07.11.2026 00:23

Gıda-İş Genel Başkanı Olcay Ozak, Kartal mitingine giden süreci anlattı: 29 Kasım’ı birleşik mücadelenin günü yapalım

Gıda-İş Genel Başkanı Olcay Ozak, DİSK’e bağlı sendikaların çağrısıyla 29 Kasım’da yapılacak mitingin en geniş kesimlerin ortak eylemine dönüşmesi gerektiğini belirterek, Gıda-İş’in örgütleyici olarak üzerine düşeni yapacağını söyledi.

Gıda-İş Genel Başkanı Olcay Ozak, Kartal mitingine giden süreci anlattı: 29 Kasım’ı birleşik mücadelenin günü yapalım

Murat Uysal
[email protected]


DİSK’e bağlı 16 sendika, aylardır Başkanlar Kurulunu bile toplamayan konfederasyon merkezinin sürecin ihtiyaçlarına uygun pratik bir tutum geliştirmemesi üzerine, 7 Ekim tarihinde “İşçi sınıfını ve dostlarını mücadeleye çağırıyoruz” başlıklı ortak bir bildiri yayımladı. Bildiri, 2027 bütçe görüşmeleri öncesinde ücretlerin ve emekli maaşlarının erimesine, vergi yüküne, fon skandalına, sendikal ve demokratik haklara yönelik saldırılara karşı bölgesel ve merkezi mitinglerden Ankara yürüyüşüne bir dizi eylem kararını da içeriyordu.

Ancak 29 Kasım’da İstanbul Kartal Meydanı’nda yapılacak mitingin kararı, 11 sendikanın imzasıyla kamuoyuna duyuruldu. Gıda-İş’in de aralarında bulunduğu beş sendika imzacı olmadı; ancak mitingin örgütleyicisi olacaklarını açıkladı. Ardından uzun süredir toplanmayan DİSK Başkanlar Kurulu toplandı.

DİSK/Gıda-İş Genel Başkanı Olcay Ozak, bu sürece ve önümüzdeki dönemde neler yapılması gerektiğine dair sorularımızı yanıtladı.

DİSK’e bağlı 16 sendika neden böyle bir ortak çağrıya ihtiyaç duydu?

Ülkede derinleşen geçim sıkıntısı, eylül ayında patlak veren milyarlarca liralık fon vurgunu ve çalışma hayatındaki hak gaspları ortadayken işçi sınıfının örgütlü bir karşılık vermesi gerekiyordu. 2027-29 Orta Vadeli Programı ve TBMM’de görüşülen bütçe, emeğin yarattığı zenginliğin bir kez daha sermayeye aktarılması anlamına geliyor. Bu sömürü programı ve baskı politikaları esas olarak işçi sınıfının hoşnutsuzluğunu ve tepkisini sindirmeyi amaçlıyor. Siyasetçilerden sendikacılara, gazetecilerden sanatçılara kadar hak arayan herkes baskı altında...

Böyle bir dönemde konfederasyonumuz DİSK’in, sürecin ihtiyaçlarına uygun eylem kararları almadığı eleştirilerimizle birlikte, aylardır toplanmayan Başkanlar Kurulunun toplanması için çağrımızı yapmıştık sendika olarak. 16 sendikanın bir araya gelişi esasında bu hareketsizliğe verilmiş bir yanıttır. Biz bu adımı DİSK’in üstlenmesi gereken sorumluluğun yerine getirilmesi için attık.

Sizce DİSK Genel Merkezinin bu dönemdeki tutumu nasıl olmalıydı?

Devrimci bir sendika konfederasyonunun görevi açıklama yapmakla sınırlı değildir; fabrika ve işyerlerindeki gücü harekete geçirmek, süren işçi emekçi mücadelelerini sahiplenmek, birleşmesi için çaba sarf etmek ve saldırılara üretimden gelen güçle yanıt verilmesini örgütlemektir. Oysa son dönemde Genel Merkezin tutumu masa başı açıklamalarla sınırlı kaldı. Sokağa çıkıldığında da bu, işyeri ve fabrikalardan örgütlenmiş bir biçimde değil, yönetici düzeyinde katılım olan sembolik eylemler şeklinde oldu. Oysa işçilerin yakıcı sorunları var ve sendikalarından, konfederasyon yönetiminden beklediği, bu sorunların çözümü için kendi gücünü ortaya koymasıdır. Bu yapılmadığı gibi, olan mücadelelerle gerektiği gibi dayanışma da gösterilmedi.

Mesela madencilerin eylemi ve ülkede yarattığı etki oldukça önemliydi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde işçilerin sürdürdüğü direniş yine öyle. Tokat’ta, Antep’te tekstil işçilerinin mücadelesi bunlara dâhildir. Bu eylemleri kucaklaması, birleşik bir mücadele hattını merkezi düzeyde örgütleme sorumluluğunu yerine getirmesi gerekirdi. Yine sendikacıların tutuklanmasına karşı da gereken tutum alınmadı.

