07.11.2026 00:10

'Ucu kime dokunursa' retoriği: Kesilen kollar, korunan gövde, yarım kalan dosyalar

Hesap sorma vaadi; siyaset, bürokrasi ve sermayenin iç içe geçtiği iktidar bloğunun önüne bir set çekiyor. İlişkiler ağı soruşturmaların dışında tutuluyor.

“Ucu kime dokunursa” retoriği: Kesilen kollar, korunan gövde, yarım kalan dosyalar

Fotoğraf: AA

Emirhan Durmaz


“Ucu nereye dokunursa dokunsun”, büyük bir skandal patladığında iktidar cephesinden en sık duyduğumuz cümlelerden biri. Bir kadın katledildiğinde, bir çocuk kaybolduğunda, yüz binlerce insanın birikimi buharlaştığında bir Saray temsilcisi mutlaka bu cümleyi kurar. Böylece “kararlı” tonla hesap vaat edilir, öfke yatıştırılır.

Ne var ki bu cümle, kurulduğu anda dosyanın akıbetini de ele verir: Soruşturma başlar ve uç, neredeyse her seferinde aynı yöne eğilir. Fon vurgununda da öyle oldu. Önce Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, gerçeklerin “ucu nereye giderse gitsin, kime dokunursa dokunsun” ortaya çıkarılacağını vaat etti. Son olarak 20 Ekim’deki MKYK toplantısında Erdoğan’ın “Kol kırılır yen içinde kalır değil, kimin sorumluluğu varsa gereğini yapacağız” dediği, bunu da “vücudu sarmaması” için yapacaklarını eklediği aktarıldı.

Partiden ihraç, devlet kadrosunda devam

Tera Portföy’ün fonu 16 Eylül’de temerrüde düştü, ertesi gün 131 fon tasfiye edildi, 455 bin 758 kişinin birikimi içeride kaldı. “Kriz” öncesinde şüpheli çıkış yapan 214 kişi ve şirketin haksız kazancı 187,6 milyar lira. Geride kalanlara ise bir “ara ödeme” takvimi açıklandı.

İktidar cephesi yaşananı “fon krizi” diye anıyor. Oysa ortada bir kriz yok, küçük birikimlerin kapının ne zaman kapanacağını önceden bilenlerin hesabına aktarıldığı bir mekanizma var. O bilgiye ulaşmak da iktidar ve çevresinin elindeki bir ayrıcalık olarak işledi. Kapı kapanmadan çıkanların en tanınmış yüzü eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya oldu. Eşi İlyas Kaya ile, soruşturma konusu Özata Denizcilik hisselerine toplam 163 milyon lira yatırıp yaklaşık 2 milyar 170 milyon lira çektiği ortaya çıktı. Olay patladığında Kaya, BM Genel Kurulu için New York’a giden Cumhurbaşkanlığı heyetindeydi. 26 Eylül gecesi ise parti görevlerinden “affını istedi”. Mal varlıkları donduruldu; anapara dışındaki kazancı TMSF’nin iade hesabına yatırdığı bildirildi. 7 Ekim akşamı ülke tarihinin en büyük vurgunlarından birine ilişkin verilen ifade bir saat sürdü ve adliyeden ayrıldı. Aynı gün Kaya’nın Erdoğan’ın talimatıyla partiden ihraç edildiği duyuruldu.

Bir ay sonra, 5 Kasım’da ise “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ile “Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet” suçlamalarıyla tutuklandı. Savcılığın sevk yazısı, balon patlamadan nasıl çıkıldığını da gösterdi: Tera yöneticileriyle görüşen Kaya, hisselerini Tera’nın temerrüde düştüğü 16 Eylül’de piyasada satıp iki iş günü beklemek yerine virmanla grubun aracı kurumuna devretmiş, bedel aynı gün hesabına geçmişti. Aynı hisseden kazanç sağlayan eşi İlyas Kaya ile fonların denetimindeki ihmal nedeniyle soruşturulan eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise yurt dışı yasağı ve imza yükümlülüğüyle serbest bırakıldı.

