediyor. Yangın sırasında iki aylık hamile ve yeni evli olan Aldeniz’in evi atölyenin hemen yanındaydı. Yangındaki çığlıklara ve annesinin durumuna tanıklık ettiğini, hâlâ psikolojik tedavi gördüğünü anlatan Aldeniz, “Bir senedir annem yok. Bazen sesini hatırlamak için videolarını izliyorum” dedi.

Annesinin cenazesini görmenin kendisinde derin izler bıraktığını belirten Aldeniz, sorumluların ceza almasının kendileri için bir nebze olsun rahatlama anlamına geleceğini söyledi. “İnsanların hayatı artık paraya dönmemeli. İnsanların hayatı üç beş kuruş paraya mal edilmemeli” diyen Aldeniz, ilçede denetimlerin yetersizliğine de dikkat çekti. Atölyenin İŞKUR’un hemen yakınında bulunduğunu, çocukların çalışmasının çevredeki kurumlar tarafından görülebilecek durumda olduğunu belirterek, “Burada ne insanlar ses çıkarıyor ne de denetimde doğru düzgün bir şey var” ifadelerini kullandı.

Aldeniz, Dilovası’da iş cinayetlerinin devam ettiğini de hatırlattı. Ravive yangınından yaklaşık iki ay sonra Çolakoğlu Metalurji’de bakım çalışması sırasında platform parçasının kırılması sonucu yüksekten düşen üç işçi yaşamını yitirmiş, bir işçi ağır yaralanmıştı. Bu olayın da yeterince duyulmadığını söyleyen Aldeniz, “Çünkü dört kişi dediğimiz insanlar sayı değil. Bunlar insan; hayalleri, gelecekleri, aileleri var” diye konuştu.

Usulsüzlük ve denetimsizlik duruşmalarda itiraf edildi

Davanın ilk üç duruşmasında şirket yetkilileri, iş sağlığı ve güvenliği uzmanları ve tanıklar dinlendi. Mayıs ayında görülen ikinci duruşmada, atölyede daha önce çalışmış 17 yaşındaki bir işçi, 15 yaşında işe başladığını ve sigortasız çalıştırıldığını anlattı. Üçüncü duruşmada iş yerindeki elektrik arızaları, güvenlik önlemlerinin yetersizliği ve üretim koşullarına ilişkin tanık anlatımları gündeme geldi.

Eylül ayında görülen dördüncü duruşmada belediye görevlileri hakkındaki dosyanın ana davayla birleştirilmesiyle kamu görevlilerinin sorumluluğu da yargılamanın kapsamına girdi. Bu duruşmada Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Öztürk’ün ilçedeki kaçak yapılaşmaya ilişkin sözleri dikkat çekti. Öztürk, “Dilovası merkezinin yüzde 95’i kaçaktır” dedi. İlçe merkezindeki 34 caminin tamamının kaçak olduğunu, geçmişten bu yana binlerce yıkım kararı bulunduğunu ve 264 kaçak yapının yıkım kararının uygulanmadığını söyledi. Yıkım sorumluluğunun Fen İşleri Müdürlüğünde olduğunu ileri süren Öztürk, kendi görevini yerine getirdiğini savundu.

Yangından iki hafta önce atölyeye gittiklerini anlatan belediye zabıta görevlisi Ömer Kocabay da duruşmada iş yerinin ruhsatının olmadığını söyledi. Ruhsatı soran görevlilere iş yeri yetkililerinin belgenin muhasebede olduğunu söylediğini aktaran Kocabay, belediyedeki listede iş yerinin ruhsatlı göründüğünü belirtti. Denetim anlayışını ise “Ruhsat varsa tamam diyorduk, yoksa sözlü uyarıyorduk” sözleriyle anlattı.

‘100 kişi de ölse düzen devam eder’

Katliamda yaşamını kaybeden Hanım Gülek’in Ailesinin Avukatı Uğur Çelebi, “Ne bir ÇED raporu ne itfaiye raporu, hiçbir şey yok. Beş dakikada adres tespiti yapılıp ruhsat veriliyor” dedi. Ruhsat işlemlerinde imzası bulunan kamu görevlilerinin sorumluluğu birbirlerine yönelttiğini aktaran Çelebi, iş yerinden koli koli parfüm alındığına ilişkin tanık anlatımlarının da dosyada bulunduğunu söyledi.

DEM Parti Kocaeli Büyükşehir ve Dilovası Belediye Meclis Üyesi Eylem Güleser de yangından sonra ilçede somut bir değişiklik olmadığını söyledi. Kamu görevlilerinin davaya dahil edilmesinde ailelerin 15 günlük oturma eyleminin etkili olduğunu belirten Güleser, ruhsatsız yapıların yıllarca faaliyet göstermesine ve denetimlerin uygulanışındaki farklılıklara dikkat çekti.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi 2004’ten, Dilovası Belediyesi ise ilçe statüsü kazandığı 2009’dan bu yana AKP tarafından yönetiliyor. Eşi Esma Gikan’ı yangında kaybeden Aytekin Gikan, ailelerin yerel yönetimlerden destek görmediğini, dayanışmanın daha çok Gebze, Kocaeli, İzmit ve İstanbul’dan geldiğini söyledi. Gikan, “Dilovası bu olaydan ders almadı. Burası sanayi bölgesi. Sanayi rantı olduğu sürece burada 50 kişi de 100 kişi de hayatını kaybetse fark etmiyor. Herkes kendi önüne bakıyor” dedi.