Bu sadece DİSK’te yaşanan bir sorun mu?

Hayır. Ülkenin her köşesinde işçiler ağır ve uzun çalışma koşullarına, baskılara, işten atmalara, hatta ücretlerinin ödenmemesine karşı kendi iradeleriyle direnişler örgütlüyor. Sendikaların bu mücadeleleri sahiplenmesi ve büyütmesi gerekirken, grev ve direnişleri görmezden gelen, toplu sözleşmelerde işçinin iradesini hiçe sayıp kapalı kapılar ardında imza atan bürokratik sendikacılık anlayışı genel olarak sendikal harekette hâkim durumda. Mücadele kararlarının alınmamasının en önemli nedeni budur. DİSK de bu anlayıştan bütünüyle azade değil maalesef; bunu söylemek ve değişmesi için gereğini yapmak konfederasyonumuza, örgütlülüğümüze sahip çıkmanın bir gereğidir.

Bildiride hangi talepleri öne çıkardınız, nasıl bir mücadele programı önerdiniz?

Biz başta DİSK, Türk-İş ve Hak-İş olmak üzere işçi ve kamu emekçileri konfederasyonlarını, meslek örgütlerini, gençlik, kadın ve çevre örgütlerini, kitle örgütlerini ve siyasi partileri şu talepler etrafında bir araya gelmeye çağırdık: vergide ve gelirde adalet, hakça emekli maaşı, insanca yaşanabilir asgari ücret, işçilerin örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması, kişi hak ve özgürlüklerine, muhalif kesimlere yönelik operasyonların durdurulması... Kıdem tazminatına yönelik saldırılara, esnek çalışma dayatmalarına, taşeron ve güvencesiz çalıştırmaya son verilmesi, patronlara verilen teşviklerin son bulması, işsizlik fonunun amacına uygun kullanılması da öne çıkaracağımız taleplerdir.

Fon vurgununda bir kez daha açığa çıktı ki iktidar ve ortakları milyar dolarlarla ifade edilen soygunlarla servetlerine servet katarken işçileri, emekçi halkı yoksulluğa, sefalete mahkûm etmiş durumdalar. Bunu kabul etmeyeceğiz!

Önerdiğimiz program da yüz binlerce emekçiyi harekete geçirecek bölgesel ve merkezi mitingler, Ankara yürüyüşü, üretimden gelen gücü kullanacağımız eylemleri içeriyor. Bu programın gerçekten etkili olabilmesi için her adımının geniş kesimlerin ortak iradesiyle atılması hedeflenmelidir.

Peki miting kararının altında sendika olarak neden imzanız yok?

7 Ekim’deki ortak kararımıza bağlı olarak 20 Ekim’de bir araya geldik. Bazı sendika temsilcisi arkadaşlarımızın önerisiyle 29 Kasım’da İstanbul’da bir miting yapılması tartışmaya açıldı. Biz Gıda-İş olarak, imzaladığımız 7 Ekim bildirisine uygun biçimde, bütün işçi konfederasyonlarını, emek örgütlerini ve emek mücadelesine taraf tüm kurumları kapsayacak geniş bir mitingin örgütlenmesi gerektiğini savunduk. Bunun için önce gerekli görüşmelerin ve hazırlıkların yapılmasını, kararın mümkün olan en geniş katılımla açıklanmasını önerdik. Bunun için önce bunu DİSK’in ortak kararına dönüştürmek için çaba harcayalım, dedik. Sonra öteki konfederasyonlarla, emek ve meslek örgütleriyle görüşelim. Ortaklaşma sağlanamazsa o zaman biz 16 sendika olarak hayata geçiririz, diye önerdik. Ancak toplantıya katılan sendikalardan arkadaşlarımız kararın hemen duyurulmasında ısrar etti ve ertesi gün 11 sendikanın imzasıyla kamuoyuna duyuruldu.

Biz sendikal harekette ortak platformların, mücadele birliklerinin gerekliliğini her zaman vurguladık. Bu konuda üzerimize düşeni her zaman yapmaya çalıştık. Ancak burada elbette yaklaşım farklılıklarımız olabiliyor. Daha baştan “onlar zaten katılmaz” diyerek hiçbir ortaklaşma çabasına girmeden karar açıklamak, bizce 7 Ekim’de birlikte imzaladığımız çağrının ruhuna da uygun düşmüyor.

Yine de bu kararla ilgili farklı tutum almak ortak hedefimizi değiştirmiyor. 16 sendika olarak yan yana yürümeye devam ediyoruz. Çünkü sonuçta esas olan işçilerin mücadele birliğini büyütmektir, bunun için de mitingin tertip komitesinde de örgütlenmesinde de aktif olarak yer alıyoruz.

Uzun aradan sonra DİSK Başkanlar Kurulu da toplandı. Bu tartışmalar oraya da yansıdı mı?