Kol kesildi. Ancak ailenin devlet içindeki gövdesine dokunulmadı. Kaya’nın ablası Ayşe Hilal Sayan Koytak, 5 Eylül tarihli kararnameyle Helsinki Büyükelçiliğine atanmıştı. Atama vurgundan önce yapılmıştı. Ancak kardeşi ihraç edildikten sonra da bu atamadan geri adım atılmadı. Koytak güven mektubunu 15 Ekim’de sunarak görevi resmen aldı. Kaya bakanken Aile Bakanlığında müsteşar yardımcılığı yapan da oydu. Kardeşleri Ömer Fatih Sayan ise sekiz yıllık Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcılığının ardından Temmuz 2026’da Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu üyeliğine geçmişti. Ezcümle, partiden kesilen kol, devletin kadrolarından kesilmedi.

Ucu gösteren parmak kırılıyor

Hesap sorma vaadinin gerçekte kime dokunduğunu görmek için tutuklananların, ev hapsine alınanların, dava açılanların listesine bakmak yeterli. Öyle ki, fon dosyasında uç, en hızlı biçimde vurgunun izini sürenlere ulaştı.

Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı: AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in ağustosta Bodrum’daki bir konserde, fon vurgunundan 20 milyar lira kazandığı ve yurt dışına çıktığı iddia edilen eski bürokrat Osman Arıkan Nacar’la aynı karede göründüğü fotoğrafı paylaştıkları için 9 Ekim’de “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklandılar. Başsavcılığın hazırladığı iddianamede bu suçlamaya “iftira” ve “kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret” de eklendi. Balcı için 10 yıl 10 aya, hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması da istenen Sevinç için 18 yıl 11 ay 15 güne kadar hapis isteniyor.

Murat Ağırel: Krizden önce satış yapan bakanlardan birinin Ticaret Bakanı Ömer Bolat olduğunu 7 Ekim’de Sözcü TV’deki “Gazeteci Masası” programında dile getirdiği için bakanlığın suç duyurusuyla ev hapsine alındı. Bolat’ın şikâyetiyle hazırlanan iddianamede Ağırel için 5 yıl 2 aydan 14 yıl 10 aya kadar hapis isteniyor. Ev hapsindeyken, 16 Ekim’de ayağında kelepçe varken gözaltına alındı ve 19 Ekim’de ayrı bir kara para aklama soruşturmasından tutuklandı; oysa o dosyadaki iddiaları belgeleri yetersiz bulduğu için yayımlamamıştı.

İsmail Saymaz: Aynı programda iddiayı netleştirmek amacıyla Ağırel’e soru yönelten Saymaz da aynı suç duyurusu üzerine ev hapsine alındı. İddianamede, yalnızca soru soran Saymaz için de 5 yıl 2 aydan 14 yıl 10 aya kadar hapis isteniyor.

Bahadır Özgür: Halk TV’ye kayyım atanmasının ertesi günü, 15 Ekim’de “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçlamasıyla gözaltına alındı; X hesabına erişim engeli getirildi. Ertesi gün yurt dışı yasağı ve haftada iki gün imza yükümlülüğüyle serbest bırakıldı.

Timur Soykan: AKP, yayınları nedeniyle Soykan ve BirGün TV’den 600 bin lira tazminat istedi. Sevinç ve YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre’ye açılan davalarla toplam talep 1,6 milyon lirayı buldu.

Halk TV: 14 Ekim sabahı polis kanalın binasına girdi, TMSF kayyım olarak atandı, yayın durduruldu. Kanalın başına daha önce Tele1’e ve Can Holding’in kanallarına da kayyım olarak getirilen İbrahim Paşalı oturtuldu. Gerekçe olarak kanal sahibi hakkındaki mali soruşturma gösterildi.

Büyük sözler, yarım kalan dosyalar

Fon dosyası istisna değil. Kamuoyunu sarsan her dosyada aynı sahne tekrarlandı: Önce kararlılık açıklaması, ardından operasyon görüntüleri ve tutuklama rakamları. Sonunda ise uç, zincirin en zayıf halkasında durdu.

Rabia Naz: 11 yaşındaki Rabia Naz’ın ölümü, olay yeri incelemesi doğru dürüst yapılmadan, özel ekip çok geç kurularak “düşme” diye kayda geçirildi. Sekiz yıl sonra hakim karşısına çıkarılanlar ise dosyanın peşini bırakmayan gazeteciler Canan Coşkun ve Kazım Kızıl oldu. Rabia Naz’ın babasıyla birlikte 14 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyorlar.