27 bin liralık parfüm, sigortasız işçilik

Yangından yaralı kurtulan İşçi Gülhan Bendi, atölyede Çetin Akat’a ait Vertus parfümlerinin yanı sıra LC Waikiki, DeFacto, Sheliq ve Shauran markaları için de üretim yapıldığını anlattı. Bendi, parfüm ham maddelerinin Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinden geldiğini, İsmail Oransal’ın üretimde kullanılan formülleri işçilere gönderdiğini söyledi. Oransal kardeşlerin fabrikaya gelerek üretim yaptığını, iş konuştuğunu ve müşterileri ağırladığını da ifade etti.

Ravive atölyesinde üretilen Vertus marka parfümler, 17- 27 bin TL arasında fiyatlarla satılıyordu. Ancak çocuk yaşta, sigortasız çalıştırılan Ravive işçileri asgari ücretin altında ücretler ile çalıştırılıyordu.

Bendi, iş yerindeki denetimlerin de üretim yapan markaların kontrolüyle sınırlı kaldığını, resmi kurumların yeterli denetim yapmadığını söyledi. Zabıta ekiplerinin atölyeye geldiğini, çay kahve içtikten sonra parfüm gibi hediyeler alarak ayrıldığını anlattı. Aytekin Gikan da belediye zabıtalarının iş yerine gelerek koli koli parfüm aldığını, ürünlerin belediyeye dağıtıldığını belirtti. Gikan, “Herkes gördü, kimse dokunmadı. Herkes gördü, göz yumdu” dedi.

Aileler, ürünlerin hangi şirketlere gittiğinin, üretim ve finansman ilişkilerinin bütün yönleriyle araştırılmasını talep ediyor. Daha önceki duruşmalarda sunulan belgelerde Ravive ile bağlantılı şirketler arasındaki milyonlarca liralık ticari ilişkiye dikkat çekilmişti. Beşinci duruşmada da mahkeme, şirketlerin mali kayıtlarının incelenmesi ve Ravive ile LYKEE arasındaki mali ilişkilerin raporlanması yönündeki işlemlerin beklenmesine karar verdi.

‘Erdoğan’la fotoğrafım var’ diyen Akat tahliye edildi

Aile avukatlarının asıl patron olduğunu belirttiği Ali Osman Akat, beşinci duruşmada tahliye edildi. Akat, Ravive ve LYKEE şirketlerinde, para transferleri ve üretim organizasyonunda yer alıyor. Ancak Akat bu davada şirket yetkilileri hakkındaki “Olası kastla öldürme” suçlamasıyla aynı kapsamda değil “Suçluyu kayırma” suçlamasıyla yargılanıyor.

Duruşmada savunma yapan Akat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Donald Trump ile ayrı ayrı fotoğrafları olduğunu söyledi. Mahkeme, Akat ve Abdurrahman Bayat’ın tutuklu bulundukları süre ve delillerin toplanmasını gerekçe göstererek yurt dışına çıkış yasağı şartıyla tahliyesine karar verdi. Diğer altı sanığın tutukluluğu devam etti.

Aileler sus parasını kabul etmiyor, adalet istiyor

Yaşamını yitiren işçilerden Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut, ailelere para, ev ve araba teklif edildiğini belirtti. Bulut, “Ben ablamın kanını parayla satmıyorum kesinlikle. Ne gerekiyorsa ağır cezada onları ödeyecekler” dedi. Ailelerin para ya da başka bir karşılık almadığını vurgulayan Bulut, “Hiçbirimiz ne kan parası aldı, ne rüşvet aldı, ne bir bina aldı, ne bir araba aldı” dedi. 

Emine Bulut, duruşmadan yaklaşık bir hafta önce ailelere Ali Osman Akat’ın tahliye edileceğinin söylendiğini ve bu bilgi eşliğinde para teklifinde bulunulduğunu anlattı. Patronlar ve yerel yöneticiler tarafından sendikalardan ve avukatlardan uzaklaşmaları yönünde telkinlerle de karşılaştıklarını belirten Bulut, bu çağrıları kabul etmediklerini söyledi.

Ailelere, “Bu parayı ailelere söyle, alırsanız alın, almazsanız bir daha mahkemede Ali Osman çıkacak. Bir daha da bu parayı bulamazsınız, ne alırsanız sizin adınıza kâr hesabı” dendi.

Yargılama işçi ailelerinden uzak yürütülüyor

Davanın Kandıra Ceza İnfaz Kurumları Kampüsündeki duruşma salonunda görülmesi de aileler açısından ayrı bir yük oluşturuyor. Dilovası’nın Gebze yargı çevresinde bulunduğunu hatırlatan aileler, duruşmaların Gebze’de ya da İzmit’te yapılmasını istiyor. Sabah erken saatlerde yola çıkmak zorunda kaldıklarını, duruşmaların gece geç saatlere kadar sürdüğünü anlatan aileler, ulaşım ve çocuk bakımı konusunda da güçlük yaşıyor.