Evet. Başkanlar Kurulunda bu tartışmalar gündeme geldi. Kaygı duyduğumuz şey de buydu: ortak mücadele çağrısının, ayrışma tartışmasıyla gölgelenmesi. Biz bu tartışmayı büyütmek değil, ortak mücadele zeminini güçlendirmek istiyoruz.

Başkanlar Kurulunda 29 Kasım mitingi ile ilgili ortaklaşma kararı çıkmadı, ancak bölgesel olarak yapılacak mitinge en geniş katılımı örgütlemek amacıyla çalışmalara başladık. Sadece imzacı veya DİSK’e bağlı sendikalar olarak değil, diğer konfederasyonlara bağlı sendika şubeleri, emek ve meslek örgütleri, kadın dernekleri, gençler ve mücadelede yan yana duracağımız pek çok yapı ve siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştirdik.

9 Kasım’da basın toplantısı düzenleyerek hem mitingin çağrısını hem de önümüze koyduğumuz programı kamuoyuyla paylaşacağız. Afiş ve bildiri gibi materyallerimiz de hazırlanıyor. İşçi havzaları ve organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere işçi duraklarında bildirilerimizle çağrılarımızı yapacağız. Örgütlü olduğumuz fabrika ve işyerlerinde çalışmalar gerçekleştireceğiz. Kitlesel bir katılımın örgütlenmesi için yoğun bir çalışmayı önümüze koymuş bulunuyoruz.

Ayrıca DİSK, KESK, TTB, TMMOB 12 Aralık’ta Ankara’da ortak bir miting yapma kararını açıkladı. O mitingin de güçlü geçmesi mücadelenin büyümesi için önemlidir.

Son olarak işçilere nasıl bir çağrınız olacak?

Bugün işçi sınıfının önünde iki temel görev olduğunu düşünüyoruz. Birincisi, sermayenin ve onun temsilcisi olarak iktidarın işçileri ve emekçileri açlık ve yoksulluğa mahkûm eden uygulamalarına karşı, ortak taleplerimiz etrafında en geniş ve en güçlü mücadeleyi örgütlemek. İkincisi, bu birleşik mücadelenin önündeki en büyük engellerden biri olan bürokratik sendikacılık anlayışını aşmak. Sendikalar işçilerin kendi öz örgütleridir. İşçiler sendikalarına sahip çıkmalı, sendika yönetimlerinde söz ve karar sahibi oldukları koşulları yaratmak için mücadele etmelidir.

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
06.11.2026 10:33 / Güncelleme: 11:06

KYK burs ve kredi sonuçları açıklandı: Öğrenciler sonuçlarını nasıl öğrenecek?

Gençlik ve Spor Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılı KYK burs ve öğrenim kredisi başvuru sonuçlarını açıkladı. Öğrenciler sonuçlarını e-Devlet'ten öğrenebilecek; hak kazananlar için taahhütname onay süreci de başladı.

KYK burs ve kredi sonuçları açıklandı: Öğrenciler sonuçlarını nasıl öğrenecek?

Fotoğraf: elifalpar/Pixabay

06.11.2026 08:20

BDDK, bir bakanın daha faaliyet izni iptal etti

ABD’nin İran bağlantılı işlemler gerekçesiyle yaptırım listesine aldığı Golden Global Yatırım Bankası’nın faaliyet izni kaldırıldı. Bankanın yüzde 99,98 hissesine ilişkin ortaklık hakları eylülde TMSF’ye devredilmişti.

BDDK, bir bakanın daha faaliyet izni iptal etti

Fotoğraf: Anka

06.11.2026 15:21

Suudi Arabistan’ın Yemen'e saldırısında 30'dan fazla kişi öldü veya yaralandı

Ensarullah (Husiler), Suudi Arabistan’ın Taiz vilayetindeki El-Vaziye kentinde bulunan Hadara Çarşısı'nı hedef aldığını duyurdu. Saldırıda 30'dan fazla kişinin öldüğü veya yaralandığı bildirildi.

Suudi Arabistan’ın Yemen'e saldırısında 30'dan fazla kişi öldü veya yaralandı
06.11.2026 09:55

Bakanlıktan bir mama sandalyesi için toplatma kararı: Satışı yasaklandı

Ticaret Bakanlığı, güvenlik barı ile bacak açıklığı arasındaki mesafe standartlara uymayan bir mama sandalyesinin satışını yasakladı. Ürünün piyasadan toplatılmasına karar verildi.

Bakanlıktan bir mama sandalyesi için toplatma kararı: Satışı yasaklandı

Fotoğraf: Eugenia Pan'kiv/Unsplash

06.11.2026 09:26

Estetik ameliyat geçiren doktor, bir gün sonra hayatını kaybetti

İzmir'in Konak ilçesindeki bir özel hastanede yüz gerdirme ameliyatı olan Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Yılmaz, operasyondan 1 gün sonra hayatını kaybetti.

Estetik ameliyat geçiren doktor, bir gün sonra hayatını kaybetti

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!