Nadira Kadirova: Özbekistanlı Nadira Kadirova, bakıcı olarak çalıştığı AKP milletvekili Şirin Ünal’ın evinde, milletvekilinin silahıyla vurulmuş halde bulundu. Silahta parmak izi çıkmadı, Adli Tıp raporunda kanında ketamin bulundu, evdekilerin telefon kayıtları incelenmedi. Dosya “intihar” denilerek takipsizlikle kapatıldı.

Rojin Kabaiş: Van’da üniversite öğrencisi iken kayboldu, naaşı 18 gün sonra Van Gölü kıyısında bulundu. Adli Tıp bedeninde iki erkeğe ait DNA tespit etti. Dönemin Adalet Bakanı Tunç “gerçek tek bir nokta dahi karanlıkta kalmadan ortaya çıkarılacak”, Gürlek ise “sonuna kadar üzerine gideceğiz” dedi. İki yıl geçti; Rojin’in telefonu hâlâ açılamadı, tek bir kişi bile gözaltına alınmadı.

Kartalkaya davası: Otel yangınında 78 kişi öldü, Bakan Tunç “ucu kime dokunursa dokunsun” dedi. Otel sahipleri ve itfaiyeciler ağırlaştırılmış müebbet aldı; Kültür ve Turizm Bakanlığının dokuz personeli için ise Bakan Ersoy soruşturma izni vermedi, izni Danıştay verdi. Bakan hakkında hiçbir işlem yapılmadı.

Gülistan Doku dosyası: 5 Ocak 2020’de kaybolan Gülistan’ın dosyası, ailenin avukatının da vurguladığı üzere dönemin valisi Tuncay Sonel’in nüfuzu ile yıllarca ilerletilmedi. Sonel bu arada Ordu’ya vali olarak atandı. Dosya 2026’da yeniden açıldı, Bakan Gürlek “Ucu nereye giderse gitsin” dedi, eski vali dahil 38 kişi tutuklandı. Ancak 6 yıl 9 ay sonra Gülistan’ın bedenine hâlâ ulaşılamadı. Dosyadaki bir yazışmada şüphelilerden biri valiye “Hükümet kanadından ucu dokunacak kimse yok” diyerek, “rahatça müdahale edebilirsiniz” mesajı vermişti. Valinin yanıtı ise şu olmuştu: “Gereğini yaparım”.

Narin Güran dosyası: Erdoğan sorumluların “burunlarından fitil fitil” getirileceğini söyledi, akabinde 3 Bakan Diyarbakır’a gitti. Kaybolduğu gün dere yatağını gören askeri kameranın kayıtlarına günlerce bakılmadığı, delillerin bu sürede silindiği basına yansıdı. Narin’in neden öldürüldüğü hâlâ yanıtsız ve naaşın bulunmasına kadar kaybedilen 19 günün sorumlusunu kamuoyu hiç öğrenemedi.

Sezgin Baran Korkmaz dosyası: SBK Holding’in patronu Korkmaz, Türkiye’de hakkında kara para aklama soruşturması sürerken 5 Aralık 2020’de THY’nin tarifeli uçağıyla yurt dışına çıktı. Sedat Peker, Korkmaz’ın bir gün önce dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüştüğünü ve uyarıldığını iddia etti. Korkmaz ABD’ye iade edildi ve orada tahliye edildi; kaçışı kimin kolaylaştırdığı sorusunun Türkiye’de yargı eliyle verilmiş bir yanıtı yok.

Yenidoğan çetesi: SGK’dan ödeme almak uğruna bebek ölümlerine yol açtıkları kaydedilen çetenin davası yaklaşık iki yıldır sürüyor. Doktorlar, hemşireler ve bir ambulans şoförü yargılanıyor. Çetenin faaliyette olduğu dönemde İstanbul İl Sağlık Müdürü olan Kemal Memişoğlu ise skandal patlamadan önce Sağlık Bakanı yapıldı ve olanları “çürük elma” diye tarif etti.