Aldeniz, duruşmalar için sabahın erken saatlerinde yola çıktıklarını, ulaşım konusunda sendikalardan ve çevrelerinden destek almak zorunda kaldıklarını söyledi. Dört-beş aylık bebeğini bırakarak duruşmaya gitmenin güçlüğünü anlatan Aldeniz, “Benim annemi zaten benden almışlar. Benim bebeğimi niye annesiz koyuyorlar, zaten hayatımı çalmışsınız. Bir de sanıkların iyiliği için buradan Kandıra’ya gitmek zorunda değilim” dedi. Gebze’de yapılacak duruşmalarda aralarda eve gidip bebeğini emzirebileceğini belirten Aldeniz, “Ben çocuğumu geceden sabaha, 12-24 saat emziremiyorum. Gebze’de olsa aralarda gelip çocuğumu emziririm” diyerek aileler adına sürecin daha da zorlaştırılmamasını istedi.

Avukat Çelebi de duruşmaların bazen iki-üç gün sürdüğünü, ailelerin gece geç saatlerde uzun yolculuk yapmak zorunda kaldığını ifade etti. Duruşmaların Gebze’ye alınması taleplerinin kabul edilmediğini söyleyen Çelebi, davanın kamuoyunun gündeminden düşürülmemesi gerektiğini vurguladı.

‘Bu dava emsal olsun’

Yedi işçinin ailesi, bir yıldır adalet mücadelesini birlikte yürütüyor. Ailelerin ortak karar aldığını ve aralarında kopukluk bulunmadığını söyleyen Aytekin Gikan, “Biz yedi aileyiz. Birimizin söylediği diğerimizin de sözüdür” dedi. Gikan, olayda sorumluluğu bulunan herkesin ortaya çıkarılması için mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, “Biz sevdiklerimizi kara toprağa verdik ama başka kimseyi kara toprağa vermeye hiç niyetimiz yok” ifadelerini kullandı.

Aileler, davanın başka iş cinayetlerinin önlenmesi için emsal oluşturmasını istiyor. Avukat Uğur Çelebi, kamu görevlilerinin de sanık olduğu bu davanın önemine dikkat çekerek, iş yerinin açılması ve denetlenmesi sürecinde sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin yargılanmasının benzer olayların önlenmesi açısından önemli olduğunu söyledi.

Çelebi, “Olası kastla öldürme suçundan yargılanması konusunda da bu davanın emsal olmasını istiyoruz. Umarım verilecek karar da yine bir ilk ve emsal nitelikte olur” dedi.

Aileler, davanın takip edilmesi ve sorumluların cezasız kalmaması için kamuoyuna dayanışma çağrısı yaptı. Bugün saat 14.30’da  Dilovası Kent Meydanı’nda anma programı düzenlenecek.

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
07.11.2026 13:36 / Güncelleme: 15:30

Galatasaray'da Victor Osimhen ameliyat oldu

Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde VfB Stuttgart ile oynanan karşılaşmada sol dizinde esneme oluşan ve yapılan MR tetkiklerinde serbest fragman tespit edilen Nijeryalı golcü Victor Osimhen’in ameliyat olduğunu açıkladı.

Galatasaray'da Victor Osimhen ameliyat oldu

Fotoğraf: DHA

07.11.2026 07:18

Paraguay’da 'azledilen Devlet Başkanı Peña gözaltına alındı: Yeni Devlet Başkanı Pedro Alliana yemin etti

Paraguay'da, Senato'nun Devlet Başkanı Santiago Pena "görevi kötüye kullanmak" suçundan azledilmesinin ardından gözaltına alınırken Başkan Yardımcısı Pedro Alliana yemin ederek ülkenin yeni Devlet Başkanı oldu.

Paraguay’da "azledilen Devlet Başkanı Peña gözaltına alındı: Yeni Devlet Başkanı Pedro Alliana yemin etti

Fotoğraf: AA

07.11.2026 11:02

Fon vurgunu soruşturmasında 4 tutuklama: Eski SPK Başkan Vekili de tutuklandı

Fon vurgunu soruşturmasında gözaltına alınan 6 kişiden 4'ü tutuklandı. Tutuklananlar arasında eski SPK Başkan Vekili Enver Usca ve BDDK Daire Başkanı Mustafa Alper Taş da bulunuyor.

Fon vurgunu soruşturmasında 4 tutuklama: Eski SPK Başkan Vekili de tutuklandı
07.11.2026 09:20 / Güncelleme: 14:35

Gözaltındaki gazeteci Abak ve beraberindekiler serbest bırakıldı

Mardin'de asılsız bir ihbarla 4 gün önce gözaltına alınan gazeteci Haşim Abak ve beraberindeki iki kişi, ifade işlemlerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Gözaltındaki gazeteci Abak ve beraberindekiler serbest bırakıldı

Fotoğraf: MA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!