Meclis’te de hemen hemen her dosya için tablo aynı. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler fon vurgunu için “araştırma komisyonu kurulmasına şimdilik gerek yok, yargı çalışıyor” dedi. Fon vurgunu, Gülistan Doku, Rojin Kabaiş ve Narin Güran dosyaları için meclise sunulan araştırma önergeleri AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Gülistan Doku’ya ilişkin araştırma önergeleri ise Gürlek’in kararlılık açıklamasından yalnızca sekiz gün sonra reddedilmişti. Rabia Naz’ın ölümünün araştırılması için verilen önerge de önce reddedildi; ardından kurulan Meclis araştırma komisyonu ise ölümü “kuvvetle muhtemel” bir düşmeye bağladı.

Ucu kim tutuyor?

Bu dosyaları yan yana koyunca karşımıza bir işleyiş çıkıyor. Hesap sorma vaadi; siyaset, bürokrasi ve sermayenin iç içe geçtiği iktidar bloğunun önüne bir set çekiyor. İlişkiler ağı soruşturmaların dışında tutuluyor. Servetin nasıl biriktiği, valilerin kimin himayesinde görevden göreve geçtiği, hangi bürokratın hangi bakanla yakın ilişkide olduğu dosyalara girmiyor. Bunları soran gazeteciler ise yargı sopasıyla susturulmaya çalışılıyor. Şahıslar öne sürülerek “cambaza bak” oyunu oynanıyor, onları üreten ilişki ise korunuyor. Gazetecilerin hedef olmasının nedeni de bu. Nitekim parti sözcüsünü yurt dışına çıkan bir bürokratla aynı karede göstermek, dışarıda tutulan ilişkiyi görünür kılıyor.

Fon dosyası bu ağı özetliyor. Kaya, Erdoğan’ın talimatıyla partiden ihraç edildi; gazeteciler hakkındaki suç duyurusu Ticaret Bakanlığından, tazminat davaları AKP Genel Sekreterliğinden geldi. Soruşturmanın rakamlarını ise Adalet Bakanı açıklıyor. Kimin feda edileceğine de kimin susturulacağına da aynı merkez karar veriyor. Ezcümle, ucun nereye dokunacağını, onu kimin tuttuğu belirliyor. Bugün o ucu, korunmak istenen vücudun kendisi tutuyor.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
06.11.2026 10:33 / Güncelleme: 11:06

KYK burs ve kredi sonuçları açıklandı: Öğrenciler sonuçlarını nasıl öğrenecek?

Gençlik ve Spor Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılı KYK burs ve öğrenim kredisi başvuru sonuçlarını açıkladı. Öğrenciler sonuçlarını e-Devlet'ten öğrenebilecek; hak kazananlar için taahhütname onay süreci de başladı.

KYK burs ve kredi sonuçları açıklandı: Öğrenciler sonuçlarını nasıl öğrenecek?

Fotoğraf: elifalpar/Pixabay

06.11.2026 14:56 / Güncelleme: 15:06

Rekabet Kurumu'ndan 7 şirkete 'fındık' soruşturması

Rekabet Kurumu, aralarında Ferrero'nun da bulunduğu 7 şirket hakkında fındık alım fiyatlarını ve alım politikalarını koordineli belirleyerek piyasa fiyatlarını etkiledikleri şüphesiyle soruşturma başlattı.

Rekabet Kurumu'ndan 7 şirkete 'fındık' soruşturması

Fotoğraf: DHA

06.11.2026 12:40

Fransa'da hayat pahalılığı protestoları: 448 kişi gözaltına alındı

Fransa'da hayat pahalılığına karşı ve ücret artışı talebiyle düzenlenen gösterilerde 448 kişi gözaltına alındı, 53 güvenlik görevlisi yaralandı.

Fransa'da hayat pahalılığı protestoları: 448 kişi gözaltına alındı

Fotoğraf: Eren Araman/Evrensel

06.11.2026 09:26

Estetik ameliyat geçiren doktor, bir gün sonra hayatını kaybetti

İzmir'in Konak ilçesindeki bir özel hastanede yüz gerdirme ameliyatı olan Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Yılmaz, operasyondan 1 gün sonra hayatını kaybetti.

Estetik ameliyat geçiren doktor, bir gün sonra hayatını kaybetti

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!